Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Yard. Doç. Dr. Sibel Küçük

sibelkucuk40@gmail.com

Çocuk Cinsel İstismarında İnternet ve Sosyal Medya Etkisi: Fenomenler Çocuk ve Gençler İçin Risk Midir?

Son yıllarda internet kullanımın yaygınlaşması, ceplerimize kadar giren bilgiye ulaşmanın dayanılmaz hafifliğinin hayatımızı ne derece kolaylaştırdığında şüphe yok. Aradığınız kişi, bulamadığınız adres, nöbetçi eczane, çocukluk arkadaşınızın bilgilerine kadar pek çok alanda interneti sıklıkla kullanıyoruz. Özellikle sosyal medya ağlarının genişlemesi, ulaşılabilirliğinin artması hayatımızı tanıdık ya da tanımadık kişilerle paylaşmamıza neden oluyor. Gün geçtikçe yediğimiz yemekten, oturduğumuz kafeye, beraber olduğumuz arkadaşımızı sosyal medyada ciddi bir popülarite kaynağı olarak kullanmakta ısrar ediyoruz. Özelikle genç yaş grubundakiler her gün düzenli olarak sosyal medyayı kullanıyorlar, kendilerine ait bilgileri, gelişmeleri paylaşıyor ve aynı şekilde diğer insanların hayatlarına ait bilgi ve gelişmelere tanıklık ediyorlar. 


Sosyal medyanın şaşalı büyüsü zamanla kendi fenomen kişiliklerini de oluşturmaya devam ediyor. Gençlerin örnek aldığı snapchat, instagram, twitter, periscope fenomenleri yazılı ve görsel medyanın da etkisi ile daha fazla bilinir hale gelmeye başlıyor. Ağızların çıkan her kelime, kurdukları cümleler, giyim ve yaşam tarzları çocuk ve gençler için bir ikon gibi taklit edilmeye ve belki de bir yaşam tarzı olarak benimsenmeye başlayabiliyor. Yemek yedikleri lüks lokantalar, kullandıkları pahalı kıyafetler, eşyalar, kazandıkları milyonlar topluma özendirici, övgüye değer bir şekilde lanse ediliyor aslında bir nevi pazarlanıyor. “Pahalı kıyafet giyebilmek, lüks yaşayabilmek, hayat standardımı yükseltebilmek için benim de böyle olmam, davranmam gerekiyor” algısının toplumda yerleşmesinin yanı sıra “doğallaştırma/normalleştirme süreci” de başlamış oluyor.


Ergenlik çağının başlaması ile beraberinde getirdiği cinsellik merakı, öğrenme duygusu çocukları farklı bilgi kaynaklarından cinsellik ile ilgili bilgilerini öğrenmeye itebildiğini ve ne çok bu nedenle ergenlik dönemindeki çocukların istismar edildiklerini biliyoruz. Cinselliği öğrenmek için en yakın kaynak ise günümüzde internet bağlantılı bilgi kaynakları olarak gözüküyor. Özellikle pornografik içerikli siteler, sosyal medya paylaşımları çocuk ve gençlerin ilgisini çekebiliyor. Sadece merak ettiği için özel grupların (gay/lezbiyen vs) kullandığı sitelere girerek üye olup buradan tanıştığı kişilerden tarafından istismar edilen çocukların olduğunu biliyoruz. İnternet ve ya sosyal medya fenomenleri çocukları cinsel yönelimlerinde farklılıklar oluşturuyor gibi bir iddia oldukça yersiz gözükmesine karşın özellikle bahsettiğim merak duygusunun çocukları farklı bir yere götürmeyeceğinin de garantisi yok diye düşünüyorum. Kaldı ki özellikle gay bireyler ile yapılan çalışmalarda çocukluk çağı cinsel istismarına uğrayan bireylerin toplumun genelinde 3 kat daha fazla gay eğilimler gösterdiği bilinmekte. Cinsel istismar merak, zorlama, tehdit ya da başka bir nedenle gerçekleşebiliyor ancak sonuçları farklı olabilir. Yani evet eşcinselliğin fiziksel, duygusal, psikolojik farklı dinamikleri vardır ancak bu eğilim gerekliğini de göz ardı etmemek gerekiyor.


Sürekli bu fenomen bireylerin toplumun gözü önünde bulundurulması, yaptıklarının flaş halinde toplum bilincine gönderilmesi doğallaştırma/normalleştirme adımlarını da atmış oluyor. Çocuk ve özellikle gençlerin bu internet/medya fenomenlerinin sözlerini slogan halinde ezberlemeleri, hareket, konuşma, kıyafetlerini taklit etmeleri elbette olası ancak ya cinsel yönelimlerde de taklit gerçekleşirse? Bu ihtimalin olamayacağını düşünmek fazla iyimser olur diye düşünüyorum.


Sağlıklı rol modellerine ihtiyacı olan çocuk ve gençlerin bu ilgilerinin normal olduğunu söyleyebiliriz ancak özellikle cinsel yönelimleri farklı, bu farklılıklarını bireysel hakları gereği toplum içerisinde açıkça yaşamayan insanların cinsel olarak gençlere nasıl sağlıklı rol modelleri olacağı düşündürücü bir konu. Elbette bir homofobi kurgusuyla olaylara olumsuz yaklaşmanın kayda değer bir açıklaması olamaz. Birey duyguları, beklentileri, fizyolojik süreçleri doğrultusunda kendi bireysel cinsel kimliğini seçmekte özgürdür. Ancak çocukluktan gençliğe geçiş döneminde cinsellik eğitimleri ile çocukların kendi cinsel tercihlerini şekillendirmelerine olanak verilmelidir. Homofobik değil ama gerçekçi olarak bu konuya dikkat çekilmesi gerektiğini gerekmekte. İnsanların cinsel yönelimleri tartışılamaz ancak özellikle çocuk ve gençlere örnek olacaksalar biraz daha özenli olunması gerektiği kanaatindeyim.


Normalleştirelim mi? Hayır. Her an insanların dikkatin bu fenomenlere mi çekelim? Hayır. Gizleyelim, yok sayalım mı? Hayır. Sadece çocuk ve gençlerimize doğru kaynaklardan doğru cinsel bilgileri verelim. Homofobik değil ama doğru bilinçli bilgilendirmeler yapalım. Cinsel yaşam kutsaldır ancak çocuk ve gençlerimizin tercihleri için doğru bilgilendirmeler de bulunalım sonrasına onlar karar versin.


 

23.12.2016

Değerlendir (Henüz oy almamış)