Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

İçimizden Biri

Gökhan Oruç: Engelli İçin Çalışmak Hayatta Var Olmaktır

Resim: Gökhan Oruç çalışma masasında oturuyor.

CP’li Gökhan Oruç, Mali Müşavir olarak kendi firmasında çalışıyor. Engellilerin istihdamda hak ettikleri yeri almasının yolunun hem işverenlerin profesyonel yaklaşımından hem de engellilerin kendilerini eğitip geliştirerek güvenmesinden geçtiğini vurguluyor. Dileğimiz, Oruç’un başarısında tüm engelleri kaldırmak için ailesinin verdiği desteğin işverenler tarafından da diğer Oruç’lar için sağlanması.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

1979 yılında İstanbul’da doğdum. Doğuştan spastik engelliyim. İlk öğrenimimi Bahariye İlköğretim Okulu’nda, ortaokulu Kenan Evren Lisesi’nde okudum, liseyi General Ali Rıza Ersin Lisesi’nde tamamladım.1996 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümüne girdim. 2000 yılında mezun oldum. 2001-2004 yılları arasında Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalında yüksek lisans yaptım. İş yaşamıma 2005 yılında Hürriyet Gazetesi Mali İşler Servisi’nde başladım. 2006 yılında Mali İşler Müdürümüz Sayın Halil Özkan’ın teşvikiyle serbest muhasebeci mali müşavirlik staja başlama sınavına girdim ve ilk girişte kazandım. 2009 yılında serbest muhasebeci mali müşavir oldum. Geçen sene Üsküdar Doğancılar’da muhasebe büromu açtım, muhasebe ve müşavirlik hizmeti vermeye başladım.

Bize okul yıllarınızdan bahsedebilir misiniz?

Okul yaşantımın en zor yılları hiç şüphesiz ilkokul yıllarıydı, çünkü hem okula gitmek hem de Erol Sabancı Spastik Engelliler Merkezi’nde tedavi görmek zorundaydım. İlk, ortaokul ve lisede zaman zaman arkadaşlarımın bana karşı olumsuz tavırlarıyla karşılaştım fakat üniversite yıllarıyla beraber bu olumsuz tavır saygıya dönüştü. Bu nedenle ben ilkokuldan itibaren engelli haklarını ve engellilik bilincini anlatan bir ders konulması gerektiğini düşünüyorum.

Çocukken olmak istediğiniz veya hayalini kurduğunuz bir meslek var mıydı? Şuanda hayalini kurduğunuz mesleği mi yapıyorsunuz?    

Evet. Büyükelçi olmak ve ülkemi temsil etmek isterdim. Şu an hayalini kurduğum mesleği yapmıyorum belki ama muhasebeyi çok seviyorum ve her gün kendimi biraz daha geliştirmek için çaba harcıyorum.

Mali Müşavir olarak serbest muhasebecilik yapıyorsunuz. Bu işe ne zaman başladığınız? bize görev ve çalışmalarınızdan kısaca bahsedebilir misiniz?

Muhasebeye 2005 yılında Hürriyet Gazetesi mali işler servisinde başladım. Görev ve sorumluluklarımı kısaca özetleyecek olursak, mükelleflerin defterlerini tutmak, vergi, sosyal güvenlik ve Avrupa Birliği fonları konusunda danışmanlık hizmeti sunmak şeklindedir. Bunun yanında 2013 yılından itibaren işletmelere Yeni Türk Ticaret Kanunumuz gereğince denetim hizmeti de sunmaya başlayacağım.

Engeliniz şuan ki işinizi yapmanıza bir engel oluşturuyor mu?

Engelim değil toplumsal engel işimi yapmamı etkiliyor. Çünkü mükellefler engelli bir mali müşavirle çalışmak istemiyor. Oysa bende tüm meslektaşlarımın girdiği sınavlara girdim ve diğer meslektaşlarım kadar bilgili olduğuma inanıyor, kendime güveniyorum.

Çalışma koşullarınız nasıl? İşyerinde bir iş günü nasıl başlıyor ve nasıl bitiyor?

