Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Röportaj

Aracı Pert Olunca, Hayatı da Pert Oldu

Resim: Hayri Tutal ofisinde masabaşında otururken.

Onun sadece iki hayali vardı. Biri ev , diğeri ise bir araba sahibi olmaktı… İlkine çok sıkıntılar yaşasa da çalışarak kavuşan Hayri Tutal ve ailesi, istek ve kararlılıkla eşinin hamiliği nedeniyle işden ayrılırken aldığı tazminat ve kredi çekerek kavuşabildi. Buraya kadar her şey o kadar güzeldi ki ta ki bu güzelliğin bozulmasına neden olan o kazanın yaşandığı tarihe kadar. Bir araba aldı, kendisinin sebep olmadığı bir kaza yüzünden aracı pert olan Tutal’ın hayatının nasıl pert olduğuna okuyacağınız bu satırlarda tanıklık edeceksiniz.

 

Şimdi en baştan başlayarak Tutal’ın emsal olacak yaşadıklarını yakından dikkatlice okuyalım.

 

- Sizi tanıyabilir miyiz?
-Adım Hayri Tutal, 1973 İstanbul doğumluyum, 1984 yılında geçirdiğim bir trafik kazasında sağ ayağımı diz altından kaybettim. %40 özürlüyüm, 12 yıldır özel bir şirkette Dış Ticaret Uzmanı olarak çalışıyorum. Evliyim ve Eren adında 3 yaşında bir oğlum var.

- Ulaşım her engellinin en önemli problemi. Ve bir engellinin hayatında otomobil ulaşım rahatlığı açısında çok büyük bir öneme sahip. Siz araç alırken neler yaşadınız?
-Ulaşım engelliler için çözülmesi gereken problemlerin başında olduğunu düşünüyorum. Zira özürlü bir bireyin eve kapanması demek, tamamen toplumdan uzak, kaderine terk edilmiş ve birilerine bağımlı yaşam sürmesi anlamına gelir. Ben araç alırken aslında çok uğraşmadım diyebilirim. H sınıfı ehliyetim zaten mevcuttu. Şişli Etfal hastanesinden "Özel tertibatlı araç kullanabilir" raporumu aldıktan sonra "Yaşadıkça" gibi, Özürlülerin bilgilendirildiği Web sitelerindeki forum sayfalarında yer alan ve deneyimlerini yazan olan arkadaşların izledikleri yolları takip ederek aparatın takılması dahil 5-6 günde işlerimi hallettim. Evrak işlerim bittikten sonra aracı alacağım firmaya gittim ,vergi dairesinden memur geldi ve kısa bir deneme sürüşü yaptıktan sonra işlemlerin sona erdiğini ve aracı teslim alabileceğimi söyledi.

- Araç aldıktan sonra neler yaşadınız?

-Ben ve eşim, evlendiğimizde iki hayalimiz vardı. İlki bir ev sahibi olmak, ikincisi bir araba sahibi olmaktı. İlkine çok şükür sıkıntılıda olsa kavuştuk. İkinci hayalimize ise eşim, çocuğumuza hamile olduğu için çıkarıldığı işinden tazminatını alarak ve kalan miktarı da çalıştığım firmadan kredi çekerek kavuşabildik. Ama bu süreçte tek kelime ile evde ekonomik sıkıyönetim vardı. Öyle ki, nerdeyse iş haricinde kapı dışarı çıkmadık, yeri geldi arkadaşlarımız sinemaya giderken biz evde oturduk, hatta evliliğimizin ilk 5 yılında hiç tatil yapmadık. Sadece çocuğumuz olmadan bir evimiz birde arabamız olsun kimseye muhtaç olmayalım diye düşünüyorduk. Aracı aldıktan sonra tabi ki hayallerimizin gerçekleşmesi sebebiyle sevinç ve gurur duydum kendimden...  Daha da önemlisi benim için araç demek protez ayağımın daha az kullanımı buda daha az acı çekmem demek...  Zira çok fazla yürüyemediğim ve uzun süre ayakta duramadığım için araba, bir şekilde benim hastalığımın ilacı oldu..

Tüm bu güzellikleri yaşarken istemeden karşılaştığınız ve hayatınızda adeta dönüm noktası olan bir olay oldu biraz anlatabilir misiniz?

