Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Ali Haydar Koyun

alihaydarkoyun@hotmail.com

Sözde Değil Özde İdareciler Lazım Biz Engellilere

Ali Haydar Koyun

Malatya Söz Gazetesinde haftalık yazmaya başladığım köşe yazılarım aynı zamanda bir çok haber sitelerinde de yayınlanırken şimdi ki yeni adresim yasadikca.com oldu. Yıllardır engelliler konusunda güçlü kamuoyu oluşturan ve Türkiye’nin ilk engelliler haber ve bilgi portalı yasadikca.com sitesinde siz değerli okurlarla birlikte olmanın heyecanı içinde yeni yazımı gündemdeki en önemli “erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik” konusuna vurgu yaparak paylaşmak istedim. Unutmadan bana bu fırsatı veren Yasadikca.com ailesine de teşekkür ederim.

Yaşasın, nihayet takvimler 7 Temmuz 2015 tarihini gösterdi...

O gün sabah yataktan kalkarken güne daha farklı gözlerimi açıp uyandım.

Pencereden odaya usul usul süzülen güneş odamı ve dünyayı gülümseyerek ısıtırken bir başka güzel geldi bana.

O gün ülkemizde yaşadığı söylenen ancak her nedense görmezden gelinen %12.29 oranındaki engellilerin, yani benim, yani senin, yani hepimizin en mutlu günü.

Yaşasın mutluluk. Yaşasın özgürlük…

Yıllardır özlemini çektiğimiz ve hasret kaldığımız özgürlüğümüze nihayet bugün kavuştuk.

Dört duvar arasında cezaevi hayatı yaşamamız, kafesteki kuşlar gibi gökyüzüne hasret kalmamız nihayet bitiyor.

Özgürlüğümüzü kısıtlayan her şey sona eriyor.

Artık yağan yağmur altında ıslanmayı, sokaklara caddelere çıkarak kaldırımları arşınlamayı, oyun parklarında oynayıp zıplamayı bizlerde yapabileceğiz.

İstediğimiz yolda, sokakta, caddede düşme korkusu yaşamadan yürüyebileceğiz.

İstediğimiz resmi veya özel ulaşım araçlarına rahatlıkla binip inebilecek ve istediğimiz yere gidebileceğiz.

İstediğimiz kamu veya özel kurum ve kuruluşa gidip kendi işimizi halledebileceğiz.

İstediğimiz eğitim kurumuna gidip akranlarımızla arkadaşlarımızla birlikte okuyup yazarak eğitimimizi alabileceğiz.

İstediğimiz mağazalara gidip kendi zevkimize göre beğendiğimiz kıyafetlerimizi deneyerek alabileceğiz.

İstediğimiz camiye, cemevine veya diğer ibadethanelere gidip istediğim yerde, istediğim safta durup ibadetimi yapabileceğim ve dini görevlerimi yerine getirebileceğim.

İstediğimiz düğün salonlarına kardeşlerimizin veya davet edildiğimiz akraba düğünlerine gidip katılabileceğim,

İstediğimiz mevlit salonlarına vefat eden akraba veya tanıdıkların mevlidine gidip katılabileceğim.

İstediğimiz lokantaya ve pastaneye ailemle, arkadaşlarımla, dostlarımla giderek yemeğimi yiyebileceğim, lavabosunu kullanabileceğim.

İstediğimiz sinema ve tiyatro salonuna gidip beğendiğim ve izlemek istediğim oyunu veya filmi izleyebileceğim.

İstediğimiz tuvalete gidip en doğal ihtiyaç olan tuvalet ihtiyacımızı hiç utanmadan saklamadan yapabileceğim.

İstediğimiz gibi hiç kimseye minnet etmeden, muhtaç olmadan gönlümüzce doya doya gezebilecek, dolaşabilecek ve özgürlüğün, bağımsızlığın hazzını sindire sindire yaşayabileceğiz bugünden itibaren…

Daha saymakla bitiremeyeceğimiz kadar konularda özgürlük bizi bekliyor bundan sonra.

Takvimler 7 Temmuz 2015 gününü gösterdiği gün engelsiz bir Türkiye’ye engelsiz bir Malatya’ya kavuştuk nihayet…

Bunların söylenmesi, düşünülmesi bile beni, sizi, hepimizi nasıl da heyecanlandırıyor, nasıl da mutlu ediyor…

Ancak üzülerek belirteyim ki tüm bunların bir tanesi dahi gerçek değil. Gerçek olmasına da imkân yok.

Çünkü yaşadığımız ülke sözde duyarlı ancak özde duyarsız idarecilerin bol bulunduğu, yasaların keyfi ve adamına göre uygulandığı, sigara yasağıyla ilgili yasanın uygulanmasında gösterilen iradenin ne yazık ki konu engellilerle ilgili 5378 sayılı yasa olunca gösterilmediği bir ülke olan Türkiye.

En üst düzeydeki idarecilerimizden en alttakine kadar birçok yetkilimiz engelli yasasının uygulanmasında gereken dikkati ve hassasiyeti göstermedi. Bu gidişle de gösterecekleri yok. 

Engellilerden sorumlu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün bulunduğu bakanlık binası dahi engellilerin erişilebilirliğine ve ulaşılabilirliğine uygun olmadıktan sonra varın gerisini siz düşünün.

2005 yılında yasanın çıkmasıyla 7 yıllık bir süre verilmiş, bu süre dolduğu zaman iki engelli düşmanı milletvekili tarafından yasa değişikliği öneri verilmiş ve yasa 1+2 yıl şeklinde uzatılarak 10 yıla tamamlanmıştı.

İşte uzatmaların da son günü olan 7 Temmuz tarihide gelip çattı. Şimdi ne yapılacak peki? Ne diyeceğiz şimdi. 

Diyecek çok şey var ancak şu an diyebileceğim tek söz yine ayrımcılığın fendi engelliyi yendi…

13.07.2015

Değerlendir (Henüz oy almamış)