Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça

Site Google Bing

Röportaj

ABD'li Dianne Fowler'ın Hayalini Türk Engelliler Gerçekleştirdi

Resim: Dianne Fowler,İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ile yanyan kupa aldıktan sonra resim çektiriyor.

Amerikalı hemşehri engelli tenisinin göz bebeği Dianne Fowler, 20 yıl önce İzmir’e yerleşen altı çocuk annesi bir Amerikalı. Aralarında olimpiyat şampiyonlarının da bulunduğu sporcu bir aileden gelen Fowler, İzmir’de tenis sayesinde engellilerle tanışmış ve tekerlekli sandalye milli takımı antrenörlerinden olmuş.

Türk Milli Takımı ile 2008’de Pekin’deki Paralimpik Oyunları’na katılan Fowler, çalıştığı tüm engelli sporcuların altın yürekli olduğunu ve sadece kortlara değil hayata da şampiyonlar hazırlarken onlardan çok şey öğrendiğini söylüyor. 

Ama asıl bizlerin, Dianne gibi, hiçbir karşılık beklemeden maddi, manevi engelli sporcularımıza destek olan, Türk bayrağını uluslararası turnuvalarda dalgalandıran, özel bir insandan öğreneceğimiz çok şey var....

Türkiye’ye neden yerleştiniz?

1990’da eşim John Dokuz Eylül Tıp Fakültesi’nden davet alınca beş küçük çocuğumuzla İzmir’e geldik. Burada acil tıp bölümünün başlamasına da yardım eden eşim, Acil Tıp Kurumu’nun kurucularından ve bu konuda Türkiye’deki tüm üniversitelerde ders vermeye devam ediyor. Şu anda Kent Hastanesi’nde çalışıyor.

Altı çocuğunuz da Türkiye’de yetişti. Bundan memnun musunuz?

20 yıldır Buca’da aynı evde yaşıyoruz. Altıncı çocuğumuz bu evde doğdu. Altı çocuğum da Türkiye’de büyümekten memnun. St. Joseph ve Tevfik Fikret okullarına devam ettiler. Ben de yedi sene İzmirspor’da basket oynadım.

Olimpiyata gitmek hayalimdi, Türk Engelli Takımı ile gerçekleşti

Olimpiyatlara gitmek ne hissettirdi?

Hayatım boyunca dayım gibi olimpiyatlara katılıp altın madalya kazanmak istedim. Ama basketbol takımında olduğum 1980’de ABD ülke olarak katılmadı. 1981 Çin’de basketbol oynadım ama bu kez evlenmek için bıraktım. Altı çocuk doğurup Türkiye’ye taşınınca bu hayalimi tamamen unutmuştum. Ama Türkiye bana büyük sürpriz yaptı. 2003’de Mustafa Acar Hoca beni doktora programı için çağırdı, ona sonsuz minnetarım, sonra 2005 Izmir Universiade’da çalıştım ve 2007 Paralimpik Oyunları için Wildcard kazandık ve hayatım değişti.

?Bundan sonrası için hedefleriniz neler?

Hedefimiz Paralimpiyat Oyunları. Osman ve Büşra ile 2011 Dünya Tekerlekli Sandalye Tenis Şampiyonası’na Güney Afrika’ya gitmeyi hedefliyoruz. Türkiye Gençlik ve Spor Bakanlığı da buna çok önem veriyor. Her ülke öyle değil. Ben kazanmak değil, kazandırmak istiyorum. Paralimpik sporcuları bulmak, seçmek ve yetiştirmek istiyorum. Onlar başarılı olunca çok mutlu oluyorum.

Amerikan Ulusal Basketbol Ligi oyuncusuyum

Amerika’da ne üzerine eğitim almıştınız?

UCLA, Kaliforniya Üniversitesi’nde kinesiyoloji yani egzersiz psikolojisi ve anatomi eğitimi aldım. Arizona Üniversitesi’nde spor psikolojisi üzerine master yaptım. Doktoramı ise 2007 yılında Ege Üniversitesi Hareket ve Antrenman Bilimleri Anabilim Dalı’nda gerçekleştirdim.

Amerika’da sporla uğraşıyor muydunuz?

Amerikan Kadınlar Basketbol Milli Takımı’nda ve UCLA’de iken NCAA Ulusal Şampiyonluk Takımı’nda oynadım. İzmir’de ise 10 yıldır tenis oynuyorum. İzmir tam bir tenis kenti.

Olimpiyat şampiyonu amcam bana ilham verdi

Ailenizde sporcu var mı?

Dayım Bob Davies, Amerika’nın ulusal basketbolcuları arasında. Amcam Richard Davies, basketbolda 1964 Tokyo Olimpiyatları’nda altın madalya kazandı. Ben de hep onlar gibi iyi ve başarılı bir sporcu olmayı istedim.

Aileniz de spora meraklı mı?

