Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Röportaj

Onlar Görme Engellilerin En İyi Arkadaşı ‘Rehber Köpekler’

Rehber Köpekler Derneği kurucuları Maggie Moore ve Nurdeniz Tunçer: Derneğimiz, rehber köpeklerin alıveriş merkezlerine, restoranlara, toplu taşıma araçlarına girişine izin vermeleri yolunda çalışmalar yürütüyor.

Sağlıklı olan biri bile bazen ülkemizde gezerken, alışveriş yaparken, toplu taşıma kullanırken zorlanıyor. Bir de bizimle aynı koşullara sahip olmayan görme engellileri düşünsenize! Tam da bu noktada görme engelli bireylere kılavuzluk ederek onların hayatını kolaylaştıran ‘rehber köpekler’ devreye giriyor. Bu köpeklerin kullanımı ülkemizde pek yaygın değil ve bilinmiyor. Ama İngiltere Büyükelçisi Richard Moore’un görme engelli eşi Maggie Moore ve görme engelli avukat Nurdeniz Tunçer’in kurduğu Rehber Köpekler Derneği ülkemizdeki görme engellilerin hayatına ışık gibi doğuyor. Biz de Moore ve Tunçer’in kapısını çalarak yaşadıkları ve dernekleri hakkında konuştuk.

MAGGI MOORE

Star rehberlik etme konusunda eşimden daha başarılı

Kendinizden bahseder misiniz?

Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisinin eşiyim. İki buçuk yıldır Ankara’da yaşıyorum. On yaşıma kadar görebiliyordum sonra genetik bir rahatsızlık sonucu görme kabiliyetimin yaklaşık yüzde doksanını kaybettim. 30 yaşıma kadar görüş oranım sabit kaldı. Ama o yaşımdan beri görme kabiliyetim biraz daha bozulmaya başladı. Şu anda ise normal görüş oranım yüzde üç civarında.

Nasıl karar verdiniz bir rehber köpek almaya?

Çünkü görme kabiliyetim gittikçe kötüleşiyordu ve bir şekilde bağımsızlığımın elimden kayıp gitmekte olduğu hissine kapıldım. Özellikle de çok iyi aydınlatılmış bir binadan karanlık bir sokağa çıktığımda, çok az görebildiğimi ve kendime hiç güvenemediğimi farkettim. Özgüvenim azalıyordu ve bu durumu değiştirmek istedim.

Bir gününüz nasıl geçiyor Star’la?

Pek çoğumuz gibi, Star’ın uyandığında ilk yapmak istediği şey tuvalete gitmek oluyor. Dolayısıyla, gün başladığında ilk işim onu tuvaletini yapabilmesi için dışarı çıkartmak oluyor. Sonra ona mamasını veriyorum. Çok sıkı bir diyeti var. Bütün gün boyunca iki kap kuru köpek maması yiyor sadece. Bir kap sabah ve bir kap da akşam. Onun dışında çok ender olarak ödül bisküvileri gibi şeyler yiyebiliyor ve ödül bisküvisi yiyebildiği zamanlarda da ne yediğini çok sıkı bir kontrolden geçiriyoruz. Bu disiplinin bir nedenide şu: Star her an benimle birlikte ve ne zaman tuvalete gitme ihtiyacı olacağını tahmin edebilmem ve midesini bozacak bir şey yemediğinden emin olmam gerekiyor. Ayrıca Rehber Köpek Derneği, rehber köpeklerin kilolarının kontrolü konusunda da çok sıkı. Bir köpeğin şişmanlamasına izin verilmesini hayvana kötü muamele edilmesi olarak görüyorlar ve bir rehber köpek sahibinin, köpeğin kilosuna özen göstermediğini düşünürlerse, köpeği sahibinden alma hakları var.