-02.10.2006 günü 1.Köprü girişinde seyir halinde iken kullandığım arabaya arkadan bir araç çarptı. Ben çarpmanın etkisi ile direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Önce bariyerlere sonra ek şeritten gelen araçlara vurdum. Araçtan indiğimde yanımda olan kardeşimle ne olduğunu anlamaya çalışırken olayı görenler otobüsü işaret ederek "Sana vuran otobüs kaçıyor" diye bağırdılar. Bende kardeşime peşinden gidip plakasını alabilir misin demeye kalmadan bir dolmuş, kardeşimi alıp hızla otobüsün peşinden gitti. 5 dakika sonra kardeşim bir kurye motorunun arkasında geri gelerek otobüsü durduramadığı ama plakasını aldığını söyledi. Bu arada kardeşimi alan dolmuş şoförü sağolsun herhangi bir tanıklık durumunda beni ararsın diyerek cep telefonunu vermiş. Sonrasında da yaklaşık 5-6 saat prosedürler ile uğraştık. Arabam zaten hareket etmediği için köprünün ayağındaki otoparka alınmıştı. İşlemler bitip arabaya daha dikkatli baktığımda ön tarafın neredeyse tamamen hasarlı olduğunu,hava yastıklarının patladığını kısacası büyük bir kaza geçirdiğimi araca bakınca daha iyi anladım. Kaza sonrasında açıkçası çok etkilendim. Çünkü bir an köprüden aşağı uçacağımı zannetmiştim. Her şey 3-5 saniyede olup bitti. O an hiçbir şey gözümde yoktu sadece ve sadece ailemi düşündüm...

- Kaza dan sonra yaşadığınız trajediler karşısında yetkililerin yaklaşımı nasıldı?
-Kazadan hemen sonra sigorta firmasını aradım.Bana, ilk önce muhakkak tutanak tutturmamı, kaza yerine yakın bir yetkili servise arabamı çektirmemi ve eksperin burada araç ile ilgili rapor hazırlayacağını söylediler. Ertesi gün aracı servise çektirdim. Bu arada bana çarpıp kaçan araç şoförü içinde suç duyurusunda bulundum tabi. Neticede benim kaza yapmama sebep olan O' idi, fakat diğer araçlara da ben vurduğum için şuan tek suçlu ben görünüyordum. Savcılıktan gelen cevap ise çok enteresandı: "Kazada ölen yok, yaralı yok, adli takibe de gerek yoktur." Canım ülkem benim. Olsun dedik, çünkü çok şükür canımıza bişey olmamıştı. Sigortadan da aracın parasını alınca hayatımıza kaldığımız yerden daha sıkı sarılarak devam ederiz diyerek vazgeçtim davadan.

Bu arada sigorta firması bana, aracımda sadece parça masrafı olarak 17.000 YTL'lik hasar olduğunu, buna işçilik ve KDV'de eklenince rakamın çok yüksek olacağı bahsi ile aracı pert ettiklerini bana aracımın 2.el piyasa bedelini ödeyeceklerini söylediler. Açıkçası bende arabanın halini gördükten sigorta firmasına hak verdim. Firma ile yaptığım pazarlıktan sonra (piyasa bedeli böyle belirleniyormuş) 25.700 YTL'ye anlaştık. Pert olan aracımın 2.el değeri daha yüksek olmasına rağmen,sadece iş uzamasın diye bu bedeli almayı kabul ettim. Zira arabasız olmak benim için çok zordu. Firma bana 15.400 YTL 'yi hemen ödeyeceğini 10.300 YTL'yi ise arabamın hurdasını sattığı ENKA firması tarafından ödeneceğini söyledi. Bende prosedür böyle ise sorun çıkarmayacağımı söyleyerek kabul ettim. Bu arada ENKA firması, içeriğinde bir araç ile ilgili her türlü işlemin yapılacağı (hurdaya çıkartmak, maliyeden kaydını silmek v.s. dahil ) bir vekalet örneği faksladı ve bunu hazırladıktan sonra paramı alabileceğimi söyledi. Bende vekaleti verdim ve paramı aldım.

Sanırım 1 ay sonra ENKA firması beni tekrar arayarak, hurda olan arabamı bir oto tamircisine sattıklarını, tamircinin aracı kendi imkanları ile yaptığını fakat ruhsat devir işlemleri için vergi dairesine gittiğinde aracın ÖTV muafiyetli olması sebebiyle devir işlemleri yapamadığını, aracımın muafiyetli olduğunun farkına vardıklarını ve ÖTV yi geri ödemem gerektiğini söylediler. Tabi ben bunu duyunca şok oldum. Zira ben kendilerine bu aracı kimseye satmadığımı, sigorta firması tarafından pert edilerek 2. el bedelinin bana ödendiğini söylesem de, ENKA firması yetkilisi, kendilerine verdiğim vekalette satacaklarını bildiğimi ve hurda olarak satılıp, arabanın parçalarının satılacağını biliyordum. ÖTV' yi hemen geri ödemediğim taktirde beni mahkemeye verecekleri tehdidi ile telefonu kapattı.  