Eşim John, Amerikan futbolunda 27 kez milli oldu. Çin, İngiltere, Avustralya, Avrupa, Hong Kong, Zimbabwe ve Fransa’da maç yaptı. Kızım Amy, voleybolcu ve ciritçi, Florida’da yoğun bakımda prematüre bebek bakıyor. İkinci kızım Sarah, Arizona’da Fransızca öğretmeni ve voleybolcu. Üçüncü kızım Elaine(Ezgi) NY Memorial Sloan Kettering Kanser Hastanesi’nde hemşire, maratoncu. Oğlum John Indiana’da üniversite son sınıfta, kayak ve hokeyci. İkinci oğlum Thomas, Chicago’da  biyokimya okuyor, voleybol, atletizm, maratonla ilgili. Debby, Indiana’da üniversitede okuyor, voleybol, futbolla ilgili.

Tekerlekli sandalye tenisi en entegre engelli sporudur

Engelli sporcularla çalışmanız nasıl başladı?

Babam üniversitede profesördü ve engelli çocuklar için onun özel eğitim merkezi vardı. Gençken orada çalıştım. Babam bana örnek oldu. Türkiye’de Tekerlekli Sandalye Tenis Turnuvası olduğunu duydum. Söner Arıburun Hoca tekerlekli sandalye milli takım antrenörüyken bana dış ilişkiler komitesinde görev verdi.

Kaç senedir engelli takımını çalıştırıyorsunuz?

2007-2009’da milli takımda çalıştım. Şimdi Ayhan Çelik başantrenörümüz. Ben bu bölgenin junior ve bayan oyuncularını çalıştırıyorum. Ayhan Hoca’ya oyuncu yetiştirmeye çalışıyorum. Takım menajeri ve turnuva direktörü olarak devam ediyorum.

Tekerlekli sandalye tenisi diğer tenisten farklı mı?

Sadece bir kural farkı var, top iki kez sekebilir, başka fark yok. Aynı tenis sahası, sandalyeler zeminlere zarar vermiyor. Ayrıca en entregre olan engelli sporu, tekerlekli sandalye tenisidir.

En büyük engelli tenis oyuncu grubu İzmir’de

Şu an İzmir’de kaç engelli tenis sporcusu var?

Beş junior, altı bayan ve sekiz erkek oyuncumuzla en büyük grup İzmir’de. 

Sporcuların kaçı milli oldu?

Milli oyuncularımız Osman Tarın, Büşra Ün, Balkan ve dünya şampiyonalarına katıldı. Milli Aydın Yurttaş bir çok turnuvalara katıldı. Yakında iki bayanımızın daha milli olmasını bekliyorum.

Hangi dereceleri aldılar?

Büşra Ün, 16 yaşta bayan ve junior olarak Türkiye birincisi, Balkan Bayan Şampiyonu, dünya junior yedincisi ve şimdi Le Petit Ans Dünya Junior Masters Turnuvası’na çağırıldı. Fransa’ya gidecek, dünyanın en iyi dört junior kızı arasında yarışacak. Osman Tarın 2007 ve 2008 Hollanda’ya gitti. 2007 Romanya’da yarıştı. Ikisi de Plovdiv, Bulgaristan’da Balkan Şampiyonluğu’nda yarıştı.

Sporcumuzun altı aylık bebeği ile Romanya’ya gittik, şampiyon olduk

Olimpiyatlara katılımınız nasıl oldu?

2007’de Romanya’daki turnuvada kazanan ülkenin Wild Card ile 2008 Pekin Paralimpiyatları’na katılacağı belli oldu. Ama bizde henüz genç tenis takımı yoktu. İki ay içinde oyuncu bulmalı ve yetiştirmeliydim. İzmirspor’da basket oynarken tanıdığım ve bir kaza sonrası engelli olan tekerlekli basketbol oyuncusu Nur Hoca’dan yardım istedim ve doğuştan kemik hastası Osman Tarın’ı bulduk.

Tekerlekli sandalye tenisi oyuncusu muymuş?

Hayır, iki ay içinde hem sandalyeyi, hem de tenis oynamayı öğrendi. Hollanda’da ITF Jr. Kamp’a katıldı. Bir de Yeliz Erkış vardı, o zaman Türkiye’nin tek tekerlekli sandalye bayan oyuncusuydu, ama yeni bebeği olmuştu. Eşi gazi Ömer Erkış ‘Dianne Hoca sen 6 çocuk büyüttün eşim ve oğlum’u Romanya’ya götürebilirsin’ deyince takım olduk.

Nasıl yani 6 aylık bebeği de mi alıp gittiniz turnuvaya?

Evet. Kemal Okur, Ibrahim Batmaz, Yeliz Erkış, Osman Tarın, Fahir Paşa, antrenör Soner Arıburun, kızım Debby Fowler çocuk bakıcısı, ben menajer olarak hep birlikte turnuvaya gittik ve Türkiye birinci oldu. Kemal Okur Wild Card kazandı. Bulgaristan, Romanya, Moldova şok oldu. Yeliz Erkış ikinci oldu ve 6 aylık Furkan bebek hiç ağlamadan Türkiye’ye döndük.

Röportaj: Ayçe Dikmen

29.11.2010

Değerlendir (2 oy, ortalama 5.00 yıldız)