Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Okur Temsilciliği

okur@yasadikca.com

Diziler Engelli İmajına Zarar Veriyor

Okur Temsilciliği

Bu hafta İstanbul'dan Türkiye Ortopedik Özürlüler Federasyon Başkanı Cemal Merdan’ın kaleme alarak bizimle paylaştığı ‘Medyada Engelli Aldatmacasının’ altını çizdiği yazısına yer vereceğiz. Mercan, özellikle bu yazının iyi okunmasını ve medya dünyasının engelliliğe nasıl zarar verdiğini, toplumda uğrattığı erozyonun nasıl derin izler bıraktığını ve bırakacağının gözlenmesini sağlamak amacıyla kaleme almış. Bir çoklarının dizidir, filmdir, kurgudur ne olacak canım dediği ve gözden kaçırdığı engelliliğin nasıl yanlış işlendiğini ortaya çıkartarak derinlemesine farkındalık oluşturmayı amaçlamış.

Çünkü ülkemizde şuanda yayınlanan bir çok dizide engellilerle ilgili kalıp yargılar, toplumda kitle iletişim araçları yoluyla güçlendirilmektedir. Dizilerde ayrıca engelliler, toplumun acıma duygularına hitap edilerek yardım kampanyalarının konusu olmaktadır.

Yıllarca Yaşadıkça TV programı, toplumda engellilikle ilgili kalıp yargıların ortadan kaldırılması ve insanların önyargı fırçalarıyla çizdiği engelli resminin değiştirilmesi ve toplumun vazgeçilmez bir parçası olduğunu yansıtmaya, farkındalık ve soysa sorumluluk bilinci oluşturmak gibi sayısız başarılı girişimlerde bulundu. Ancak şuanda yayında olan diziler tüm hassasiyetlerimizi hiçe sayarak kalelerimizi seyrettire seyrettire gözlerimizin içine baka baka yıkıyorlar. Hem de gözlerimizin önünde hem rating yapıyorlar, hem de milyarlarca para kazanıyorlar.

Yazıyı, dizi yapımcılarını, yönetmenlerini, senaristlerini ve danışmanlarını bu konuda daha hassas ve profesyonel destek almaları çözüm ve yanlışlıkların bir an önce ortadan kalkması için bilgilendirmek ve göreve davet etmek adına aydınlatıcı olacağını düşündüğümüz için Yasadikca.com'un ilgi ile takip edilen Okur Temsilciliği bölümünde sizlerle paylaşmak istedik.

KAMUOYUNA VE BASINA ÖNEMLE DUYURULUR

Medyanın, toplumun engelli kişilere yönelik olarak algı ve tutumlarının geliştirilmesinde, kamuoyu oluşturarak toplumun bilinçlendirilmesinde önemli bir rolü vardır. Bu nedenle, dördüncü kuvvet olarak nitelendirilir.

En önemli kitle iletişim araçlarından biri olan televizyon, gerek hitap ettiği kitle, gerekse izlenme oranlarının yüksekliğine bakıldığında, toplumu etkileyen en önemli araçtır.  Televizyonun haber verme, eğitme, kültür, eğlendirme işlevleri olduğu gibi dizi filmler, spor, müzik programı türleriyle de topluma çeşitli mesajlar verir. Böylece, insanların algılarına, tutumlarına, kararlarına etki eder.

 Medyadaki mevcut yayınlara baktığımızda, engelli kitlesini tanımayan, kendi kafasındaki görüntüler doğrultusunda yayın yapan, olumsuz tutumları destekleyen kitle iletişimi, engellilere yönelik olarak amansız derecede zararlı bir etkinlik kazanmaktadır. Böylece, engellilerle ilgili kalıp yargılar, toplumda kitle iletişim araçları yoluyla güçlendirilmektedir. Ya da engelliler, toplumun acıma duygularına hitap edilerek yardım kampanyalarının konusu olmaktadır. Yüksek izlenme rekorları kıran dizi filmlerde engellilerle ilgili çeşitli mitler yaratılmakta, bu mitler doğrultusunda engelli imajı yaratılmaktadır. Örneğin, “Fatmagül’ün Suçu Ne”, Öyle Bir Geçer ki Zaman” dizilerindeki engelli karakterler, son derece yeteneksiz, kendine güveni olmayan, bağımsız yaşamayan, aşkını söyleme cesareti olmayan, acınacak kişiler olarak sunulmaktadır. Öyle ki, engellilere aşık olunamaz. Sevilemez. Engellilerin cinsel hayatı yoktur. Engelli kişiyle ancak çıkar amaçlı bir birliktelik yaşanabilir. Televizyon programlarında engelli kişilerin olumsuz olarak işlenmesi, başarısız/acınacak/zavallı/ kişiler olarak gösterilmesi gereksinimleri karşılamaktan çok uzaktır. Engellilerin kurban olarak sunulması, engellilere yönelik olarak geliştirilen ayrımcılığın artmasında önemli bir faktördür. 

Engelliler, yaşamın her alanında yer alabilecek durumdadır. Yeter ki, yaşama koşulları engellilere göre düzenlenerek fırsat eşitliği verilsin. Engellilerin haklarını ve çıkarlarını koruyan, bu konuda çalışmalar yapan Türkiye Ortopedik Özürlüler Federasyonu olarak gerçek dışı algılamalar yoluyla engelliler kitlesine son derece zararlı yayınların gerçekliği yansıtmadığını düşünüyoruz. Federasyon olarak toplumu bilinçlendirme ve bilgilendirme nasıl misyonumuz ise, medya kuruluşlarıyla da bu ortak payda da buluşup kamuoyunda farkındalık yaratarak engellilerle ilgili olumsuz tutumların değiştirilebileceğine inanıyoruz. Kültür yenileşmesinde medya kuruluşlarıyla işbirliğine hazır olduğumuzu belirtir, bundan sonra yapacağınız yayınlarda bu tür iletişim eksikliklerinin giderilmesini saygılarımla arz ederim.

Yukarıda okuduğunuz yazıda özellikle engellilik konusunun medya da işlenmesi sürecinde daha dikkatli olmak ve sorumluluk içinde hareket edilmesi gerektiğinin altı kalın çizgilerle çizilerek ön plana çıkartılmış. Şimdi önemli olan ülkemizde engellilik konusunun işlenmesinde doğru resmin ortaya konması ve doğru mesajın topluma yansıtılması için hem yetkililere hem de biz engelliler ve seyircilere de görevler düştüğünü unutmamalıyız.

Yasadikca.com’un Okur Temsilciliği köşesinde yukarıda yer alan yazısını bizlerle paylaşan engelliler alanında saygın bir yere sahip olan önemli çalışmalarda yer alan Cemal Merdan’a teşekkür ediyoruz.

Engellilerle ilgil her konuda farkındalık, şikayet, yazı ve önerilerinizin kamuoyu ile paylaşılarak gündeme getirilmesi için bize yazabilirsiniz.

‘Özgürlüğünüzün Başladığı Nokta’

Yasadikca.com

28.03.11

Değerlendir (30 oy, ortalama 4.87 yıldız)