Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Hasibe Kızıltaş

hasibe@yasadikca.com

İhmal ve İstismar Artışı

Bireysel ve toplumsal kalıcı izler bırakan çocuk ihmal ve istismarı günümüz dünyasında korkunç boyutlara ulaştı. Anne ve baba olacak adayların çocukken yaşadıkları olumsuzluklar tüm dünyanın da geleceğini olumsuz yönde tayin ediyor. Çocukların daha sağlıklı aile ortamlarına ihtiyaçları var. Toplumların olumlu insan yetiştirme kültürü kazanmasıyla dünya daha yaşanılası bir yer haline gelecektir. Bunu başarmak için herkesin top yekun sorumluluk alması ve hemen harekete geçmesi gerekiyor.

Yazılan onlarca makale, araştırma, yazı, haber ve binlerce çalışma arasında annelerin eğitimsizliği ya da çocukla ilgilenen bireylerin bilinçsizliği ve en önemlisi yaşanılan ortamın kültür farkları nedeniyle hem dünya da hem de ülkemizde gelişmişliklere rağmen süren çocuk ihmal ve istismarları hiç de azımsanmayacak boyutlarda. Ruhen sağlıksız bireylerden sağlıksız toplumlara doğru dünya dönmeye devam ediyor. Peki bu kadar eğitim, çalışma, yayın ve öğretim çalışmaları olmasına rağmen neden bu oranlar gün geçtikçe artmaya devam ediyor?

Değerlerimizi kaybetmeye başlamamız bunun sebebi olabilir mi? Saygı sevgiden önce gelmeli diyoruz öyleyse bu sorunların ana kaynağı sevgisiz ve saygı duyulmayan çocukların sayısının artması olabilir mi? Ya da yeni nesil bakıcı görevi gören TVlerin yetiştirdiği çocukların, etkileşimden ve oyundan uzak çocukların ve en önemlisi gerçek ebeveynlerinin ilgisizliği sorunun ana kaynağı olabilir mi?...

Dünya ortalamasında ülkemiz insanı hayatını mükemmelliyetçilik ilkesine göre yaşamaya çalışıyor. Özellikle kültürümüzde kim ne der bakış açısı yerleşmiş durumda. Kusursuz güzel çocuk, sağlıklı güzel ya da yakışıklı eş, zenginlik, meslek gibi kavramlar sosyal statüde bireyler için temel alınıyor. Toplumun bu kavramlardan uzak kalan kısmı yok sayılıyor ya da pek fazla dikkate alınmıyor.

Özellikle engelli çocukların diğer çocuklara göre ihmal ve istismarı istatistiklerde ciddi boyutlara ulaştı. Bunun sebeplerinden en önemlisi aileden dışlanma, kabul görmeme, okuldan dışlanma ve sonunda toplumdan dışlanma ve kabul görmeme şeklinde karşımıza çıkıyor. Öncelikle çocukla karşılaşan ailenin olumlu tutumu ve çocuğa olumlu yaklaşımı bu oranların azalması ya da hiç yaşanmaması için çok büyük bir öneme sahip.

Ailelerin daha bilinçli ve çocuklarının yaşadıkları sağlık sorunlarında nasıl yaklaşması gerektiği konusunda daha bilinçli olmak için çaba göstermesi gerekiyor. Sosyal devletin üstlendiği rollerle engelli çocukların eğitimi, korunması ve topluma entegrasyonları ile ilgili bir çok çalışma yapılıyor. Fakat her doğum ya da sonradan meydana gelen engelliliğin sosyal devletin himayesinde bilinçli yaklaşımlarla ihmal ve istismarların yoğun olduğu düşünülen bölgelerde ortadan kaldırılması hedef alınmalı ve daha fazla bu konuda çalışma yapılmalı.

Çocukların yetiştirildiği aile ortamında kadının eğitimi, gelişmişliği, kültürü ve duruşu bu konuda çok önemli bir yeri var. Anneleri ile arasında bağ oluşan çocukların birliği, birbirini koruması ve paylaşımları çocuk ihmal ve istismarlarının önlenmesinde en önemli etkenlerden birisi. Bu bağ özellikle emzirme ile sağlanıyor ancak emzirme işlevini yerine getiremeyen annelerin besin alma sırasında çocuğu özellikle göğsünde tutup güven oluşturması da bu bağı gerçekleştirmede yardımcı olacaktır. Eğer anne hayatta değil ya da çocuğun yanında değil ise çocukla ilgilenen bireylerin aynı değerlere sahip olması çocuğa güven ve sevgi vermesi ihmal ve süstimallerin ciddi anlamda azalmasına neden olacaktır.

Günümüz dünyasının ana sorunlarından birisi etkileşimsizlik. Evlerden yükselen sesler tamamıyla TVlerden, cep telefonlarından veya tabletlerden geliyor. Çocuk cıvıltılarıyla dolup taşamayan hanelerin dışında sokaklarda da aynı tarzda zararlı yüksel desibel manyetik sesler yükseliyor. Çocuk kreşlerinde bağırarak çocukları ürküten öğretimciler eğitimin her safyasında karşımıza çıkıyor. Aileden topluma gürültü istismarları çocuğun peşini hiç bırakmıyor.

Çocuk ihmal ve istismarlarında çözüm; sorunların tesbit edilmesi, çözüm önerilerinin getirilmesi ve uygulanması ile ardından mutlaka ve mutlaka denetimidir.

Aile hekimlerinin aileleri ziyaretleri tesbitlerde bulunmak açısından önemli rol oynuyor. Bununla birlikte çocuğun aileden sonra iletişim kurduğu ilk kurum sağlık ekibidir bunu takiben kreş ve okullar geliyor. Eğitimcilerin çocuk ihmal ve istismarları açısından eğitimi, çocuğa yaklaşımı ve güven vermesi de toplumsal farkındalık oluşturulmasında ikinci adımdır. Annelerin doğumdan sonra baba ile birlikte çocuk eğitimi ve gelişimi ile ilgili eğitim kitapçıkları oluşturulmalı, içeriğinde engelli çocuklarında yer alığı bu kitaplarda ailenin çocuk için önemi duygusal bağ kavramlarına fazlası ile yer verilmelidir. Zorunlu eğitim kapsamında çocuklu ailelere de anne baba sertifikası zorunluluğu getirilmesi ise gerçekten abartılı olmazdı.

Önemli olan sorunların oluşmadan önlenmesidir. Öyleyse her türlü olumsuzluklar hakkında ebeveynlerin ve çocukların eğitilmesi gerekir. Çocuklar toplumun temeli, geleceğin sahipleridir, onlar için yapılan hiç bir çalışma boş ya da önemsiz değil aksine bireysel ve toplumsal sorumluluğun en önemli adımıdır. Hayat boyu öğrenmenin asıl temeli çocukken atılıyor. Çocuklara geleceğin liderleri ve büyükleri şeklinde yaklaşım, onlara gülümseme, özgüven aşılama, takdir etme, güven verme ve cesaretlendirme birkaç anahtardır. Her çocuk özeldir, her çocuk diğerinden farklıdır lütfen çocuklarımızı kıyaslamayalım.

Sevgilerimle,

08 Mart 2016

 

Değerlendir (Henüz oy almamış)