Her sabah mevzuatta her hangi bir değişiklik olup olmadığını kontrol ederek çalışmaya başlarım. Tek başına çalıştığım için hem büroda hem de dışarıda çalışıyorum.(Mükelleflerimi ziyaret ediyor vergi dairesi ve sosyal güvenlik kurumu ile ilgili işleri yürütüyorum.)

Sıkıldığınızda ya da motivasyonunuzu kaybettiğinizde neler yapıyorsunuz?

Sıkıldığım zaman iş yapmayı bırakırım, deniz kenarına çay içmeye giderim. Satranç oynamayı severim, satranç oynadığım zaman beynimin boşaldığını hissediyorum. Arkadaşlarıma ve aileme vakit ayırırım.

Çalışma hayatınızda hiç mobing, ayrımcılık ve önyargılarla karşılaştınız mı? Eğer karşılaştıysanız kısaca özetleyerek bu süreçlerle nasıl başa çıktınız?

Evet karşılaştım, bugünde karşılaşmaya devam ediyorum. Çünkü insanlarda engellilerin yeterli olamayacağına dair bir önyargı var. Oysa en iyi biz engelliler mükellefin defterini tutarız, biz tedavi ederiz ve biz şüpheliyi savunuruz. Çünkü bir engelli için çalışmak sadece para kazanmak değil hayatta var olmaktır aynı zamanda.

Çalışma hayatınızda prensip ve olmazsa olmaz dediğiniz kurallarınız var mı? Bize anlatabilir misiniz?

Bir mali müşavir olarak sıfır hatayı hedeflerim ve her yaptığım işi tekrar tekrar kontrol ederim. Çünkü bana güvenen mükellefimin güvenini yitirmek istemem.

Şimdi de çalışmalarınızdan uzaklaşarak bize boş zamanlarınızı nasıl değerlendirdiğinizden ve hobilerinizden bahsedebilir misiniz?

Yüzmeyi çok seviyorum. Tarihe meraklıyım tarihi eserleri ziyaret etmeyi çok seviyorum. Fırsat buldukça sinema ve tiyatroya gitmekten ve basketbol izlemekten keyif alırım.

Ailenizin başarınızdaki yeri ve öneminden bahsedebilir misiniz?

Annem ve babam öğretmen. Aydın oldukları için tedavi sürecim hem kısa sürdü hem de başarıyla noktalandı. (Yürüyebiliyorum) Hayatta hep bir hedef koydum o hedefe varmam içinde en büyük destekte ailemden geldi.

Çalışan ve başarılı bir kişi olarak engellilerin istihdamda hak ettiği yeri alması için sizce neler yapılmalı?

Engellilerin istihdamda hak ettikleri yeri almasının yolunun işyerlerinin kurumsallaşması biz engellilerin ise kendimize güvenmemiz ve gerekli şekilde eğitilmemizden geçtiğine inanıyorum.

Röportajımızın keyifle sonuna doğru gelirken sizden gelecekle ilgili planlarınızı da öğrenebilir miyiz?

Gelecekle ilgili en büyük planım evlenip yuva kurmak, işimle ilgili ise iyi bir denetçi olmak istiyor ve bunun için kendimi geliştiriyorum. Bundan sonraki yaşamımda engellilere yönelik planım ise nice Gökhan’ların mali müşavir olması için toplumsal kurumlarla işbirliği içinde bulunmak ve bu çerçevede AB fonlarından faydalanarak engellilere yönelik bir projeyi hayata geçirmeyi arzu ediyorum. 

Son olarak Yaşadıkça aracılığı ile engelliler ve işverenlere bir mesajınız var mı?

Engelliler kendilerine güvenmeliler, işverenler ise engellileri istihdam ederken kanuni bir zorunluluk olarak değil toplumsal sorumluluk bilinciyle yaklaşmalılar.

Röportaj: Mehmet Kızıltaş

05.01.12 - Yaşadıkça

Değerlendir (2 oy, ortalama 3.00 yıldız)