Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Saime Toptan

Bir Araştırma

Saime Toptan

“Engelli Olmayanlar İçin”

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nca yaptırılan “Türkiye’de Özürlülüğe Dayalı Ayrımcılığın Ölçülmesi Araştırması”nın sonuçları yayınlandı. 29 ilde 1507 engelli arasında yapılan araştırmada engellilerin %47’sinin kamu görevlilerinin kötü muamelesine, %41.8’inin kamu kurumlarında ve bankalarda ayrımcılığa maruz kaldıkları %65’i  ile alay edildiği belirlenmiş… Araştırmaya göre bu konuda en çok hırpalananlar zihinsel engellilerdir. Fiziksel engellilerin dahi ayrımcı ve alaycı davranışlara karşı koymak zorunda olduğu bir toplumun bireyi olmak bizi incitiyor. Çünkü biz hedefi çağdaş uygarlık olan bir ülkede yaşadığımızı düşünüyoruz. Tarihimize baktığımda ihtiyacı olan hayvanların bakım ve beslenmesi için vakıf kuran , ruh sağlığı için müzikle tedavi yöntemlerini başarıyla uygulayan atalarımız var. O halde içimizdeki engelleri ortadan kaldırmalıyız.

Türkiye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Vakfı (ÖZEV), Başbakanlık Özürlüler İdaresi’nin yaptığı araştırma sonuçlarını çok daha önce çalışmaları sırasında fark etmiş ve İçişleri Bakanlığı ile 27.02. 2007 tarihinde imzaladığı protokol gereği tüm ülkede Sosyal Duyarlılık Projesi uygulamasını başlatmıştır. Son araştırma bu projenin önemini ve ne kadar güncel olduğunu bize göstermektedir.

Araştırma sonuçları toplumumuzun engelliler konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını göstermektedir. Engel hayatın bir gerçeğidir ve insanın başına her zaman gelebilir. Biz veya çocuğumuz engelli olsak, nasıl davranılmasını isterdik? İşte bu soruyu sorabilenlerin ve cevabını verebilenlerin yüzdesini nasıl arttırabiliriz diye düşünmek gerekir. Sadece engellinin yaşam düzeyinin iyileştirilmesi ile ilgili çabalar yetmez. Engelli olmayan toplum kesimlerinin engel konusunda bilgilendirilerek duyarlı hale getirilmesi çok daha önemlidir.

Sosyal Duyarlık Projesi kapsamında her il uygulama alanıdır. Eğitim kurumları, iş alanları, yöneticiler, belediyeler, muhtarlıklar ve toplumun diğer kesimleri engellilerin karşılaşabileceği her türlü sorun hakkında bilgilendirilmektedir. Toplantıların içeriğine ilişkin bilgilerin yazılı ve görsel basın aracılığı ile katılamayanlara ulaştırılmasına çaba gösterilmektedir. Şüphesiz en etkili çalışma alanı öğretmen ve öğrencilerin katılımı ile gerçekleşen, konferans, panel ve söyleşilerdir. Bu platformlarda engeline rağmen başarıya ulaşanlar toplumla buluşmakta, kendi hikayelerini, yaşadıklarını paylaşarak engellerin nasıl kaldırılması gerektiği hakkında ip uçları vermektedir… Onlar sabrın, azmin, çabanın, hoşgörünün ve başarının seçkin modelleri olarak yaşadıkları çevrenin olumlu ve takdir dolu birlikteliğini herkesle paylaşmaktadırlar. Toplumdan istedikleri, engellerine rağmen neyi başarabildiklerinin görülmesidir. Bu gerçekleştiği zaman kimsenin alay etmesi, ayrımcı davranması söz konusu olmaz.

Ayrımcı uygulamalar insan haklarına aykırıdır. Yasalar, geleneklerimiz, inancımız, engellilerin toplumla iç içe, birlikte yaşamasını gerektiren hükümler içerir. Bu bilinç ve farkındalık aslında sadece engellilere yarar sağlamaz. Onlarla her alanda beraber olmak daha çok başarı, şükretmek, sabretmek, hoşgörü ve empati demektir. Bir toplumun mutluluğu ve çağdaşlığına giden bu yolda birlikte yürümeliyiz.

10.11.2010

Değerlendir (Henüz oy almamış)