Star, evde bu özel koşum takımını takmıyor. Evimde kendi başıma rahat bir şekilde hareket edebiliyorum. Koşum takımını dışarı çıkarken kullanıyoruz ve Star, bana yol gösteriyor. Mesela yolda karşıma çıkan engellerin etrafından dolaştırıyor beni ve bir kaldırıma ya da merdivene veya basamağa geldiğimizde duruyor. O zaman ben de ayağımla bu kaldırımın ya da basamağın ne kadar yüksek olduğunu kontrol ediyorum. Caddeyi geçmemiz gereken bir yere geldiğimizde, karşıdan karşıya geçmemizin emniyetli olup olmadığına ben karar veriyorum. Ama gitmek istediğim yere beni götüren Star oluyor. Ofisteyken, kuafördeyken, alışveriş yaparken ya da arkadaşlarımla otururken, Star sessizce yanımda oturuyor ve ayağa kalkıp tekrar hareket etme vaktimiz gelinceye dek bekliyor. İnanılmaz sabırlı bir köpek ve çok uzun saatler boyunca huzursuzlanmadan sakince bekleyebiliyor. Star’ı aldığımdan beri gerçekten onsuz olmak istemiyorum. Ender de olsa, yanımda o olmadan dışarı çıkmak zorunda kaldığımda, özgüvenim Star yanımdayken hissettiğim kadar yüksek olmuyor. Eşimi gerçekten çok seviyorum ama itiraf etmem gerekirse, Star bana rehberlik etme konusunda eşimden çok daha başarılı bir iş çıkartıyor!

“Köpeğin kilosuna özen gösterilmediği düşünürlerse, dernek sahibinden geri alma hakkıha sahip.”

MAGGI MOORE

Türkiye’ye ilk geldiğinizde engellilerin yaşamı ile ilgili neler hissettiniz?

Türkiye’de bir rehber köpek geleneği olmadığından, buraya ilk geldiğimde Star ile gitmek istediğim yerlere girişte zorluklar yaşıyorduk. Tabii ki bu çok doğaldı çünkü kimse bir restoranta ya da otele neden bir köpek getirmek istediğimi anlayamıyordu. Ama Türkiye bu konudaki bilincini şimdilerde gerçekten arttırdı.

Her görme engelli ya da görme sıkıntısı yaşayan için rehber köpek kullanımı çözümdür demek yanlış olur. Bu kişisel bir tercih olduğu kadar, hayatınızda bir köpeğe yer olup olmadığıyla ilgili bir mesele.

Belediyelerden yardım istiyoruz

Türkiye’de köpeklerden hem korkuluyor hem de birçok yere hayvanla girmek yasak bu konuda neler düşünüyorsunuz ve bu durumun değişmesi için önerileriniz neler?

Türkiye’de köpeklerden gerçekten çok korkuluyor. İnsanlar Star’ı ilk koşum takımıyla gördüklerinde, bunun ne anlama geldiğini de bilmediklerinden, Star’ın tehlikeli ve vahşi bir köpek olduğu için bu takımı taktığını düşünüyorlar. Oysa Star’ın tehlikeli olmakla alakası yok! İnsanlara hep şunu söylüyorum: Star’ın onları ısırmasından ziyade onların Star’ı ısırma ihtimali daha yüksek. Ama insanları rahatlatmanın en iyi yolu, rehber köpeklerin ne oldukları, ne kadar iyi eğitimli oldukları ve ne kadar sakin, nazik ve uysal oldukları konusunda bilinç geliştirmek. Derneğimiz, böyle bir bilinç geliştirmemize yardımcı olmaları için Türkiye’deki pek çok belediye ile ortak çalışmalar yapmaya başladı bile. Belediyelerden, yerel işyerlerinin rehber köpeklerin girişine izin vermeleri için bilgilendirilmeleri konusunda bize yardımcı olmalarını rica ediyoruz. Sonuçta, eğer sahipleri gitmek istedikleri yere vardıklarında içeri alınmayacaklarsa, bu köpekleri sahiplerini gitmek istedikleri yerin ön kapısına bağımsız bir şekilde götürmek üzere eğitmemizin hiçbir anlamı yok demektir. Mesela tekerlekli sandalyedeki birine, bir alışveriş merkezine ya da restorana girebileceğini ama bunun için tekerlekli sandalyesini dışarıda bırakması gerektiğini söylediğinizi düşünün. Bu çok saçma bir talep olmaz mı? Aynı şekilde, görme engelli birinden rehber köpeğini dışarıda bırakmasını istemek de bir o kadar saçma. Şu ana kadar bu konuda gördüğümüz destek bizim için gerçekten çok teşvik edici oldu ve bu destek artarak devam edecekmiş gibi görünüyor.

