Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Rehan Yarmaoğlu

Özten’in Sorusu

1998 yazıydı. Şehrin sıcağından, kalabalığından bir nebze olsun uzaklaşmak için 3-5 günlüğüne Kuzey Ege kıyılarına, Edremit, Ayvalık dolaylarına gitmeye niyetlenmiştik.

Aynı dönem, çok kıymetli bir ağabeyimiz, oğlu Özten’in sağlığına iyi gelir umuduyla oksijen cenneti Kaz Dağı eteklerinde bir ev tutmuştu. Oralara varınca şöyle bir kapıdan uğrayalım dedik. Deyiş o deyiş,  neredeyse tüm tatilimizi orada geçirdik.

Özten o dönem 12 yaşındaydı. Gözlerinden yaşam sevinci, zeka ve ışık fışkırıyordu. Herşey gayet yolunda giderken, Özten’in bedeninde bir anda güç kayıpları oluşmuş ve Özten, “kas erimesi” hastalığı teşhisi ile okulundan, sokaklardan, arkadaşlarından uzak düşmüştü. Hastalığı ileri bir sahfaya taşınmış olduğu için, Özten’in vaktini geçirebildiği tek faaliyet televizyon seyretmekti. Beraber geçirdiğimiz o günlerde, bana bu durumun O’nu çok sıktığından dem vurmuş ve hastalığının ilk dönemine yani ellerini kullanıp bilgisayar oyunları oynayabildiği günlerine özlem duyduğunu belirtmişti.

“Acaba benim gibi olanların bilgisayar kullanması için değişik birşeyler var mıdır Rehan abla?  ” diye sormuştu.

Bu sorunun cevabı hakkında hiçbir fikrim yoktu. Kolları sıvayıp geçtim internetin başına.

İlk araştırmalarım ümit kırıcıydı. Evet değişik fareler, klavyeler ve joyistikler vardı dünyada ama hiçbiri Özten’in ihtiyacını gideremeye yetmiyordu.

Derken bir gün “Assistive Technology” (Yardımcı Teknoloji) diye bir başlığa rastladım. O gün,  varlığından dahi haberdar olmadığım yeni bir dünyanın kapısından ilk adımı attığım gündü. Bu dünyada galiba Özten ve kaderdaşları için pek çok engel kilidini açan  anahtarlar sunuluyordu…

Derken, vizeydi, biletti, oteldi falan derken, 1 yıl sonra 99 yazında kendimi ABD’de bir “Ass.Tech”  fuarında,  ağzım hayretle bir karış açık gezinirken buluverdim.

Bu dünyaya ait edindiğim ilk bilgiler, ilk gözlemlerim şöyle idi:

Ass.Tech, 1960’larda, önce ABD, akabinde ise Kanada, İngiltere, Avustralya ve İskandinav ülkelerinde  engelli için “yaşam kalitesini arttırıcı” ürünler geliştirmek  amacıyla oluşmuş bir teknoloji alanıydı. Aslen bilişim teknolojilerine bağlı değildi ancak 1980’lerde yaşanan Bilişim Devrimiyle ürünlerinin çoğunluğu bu platformda işler hale gelmişti.

Ass.Tech ürünlerinin temel  hedefi, bedensel kısıtlamalarından ötürü iletişim yetileri zedelenmiş insanlara farklı iletişim kanalları sağlamak ve böylece okuryazar olmalarına, eğitim almalarına, kendilerini sözlü/yazılı ifade etmelerine, bir meslek icra etmelerine, yaşama aktif katılımlarına, kısacası toplumdan, hayattan soyutlanmalarına çözüm üretmekti. 

Teknolojinin ilk prototip ürünleri, üniversiteler bünyesinde teknoloji uzmanları ve fizyoterapist, pedagog, eğitmen… gibi engellileri yakından tanıyan profesyonellerin oluşturduğu çalışma grupları tarafından tasarlanmıştı.

Her engel grubu için, engel türüne özel ürünler olmasına rağmen, karma engeller için bu ürünlerin yapboz parçaları gibi farklı kombinasyonlarla yan yana, beraber kullanılması söz konusuydu. Okurken işleyişini bir türlü anlayamadığımız bu çözümler, kullanıcılar tarafından bir fiil kullanılırken görüldüğünde açık seçik anlaşılır hale geliyordu.

Çağımızın Einstein’ı, ALS hastası İngiliz Astrofizik profesörü Stephan Hawking, bu teknolojinin bir nevi temsilcisi, çok başarılı ve tanınmış bir kullanıcısı idi. 

Kesin sınırlarla ayrılmasa dahi, bebek, çocuk ve ergen engelliler için çözüm üreten, sunan kurumlarla, erişkinlere yönelik ürün üreten kurumların profilleri birbirinden epeyi farklı idi.

Çocuk ve ergenlere ait çözümler büyük çoğunlukla “Özel Eğitim”e hizmet ediyordu. Kurum çalışanlarının neredeyse tamamı özel eğitim öğretmenleri idi. Bu kurumların stantları, her daim, her yaştan özel eğitim öğretmeni hanımların akınındaydı.  Zaten fuar ziyaretçilerinin neredeyse %90 gibi bir oranını özel eğitim öğretmenleri oluşturuyordu.

Engelli çocuklar ve onların teknoloji desteğiyle eğitim almasına yönelik ilk temel bilgilerimi, o cesur ve aktivist öğretmenlerden aldım.

Dilimize ve Türkçe Windows sistemlerine uyumlayarak ülkemiz engelli çocuklarına sunduğumuz ilk çözümlerimiz yine o yürekli, kendilerini mesleklerine adamış özel öğretmenlerin gönülden desteği ve bilgi paylaşımıyla gerçekleşti.

O fuardan elimizde pek çok değişik ürünle geldik.

Önümüzde uzun bir yol, yapılacak pek çok iş vardı. Her şeyden önce, tüm ürünlerin bizim dilimize ve sistemlerimize uyarlanması gerekiyordu.  Sonra ülkemizi bu teknolojiden haberdar etmemiz ve ihtiyaç sahipleriyle çözümleri buluşturmamız gerekiyordu.

Özten bana bir soru sormuş, ancak cevabını alamadan aramızdan ayrılmış, artık bir melek olmuştu. Sorusu ile yaktığı fener o kadar çok yaşıtının hayatını aydınlattı ki! 

Senin de ışığın daim olsun Özten’im. Nurlar içinde yat.

30.03.11

Değerlendir (9 oy, ortalama 5.00 yıldız)
Yorumlar
sgurbey
Teknoloji ile engeller aşılabiliyor....
Sayın Yazarım, Öncelikle bu güzel bilgileri bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim.
Teknoloji ile engellerin aşılabileceğini görmüş olmak güzel ama tabi herkes bu teknolojiye ulaşamıyor. Ben ayağa kaldıran bir tekerlekli sandalyem olsun istiyorum ama bunu sosyal güvencemiz kapsamında alabilmek için bile birsürü hukuki yolu aşmak gerekiyor. Sonunda alabilecekmiyim bilmiyoruma ve şunu da düşünüyorum acaba aldığımda onu kullanabilecek şu anki sağlığa sahip olabilecekmiyim(?) Saygılarımla..