Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Simge Kılıç

simge_kilic@hotmail.com

Engellere Rağmen İş Dünyasında Bizde Varız

Hayat doğum – büyüme – ölüm döngüsü arasında yol alırken, büyüme evresinin büyük bir kısmını çalışarak geçiriyoruz diyebiliriz. Çoğu zaman sadece hayatta kalmak için çalıştığımız gibi çoğu zaman da lüks sayılabilecek isteklerimizi karşılayabilmek, iyi bir gelecek için çabalıyoruz. Hele ki “Ekmeğin aslanın midesinde” olduğu şu dönemlerde insanın kendi ayakları üzerinde durması bir zorunluluk halini almakta. Artık bir dilin, bir okulun, yüksek lisansın ya da bilgisayar bilgisinin yetmediği, işverenlerin kılı kırk yardığı şu dönemlerde, biz engelliler ise hala işveren önyargıları ile iş hayatında sorgulanıyoruz.

Evet engelli bireyler kendilerini ne kadar geliştirmiş olursa olsun maalesef ki hala birçok işveren gözünde “mecburi engelli kotasını dolduracak eleman” olarak görülmekte. Harika vasıflara sahip olsa da; gözlerinin görmemesi, ağır işitmesi ya da tekerlekli sandalyesi bütün bunların önüne geçmekte. İşveren “süper engelli” aramakta çoğu zaman. Yani engelli olsun ama her işi yapsın, koşsun, atlasın, görsün, duysun, ufak, insanlar tarafından belli bile olmayan engeli olsun; mesela yeri gelince binsin otobüse kendi gelsin işe. Servis ve yardım gerekmesin aynı zamanda üç dört işi yapabilsin vs. Hatta ne gerek var iş yerine gelmesine otursun evinde, yeter ki o çok sevgili kotaları dolsun ve ceza ödemesinler…

Peki onlar bizleri “farklı” olarak görüyor ve önyargılı davranıyorlarsa; neden bu durumu kabul edelim? Neden “farklı” olmamızı avantaja dönüştürmeyelim? Nasıl? diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Bir engelli olarak iş hayatım ve iş arama sürecinde yaşadıklarımı kısaca anlatarak yola çıkmak istiyorum.

Ben bir kas hastasıyım ve zaman ile ilerleyen bir tür. İlk olarak 2008 yılında kurumsal bir şirkette çalıştım. O süreçte hastalığım temel düzeydeydi ancak işyerinin fiziksel koşullarının yetersizliği nedeniyle hastalığımın ilerlemesine sebep oldu. İki buçuk yıl çalıştıktan sonra işten ayrıldım. İşten ayrıldığımda kendimden emindim. Çünkü ben iki üniversite bitirmiş, yabancı dili olan, bilgisayar programları bilen biriydim neden iş bulmam zor olacaktı ki? Tabi bu güvenim birkaç görüşmeye gittikten sonra kırıldı. Çünkü ya iş geçmişim ya da şirket içinde aktif hareket edemeyeceğim bahane ediliyordu. Telefon ile yaptığım mülakatlarda sadece engelli görüldüğüm için çok çok basit işler ya da çok ufak ücretler teklif ediliyordu. Hatta bugün reklamlarında ünlü bir komedyenin oynadığı bir bankanın görevlisi bana insanların “fiziksel aktivitelerine göre para aldıklarını” söyleme cüretinde bile bulundu. Tabi ki gerekli cevabı ve hakkımı hep aradım bütün durumlarda. Çoğu görüşmelerimden olumlu ya da olumsuz cevap bile alamadım. Ortalama on beş ay sonra bir işe yerleşebildim. Bu işe de Engelsizkariyer.com sitesinde bıraktığım özgeçmişim sonucu, sayın Mehmet Kızıltaş’ın yönlendirmesiyle. Engelsizkariyer.com’un İŞKUR ile ortaklaşa düzenlediği bilgisayar kursuna katılıp, sınavı kazanarak girdim.

Gerçekten psikolojik olarak zor zamanlar geçirdim ama yılmadım. Belki biraz uğraşıyoruz bazen evet ama inanın buna değiyor. Çünkü zamanla insanlar size ve durumunuza alışınca hayata çok farklı bir pencereden bakıyor ve baktırıyorsunuz. Hele birde çalışkan olduğunuzu gösterebilirseniz o işyerinde emekliliğe kadar yol alabiliyorsunuz. İlk başta biz engelliler olarak yapmamız gereken kendimizi eğitmek. Özellikle doğuştan engeli yüzünden eğitimini tamamlayamayan birçok engelli var. Şu unutulmamalı ki sadece çalışmayı isteyip, çalışkan olunduktan sonra emin olun herkes için uygun iş imkanları var. Kararlı olun ve vazgeçmeyin. Benim ailem çok uzak olduğu için kursa gitmemi istememişti ancak inat ettim ve şuan da bir buçuk yıldır bir lojistik firmasında yazılım departmanında çalışmaktayım.

Sizlere nacizane önerim kendinize gerçekten güvenmeniz ve istedikten sonra her şeyin üstesinden gelebileceğinize inanmanızdır. İnsanlarda ki genel bakış engelli olduğumuz için ne iş verirlerse yapacağımızı sanmaları. Kendi eğitim, becerileriniz ne yöndeyse o alanda kendinizi geliştirerek çalışmak için uğraşmanızı öneririm. İstemek başarmanın yarısıdır, gerçekten hedeflerinizi belirleyip bunu isterseniz aşılmayacak engel yoktur. Bu şekilde bir zincirin halkaları gibi büyüyerek, yavaş yavaş kafalardaki engel tabularını hep birlikte kaldırabileceğimize inanıyorum.

22.04.13

Değerlendir (56 oy, ortalama 5.00 yıldız)