Rehber köpek verilecek adayın yürüyüş hızı, yaşadığı evinin, çalışıyorsa iş yerinin konumu köpekle uyum sağlayıp sağlayamayacağı gibi birçok  değerlendirmeler yapılıyor.

NURDENİZ TUNÇER

Başkasına bağımlı olmadan yaşayabilirsiniz

Görme durumunuz zamanla azalmaya başlamış. Nasıl oldu hikayenizi anlatabilir misiniz?

Her şey on yaşımda, müzik dersi alırken notaları müzik defterimin porte aralığına yazamadığımı fark ettiğimizde başladı. Kısa bir zaman içinde hayatımda ciddi değişmeler meydana geldi. Bakıyorsunuz, görüyorsunuz ama görüntü, anteni düzgün çalışmayan eski bir televizyonun ekranı gibi... Ama bu eğitime meraklı bir çocuk olarak beni hiç yıldırmadı. Hâkim olan dedemden etkilenerek sekiz yaşında avukat olmaya karar verdim. 2003 yılından itibaren hukuki danışman olarak çalışıyorum.

Rehber Köpekler Derneği’ni kurma fikri nasıl doğdu?

İngiltere büyükelçisinin eşi Maggie Moore hanımla tanıştıktan sonra benim de sosyal ve iş hayatımda rehber köpeklerin olması gerektiğine karar verdim. Sonrasında da dernek kurmaya karar verdik.

Bu köpeklerin sizlere ne gibi faydası var?

Öncelikle güvenli bir şekilde bağımsızlığınızı kazanıyorsunuz. Günlük yaşamda herkese çok basit görünen şeylerin görme engelliler için zor olan kısımları var. Bu bağlamda rehber köpek hayatınızı kolaylaştırıyor ve bir başkasına bağımlı olmadan yaşayabiliyorsunuz.

Hangi cins köpekler seçiliyor ve nasıl bir eğitimden geçiyorlar?

Labrador ve Golden cinsi köpekler seçiliyor. Safkan olmaları ve genetik bir hastalıkları olmaması da önemli. Köpekler yaklaşık iki yıl kadar eğitim görüyorlar. Önce bir yıl gönüllü ailelerde temel eğitim veriliyor. Bu sırada derneğimiz tarafından sürekli kontrol altında oluyorlar. Haftada bir eğitmenimiz rehber köpeklerin gelişim sürecini kontrol ediyor.

Köpeğin bakımıyla kişi kendi mi ilgileniyor?

Rehber köpeği olan engellinin kesinlikle köpeğinin bakımından sorumlu olması gerekiyor. Rehber köpek sahibi olmak isteyen görme engelli en az dört hafta bir eğitmen eşliğinde rehber köpekle yaşama konusunda eğitim alıyor.

Rehber köpeğe sahip olmanın koşulları nelerdir?

Her görme engellinin bir rehber köpeğe sahip olmasını çok isteriz ancak önce değerlendirmeler yapılıyor. Köpekle uyum sağlayıp sağlayamadığınız gibi ciddi değerlendirmeler var.

08.08.2016 - Star

Değerlendir (Henüz oy almamış)