Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Haberler

Medyanın Engellilere Bakışı Paneli

Resim: Bir kameraman ve kameranın siyah silüet resmi.

Medyanın Engellilere Bakışı konulu panelde uzman haberci eksikliği vurgulandı. Engelli konusunda uzmanlaşan gazeteciler olması gerektiğini belirten konuşmacılar...

"Medyanın Engellilere Bakışı" konulu panelde uzman haberci eksikliği vurgulandı. Engelli konusunda uzmanlaşan gazeteciler olması gerektiğini belirten konuşmacılar, medyanın engelliler konusunda görme özürlü davrandığına dikkat çektiler.

İstanbul- Medyanın engelliler konusunda yaptığı hatalı haberlerin yarattığı sorunlar ve hak ihlalleri TGC 3. Babıali Şenliği'nin son gününün gündem maddesi oldu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Turgay Olcayto’nun moderatörlüğünü yaptığı “Medya Gözüyle Engelliler” paneli Sultanahmet Parkı’ndaki Amfi Tiyatro’da düzenlendi.

Çok sayıda izleyicinin katıldığı panele, Sakatlar Federasyonu Başkanı Cemal Mardan, Görünmeyen Gazete Yazıişleri Müdürü F. Mehmet Moray, Omurilik Felçliler Derneği Başkanı Ramazan Baş, Posta Gazetesi yazarı Yavuz Kocaömer engellilerin yaşadıkları sorunlar anlatıldı.

Görünmeyen Gazete Yazıişleri Müdürü F. Mehmet Moray, TGC tarafından düzenlene panelde, devlet bütün sorumluluklarını üzerinden atmak gibi bir lükse sahip olmadığını söyledi. Moray, sivil toplum örgütleri ve diğer örgütler, yerel yönetimler engellilere duyarsız kalmamaları gerektiğini ve yardımlarında medyayı kullanılıp ajitasyon yapmamaları gerektiğini belirtti. Moray şunları söyledi:

“Sivil toplum örgütleri ve diğer örgütler, yerel yönetimler bir şeyler yapacak. Devletin de bazı sorumlulukları olacak. Nasıl bir sorumluluk bu? Yerel yönetimler diyecek ki benim vatandaşıma sivil toplum örgütleri aracılığıyla ortopedik engellilerin yürüyebileceği akülü araç, tekerlekli sandalye, görme engellilerin yürüyebileceği beyaz baston veriyorum. Onların kullanabileceği ulaşım araçlarını düzenlemekle mükelleftir. Şimdi bu yok. bakıyorsunuz yerel yönetimler yanlarına aldığı 1-2 STK ile ortak etkinlik yapıyorlar. Efendim biz tekerlekli sandalye dağıtıyoruz. Yerel yönetimciler bunları siyasi malzeme olarak kullanıyor. Engelli üzerinden kimse siyasi rant elde etmeye kalkışmasın. Dolayısıyla biz tekerlekli sandalye veriyoruz, beyaz baston veriyoruz diye medyayı kullanıp ajitasyon yapmasınlar” dedi.

“Bu sorun eğitimle çözülür”

Ayrımcılık aile içerisinde oluştuğunu hatırlatan Moray konuşmasına şöyle devam etti:

“Kültür ailede başlar. Ayrımcılık aile içerisinde oluşur. Engelliye aile farklı davranır. Aslında ortada bir himayecilik bir korumacılık vardır. ‘Sen şunu yapamazsın, sen bunu yapamazsın sobayı yakamazsın.’ Bu himayecilik neden kaynaklanır. Aile engelli çocuğunu düşündüğü için değil. Engelli çocuğunun başına bir iş geldiğinde ne cevap veririm diye düşünür aile. Dolayısıyla biz demokrasiyi insan haklarında teşkil etmek istiyorsak bireyi birey olarak kabul etmek zorundayız. Engeli kendisi değil bizim dışımızdaki unsurların yaratığını kabul etmek zorundayız. Onun de kendi çapında başarılarının olabileceğini olanak sağladığımızda yapabileceğini kabul etmek durumundayız. Şöyle düşünün bundan 10 yıl önce Ankara İstanbul arasını 8 saatte alıyorduk. Ama bugün 6 saate kadar düştü. Demek ki engel bir şekilde ortadan kaldırılabiliyor. Eğer bize protez niteliğindeki araçları kullanmamız sağlanabilirse, o zaman biz de önümüzdeki engelleri biz kendimiz aşmış olabiliriz. O zaman benim de sağlam insanlardan bir farkım kalmaz. Olaya medyanın da toplumun da bu şekilde bakması gerekiyor. Bu da ancak eğitimle çözülebilir.”

Haber bilerek araştırılarak yapılmalı

Omurilik Felçliler Derneği Başkanı Ramazan Baş’da haberi bilerek araştırarak yapmak çok önemli olduğunu vurguladı. Baş, etik olmayan, bilim dışı haberlerle birilerinin hayatını sürükleyebilirsiniz uyarısında bulunarak şöyle devam etti:

“Bu konuda uzmanlaşmış haber yapmaya çok ihtiyacımız var. Konu çok uzun önemli ama küçük bir anımla anlatmak istiyorum. Bayramda TRT’den aradılar. Trafik kazalarıyla ilgili vatandaşı uyarıcı bir konuşma yapmamı söylediler. Konuşmam bittikten 5 dakika sonra Hatay’dan Silahlı Kuvvetleri’nde görevli bir albay arkadaşım beni aradı. Marmara Bölgesi’nde jandarma albayıyken kazaları önlemek amacıyla bir çalışma yapmış. Konuşmamı dinlediğini bir de bana merhaba demek için aradığını söyledi. O anda konuşmam binlerce trafik kazalarını önlemeye yetti. Onun için medya iyi ki var, keşke biraz da doğru olabilse. Kısaca şunu söylemek istiyorum. Ben bir medya mensubuyum. Türkiye’de engelleri en ağır şekilde yaşamış bir insanım. Ayrıca sivil toplum kuruluşu üyesiyim. Sorun hepimizin sorunu. Bu sorunları hepimiz. Yıllardır hiçbir yardım almadan toplum bilincini oluşturmak için medyada görev yaptım. Profesyonelce bu işi yapan insanlar işlerini daha sorumlu, daha ciddi anlamda yapmalı. Mutlaka özel bilgilerle donatılmış halde yapmalı ki sorunlar çok daha rahat çözümlenebilsin. Medyanın gücü gerçekten bu ülkede çok fazla. Umarım sorunlar bundan sonra daha ciddiye alınır.”

04.10.2010 -  Cumhuriyet

Değerlendir (Henüz oy almamış)