Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Ali Haydar Koyun

alihaydarkoyun@hotmail.com

Anayasa’da Engellilere Pozitif Ayrımcılık Tanınmış, Kim Takar Ki!

Son yıllarda başta Anayasamızda olmak üzere onlarca yasal mevzuatlarda engellilerle ilgili değişiklikler yapıldı. Yeni yeni kanunlar çıkarıldı. Bunların en önemlisi ise Anayasamızın eşitlikle ilgili 10. Maddesinde yapılan değişiklik ile engellilere pozitif ayrımcılık getirilmişti. 

Anayasamızda ve diğer bir çok kanunda yapılan değişiklik başta olmak üzere çıkarılan 5378 sayılı Engelliler Kanunu’nun tek amacı vardı; o da engellilerin yaşamış olduğu sağlık, eğitim, istihdam, sosyal güvenlik, rehabilitasyon, erişilebilirlik ile ulaşılabilirlik vb. gibi yüzlerce sorunlarına çözüm getirilmesiydi..

Ancak ne kadar kanun çıkarılırsa çıkarılsın, hangi değişiklik yapılırsa yapılsın eğer toplumun bakış açısı değişmemişse, zihinlerde ki engeller ortadan kalkmamışsa bir arpa boyu yol alındığını söyleyemeyiz. Yıllardır engellilerin yaşamış olduğu sorunların sadece yasaların çıkarılmasıyla çözüme kavuşturulamayacağını dile getirerek savundum. Neden mi bunu savunduğumu aşağıdaki yazıyı okuyunca anlayacaksınız…

“Çorum ilinde yaşayan 7 yaşındaki Zeynep Fidancı, henüz küçük olmasına rağmen tekerlekli sandalye kullanan bir engelli olduğu için değil, duyarsız bir esnafın sergilemiş olduğu olumsuz tutumdan dolayı gözyaşlarına boğuluyor.

Çorum’da yaşayan Elif Fidancı her zamanki gibi engelli kızı Zeynep’i tekerlekli sandalyesine oturttuktan sonra alışverişe çıkıyor. Engelli kızı Zeynep ile alışveriş için dolaşırlarken Gazi Caddesi’nde faaliyette bulunan Milyon Shop isimli işyerinin önünden geçerlerken duruyorlar.

Küçük Zeynep işyerinin girişinde küçük hediyelik eşyaları görünce dikkatini çektiği için annesine içeri girmek istediğini söyler… Anne Elif Fidancı’da kızının isteğini geri çevirmez ve işyerine girmek isterler. Ancak ne olduysa anne ile kızın içeri girmek istemesiyle olur ve hiç beklemedikleri bir tavırla karşılaşırlar. 

Milyon Shop’un işletmecileri, anne Elif Fidancı’ya kızı Zeynep ile içeriye giremeyeceklerini söyleyerek içeriye kabul etmezler. Böyle bir tavırla karşılaşacağını düşünemeyen anne, şaşkınlık içinde sinirlerine hâkim olamayarak gözyaşlarına boğulur. Annenin ağlamasıyla küçük Zeynep de ağlamaya başlar. Yaşadıkları olumsuz tavır (ayrımcılık) karşısında büyük bir üzüntü yaşayan anne ile küçük Zeynep’e o esnada orada bulunan vatandaşlar destek vererek Milyon Shop’un yetkilileri ile tartışırlar.

Olayı öğrenen Elif Fidancı’nın eşi Hamza Fidancı, eşiyle kızının yanına giderek yaşanan durumla ilgili işyeri yetkilileri ile görüşmek ister. Baba Hamza Fidancı da, “İçeriye engelli aracı ile girmek yasak.” sözleriyle karşılaşır. Yasağın gerekçesini soran baba Hamza Fidancı’ya reyon aralarının dar olduğunun  bu nedenle bebek arabası dahi almadıklarını söylenmesi üzerine reyonlar arasını gösteren baba; “Burası mı dar? Bebek arabaları da içeriye giriyor işte, engelli sandalyesi zaten küçük, çocuğu neden rencide ediyorsunuz?” diye arka arkaya ayrımcılığa karşı sorularını sıralar. İşyeri yetkilileri tartışmanın büyümesi üzerine baba Fidancı’ya, “İşinize geliyorsa” gibi yanıtla cevap verilir. Baba Fidancı, durumu Zabıta Müdürlüğü’ne bildirerek işyeri hakkında şikâyetçi olur.

Çocuklarının engelli olmasından hiçbir zaman utanç duymadıklarını söyleyen baba Hamza Fidancı ile anne Elif Fidancı çiftçi, “Zeynep bize Allah’ın bir lütfudur. Allah’a şükürler olsun ki bize Zeynep gibi bir evladı verdi. Biz Zeynep ile değil utanmak, gurur duyuyoruz. Asıl utanması gereken, yarınını düşünmeden, küçücük bir çocuğun önüne engel koyanlardır. Biz bu insanları Allah’a havale ediyoruz. O insanlar unutmasınlar ki, engelli olmak bir insanın kendi istediği bir şey değildir. Herkes engelli olabilir. Ayrıca insanlarımızı da engelliye engel koyan bir işyeri hakkında daha dikkatli olmaya çağırıyorum” dedi.

Haberin görüntülerini izlerken birkaç yıl önce ilimizde de sözde meşhur bir pastanede benzer olayın yaşandığını hatırladım. İlimizde de engelli çocuğu ile bir anne ya da aile sözde meşhur olan pastaneye gidiyorlar ve masaya oturduktan kısa bir süre sonra çalışanlardan biri gelip diğer masalardakilerin rahatsız olduğunu bu nedenle masadan kalkıp çıkmalarını söylüyor.

Bu sözler üzerine olayı yaşayanlar hiçbir şey demeden oradan ayrılıyorlar. Olayın gerçekleşmesinden uzun süre sonra yaşananlar başkaları tarafından bize anlatıldı. Ailenin yanımıza gelmesini, gelirlerse o işyeri hakkında ne gerekiyorsa yapacağımızı söylememize rağmen ne gelen oldu ne de giden… Bir süre sonra o pastanede çalışan başka bir kişiden öğrendiğime göre o çalışanı patronu zaman geçirmeden işten çıkarmış.

Eminim ki birçok şehirde de bunlara benzer olaylar yaşanmış ve yaşanmaya da devam etmektedir. Bu tür olayı yaşayan aileler medyaya ya da başka insanlarla yaşadıklarını paylaşmazlarsa kamuoyunun fazla bilgisi olmuyor, olamıyor.

Sözün özü olarak, gördüğünüz gibi şimdi hangi yasa çıkarılırsa çıkarılsın eğer insanların zihinlerindeki önyargıyı kırıp engellilere karşı olumsuz olan bakış açısını değiştiremiyorsanız her şey boştur. Toplum olarak en üstten en alttaki insana kadar engelliler konusunda bilgilendirilip bilinçlendirilmedikçe engelliler daha çok sinemalara, tiyatrolara, lokantalara, mağazalara, pastanelere ve daha birçok işyerlerine alınmaz, alınanlarda böyle düşüncesiz kişilerce dışarı çıkartılır.

 

Anayasa da engellilere pozitif ayrımcılık tanınmış, kim takar ki!

06.09.2016

Değerlendir (Henüz oy almamış)