Açıkçası neye uğradığımı şaşırdım. Hiçbir kusurum olmayan bir kaza sonucunda hem arabamı kaybetmek hem de ÖTV geri ödemem söz konusu olmamalıydı. Yok, böyle değildir dedim kendi kendime. İşi bir bilene danışalım, yorum ve görüş alalım diyerek soluğu Vergi Dairesi’nde aldım. Ne yazık ki bilgilendirici bir cevap alamadım. Defterdarlıktan görüş istedim sözlü olarak ancak zor bir durum olduğunu yasanın bu konuda çok net olmadığını ve anlaşma yoluna gitmemin daha doğru olacağını söyleseler de resmi cevaplarında da bana kanunda geçen bilgiyi aynen yazıp ÖTV' yi geri ödeyeceksin demişlerdi. Oysa ben bu arabayı satmadım, sigorta firması pert etti desem de bunu kimseye anlatamadım. Başladım her yere yazı yazmaya lütfen bana akıl verin diye... Çünkü benim sigortadan aldığım para, pert olan aracımın aynısını alabileceğim bir bedel, yani fazla bir şey almadım ki, ne ödeyeyim ? Bu arada Yaşadıkça'dan Sn. Mehmet KIZILTAŞ sağolsun mailime istinaden hemen cep telefonumdan arayarak konunun çok önemli olduğunu, uygulamada ki Özürlüler Yasası’nda bu konunun emsal teşkil edeceği için ve ilgili yerler ile mutlaka görüşerek neticeleri beraber değerlendirmemizi önerdi. Şuan kendisi benim adıma çeşitli kişi ve kurumlar ile bu konu hakkında görüşüyor, ben ise ne yapacağımı bilmiyorum. Sonuç olarak sanırım aracın hurdasını alan firma veya şahıs, hakkımda yasal işlem başlatarak ÖTV yi geri ödememi talep edecek…

Kimse özürlüler ÖTV den muaf araç alabilir diye bir hikaye anlatmasın”

 Yasada ki boşluktan kaynaklanan problemin hayatını altüst ettiğini belirten Tutal, her engelli için emsal olacak  problemini çözemeyeceği umutsuzluğu içinde.  Çünkü…  Şimdi gerisini ondan dinleyelim.

-Aslına bakılırsa yapabileceğim pek bir şey yok gibi. Çünkü ya uzlaşma yolu deneyeceğim (pek mümkün görünmüyor) yada haklı olmama rağmen ÖTV yi geri ödeyeceğim. Aksi halde mahkeme kararı ile ödemem gerektiğine karar verilirse, o zaman rakam mahkeme ve avukat masrafı ile birlikte iki katına çıkacak. Açıkçası şuan ki durumda bunu hiç kaldıramam. Ama bundan sonra bana artık kimse özürlüler ÖTV den muaf araç alabilir diye bir hikaye anlatmasın. Zaten yeni yasada muafiyet yok öteleme var. Ayrıca zaten şuan ÖTV muafiyetli araç almak çok akıllıca bir iş değil, hem muafiyet filan yok, hem de eşim bile bu aracı kullanamıyor. Düşünsenize ben hasta olsam kapımdaki aracı eşim veya kardeşim kullanıp beni hastaneye götüremeyecek. Yani bu şekilde araç almamamız için ellerinden geldiği kadar yasayı zorlaştırmışlar. Ayrıca aracım pert olsa da şuan istesem bile 5 yıl içinde yeni araç alamayacağımı da hatırlatmak isterim.  Bu verilmiş bir hak değil bence resmen cezalandırılmadır.

Ancak yinede bu konuda destek alabileceğim bir dernek, kurum veya aynı sorun ile karşı karşıya kalan birileri olursa konuyu en üst seviyelere kadar (AİHM) taşımayı düşünüyorum. Ama tek başıma bu savaşı kazanacak ne maddi durumum müsait, nede kendimde bu gücü görüyorum. Zira hayatta en çekindiğim şeylerden biri kanunlar ile çatışmak..

-Son olarak Yasadikca.com aracılığı ile neler söyleyeceksiniz?
-Özürlü kardeşlerime buradan seslenmek isterim. Lütfen haklarınızı öğrenin, özürlüler ile ilgili her şeyi takip edin. Devletimiz bazı yönleri ile eksikte olsa bir yasa çıkardı, lütfen bunu iyi analiz edin. Hakkınızı da imkanlarınız dahilinde arayın. Ben özürlülerin muafiyetlerden çok sosyal olmaya ve topluma kazandırılmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

 

Ulaşım sorunu bu konunun çözümündeki ana başlıklardan biri.  Ayrıca tüm arkadaşlara tavsiyem, mümkün olduğu kadar hayata sarılın, çünkü her şeye rağmen yaşamak çok güzel...

 

07.05. 2007

 

Röportaj: Yaşadıkça

Değerlendir (3 oy, ortalama 4.00 yıldız)