Özel Eğitimle ilgili Bir Yasa Önerisi

Bu günlerde Özel Eğitim Okullarının yaygınlaştırılmasına ilişkin bir yasa önerisinin meclisin gündemine geldiği konusunda duyumlar aldım. Bir önceki yazımda “Özel Engelli Okulları” yerine “Kaynaştırma” eğitimini ön plana çıkarmanın önemi üzerinde durmuşken, bu tasarıyı duymak içimi burktu.

Yakın bir tarihte gerçekleştirilen Engelsiz Yaşam Fuarında bir sivil toplum kuruluşunun standına yaptığım ziyarette de ne tesadüf, benzeri bir konuyla karşılaşmıştım. Engellilere yönelik bir üniversite açılması konusunda hazırlıklar olduğu belirtiliyordu.

 

Pek tabii ki engelli çocuklarımızın genel eğitim kurumlarında eğitim görmesi pek kolay değil. Tesis, teknoloji, uzman eğitim kadrosu gibi birçok olanağı var etmek gerekir ki bunları sağlamak  zaman ister. Zaten sanırım bu nedenle bir tarihte Özel Engelli Eğitim Kurumları yoluna gidilmiş...

 

Nitekim engellilerin eğitiminde bizden çok daha ileri konumda olan ülkelerde de süreç böyle başlamış. Yani önce özel eğitim okulları var edilmiş, ama daha sonra bunlardan uzaklaşılmış.

 

İnsanları ırklarına, dinlerine, cinsiyetlerine göre ayrıştırmak birçok olumsuzluğu beraberinde getirdiği için bu tür yaklaşımlar çağdışı olarak kabul ediliyor. Nasıl ki kadın okulu, Roman okulu, fakir okulu gibi ayırımlar yapılmıyorsa, insanları engeli var diye ayrı okullara göndermek de hatalı. Hele hele ülkemizde engellilik konusunda bilinç o kadar düşük ki, böyle bir bölünme, toplumu bütünleştireceğine daha da ayırmaya ve bir arada yaşamayı bilemeyen insan toplulukları yaratmaya yol açacaktır. Oysa ki, daha küçük yaştan itibaren, yani ana okulundan itibaren engelli-engelsiz çocukları bir arada okutmak gerekir ki birbirini anlayan insanlarımız olsun. Bu sayede hem engeli olan özgüven kazansın, diğerleri de ona karşı nasıl davranacağını öğrensin, bu sayede arkadaşlık etsinler, kaynaşsınlar; ileriki yaşlarda da aynı iş ortamında birlikte çalışsınlar. Unutmayalım ki, engel diye tanımladığımız sınırlamaların önemli bir bölümü kendilerini engelsiz zannedenlerin kafalarındaki engellerdir.

 

Bu düşünceyle hareket eden batı toplumlarında artık özel eğitim kurumu diye bir kurum yok. Okulların her türden engele hazırlıklı olması, olanaklarını ona göre şekillendirme yükümlülüğü var. Bu yüzden de öğretmenlerin sınıflarında karşılaşacakları engelli öğrenciye karşı nasıl davranacağı konusunda bilinçlendirilmeleri ve desteklenmeleri gerekiyor. Bu yüzden zaman zaman sınıfta iki öğretmen bulundurmak ihtiyacı hasıl oluyor.

 

Nitekim öğretmenlerin sınıfta hangi engel durumuna göre nasıl bir yol izleyeceği, nasıl davranacağına ilişkin iki web sitesinden söz edebilirim. Yetişkin eğitimine yönelik olarak www.ettad.eu ve orta öğretime yönelik www.qatrain2.eu. Bu sitelerin hazırlanmasında bizzat görev aldım ve Türkiye’de de kaynaştırma eğitimi kavramının yaygınlaşacağını ümit ettim. Oysa bu yasa tasarısı, bu istikameti tersine çevirecek bir anlayışı yansıtıyor. Şu anda da engeli olan öğrencilerin eğitim sürecinde ihtiyaç duyacakları desteği nasıl alacakları konusunda bir web sitesi hazırlanıyor (www.q4s.eu veya www.engelsizegitim.com adreslerinden girilebiliyor).  Bu site henüz yapım aşamasında olduğu halde kullanıma açıldı. Nitekim Engelsiz Yaşam Fuarı dolayısıyla Engelsiz Kariyer ve Yaşadıkça web sitelerinden yapılan duyurular nedeniyle siteye giren engelli arkadaşlarımızdan çok olumlu geribildirimler geliyor. İşitme engeli olan bir genç arkadaşımız gönderdiği e-posta’da bu sitedeki bilgileri çok faydalı bulduğunu ve böyle bir sitenin varlığını görmekten çok mutlu olduğunu belirtmiş. Engelinden dolayı gördüğü ayırımcılıktan kurtulabileceği konusunda ümitlendiğini ve yüreklenerek karşılaştığı sorunlarla ilgili daha başka tavsiyeler istediğini görmek beni çok duygulandırdı.

 

Geçtiğimiz hafta bu bilgi kaynaklarıyla ilgili olarak OZİDA ile yaptığımız görüşmeler de ümit vericiydi. Örneğin,  hem engelsizegitim.com, hem de qatrain2.eu ve ettad.eu sitelerine OZİDA web sitesinden link verilmesi kararlaştırıldı. Bu vesileyle burada Sn Ömer Alıçcı ve başkan Sn Bekir Köksal’a tekrar teşekkür ederiz.

 

Umarım bu yasa önerisi mecliste dikkate alınmaz ya da reddedilir ve genel eğitim kurumları tüm engelli öğrencilerimize kucak açmaya devam eder. Bu tür bilgi kaynaklarının da desteğiyle gerek öğretmenler gerekse öğrenciler engelleri aşmada daha güçlü adımlarla ilerleyerek toplumda ihtiyacını duyduğumuz bütünleşme sağlanır.

 

Bu vesileyle hepinizin yeni yılını kutlarım.

 

27.12.2010