Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Yard. Doç. Dr. Sibel Küçük

sibelkucuk40@gmail.com

Zihinsel Engelli Çocuk Ve Cinsel İstismar

Zihinsel engellilik beraberinde pek çok olumsuzlukla birlikte istismar edilme riskini de getirmektedir. Bunlardan biri ise cinsel istismardır.

Özellikle çocukluk çağı istismarları etkilerinin uzun dönem devam etmesi ve hasarının kalıcı olabilme ihtimali taşıması açısından önem taşımaktadır. Genel olarak tüm istismarlar arasında saptanması en zor olan istismar türü cinsel istismardır. Ancak toplum tarafından en çok bilinen istismar türü de yine cinsel istismardır.

Zihinsel engelli çocuklar;

-Toplumun zihinsel engelli çocuğu tanımaması ve davranışlarını toplumsal açıdan aykırı bulması,

-Başkalarının zihinsel engelli çocukların dezavantajlı konumlarından yararlanma isteği,

-Zihinsel engelli çocukların kendini ifade etmede zorluk çekmesi,

-Zihinsel engelli çocukların fiziksel olarak savunma yeteneğinin düşük olması,

-Zihinsel engelli çocukların istismarı açıkça ifade edememesi,

-Zihinsel engelli çocukların bakımları konusunda diğer bireylerin yardımına gereksinim duyması

gibi sıralanabilecek pek çok nedenle istismar davranışına daha çok maruz kalmaktadırlar. Ülkemizde cinsel istismara uğrayan çocukların %5.5’inin hafif zihinsel engelli çocuklar oluşturmaktadır ve ne yazık ki elimizdeki bu veriler oldukça sınırlıdır. Çünkü gelişmiş toplumlarda bile tüm cinsel istismarların ancak %10-15’inin bildirildiği bilinmektedir. Yani elimizdeki bu veriler buzdağının sadece görünün yüzünü yansıtmaktadır.

Zihinsel engelli çocuklar, kendilerine sunulan ilgi ve sevgiyi yargılama ve değerlendirmede yeterli olamadıklarından,  cinsel ilişki için yapılacak bir öneriyi ya da bir cinsel yakınlaşmayı, cinsel yönden kullanılabileceklerini bilmeden, sessizce kabul edebilirler ve bu durum onları çevrelerinden gelebilecek tehlikelere karşı daha açık hale getirmektedir. Ayrıca istismarı anlamlandıramadıklarından istismarların çok azı anlaşılabilmektedir.

Zihin gelişimi yavaş olsa da bedensel gelişimleri normal yaşları ile uyumlu oldukları için zihinsel engelli çocuklar cinsel gelişimlerini de yaşlar ile uyumlu olarak yaşamaktadırlar. Ancak bu cinsel gelişim istismarcılar tarafından kötüye kullanılabilmekte ve istismar olayı ortaya çıkabilmektedir. Genellikle anne ve babaların cinsel gelişimi göz ardı etme eğiliminde oldukları bilinmektedir. Yani çocuğun zeka gelişimi yaşına göre küçük ise ebeveynler cinsel gelişiminde zeka ve bilişsel gelişim ile paralel olacağını düşünmekte ve kimi zaman çocuk anlayamayacağı kimi zaman da gerek görmedikleri için cinsel gelişim hakkında çocukları ile paylaşımlarda bulunmamaktadırlar. Oysa ki çok ağır düzeyde olan zihinsel engel durumları haricinde özellikle hafif ve orta zihinsel engelli çocuklar kendilerine verilen sistemli ve düzenli bir eğitimle kendilerini cinsel istismardan korumaya yönelik davranışların en azından bir kısmını edilebilirler. Elbette burada unutulmaması gereken bir konu her bir çocuğa ait özel ve sürekli bir eğitim verilmesi gerekliliğidir.

Zihinsel engelli çocuklarla özellikle hafif düzeyde zihinsel engeli olanlarla cinsel gelişme ve istismardan korunma konusunda konuşulması gerektiği bilinmektedir. Ancak ebeveynlerin daha önce değindiğimiz gibi çoğunluğu bilerek ya da bilmeyerek çocukları ile bu konuları konuşmamaktadırlar. Engelli çocuğu sahip ebeveynlerle yaptığımız görüşmelerde aslında ebeveynlerin çocuklarına cinsel istismardan korunma konusunu konuştuklarını sanırken aslında sadece “temel cinsel bilgileri” verdiklerini görmekteyiz. Örneğin; çocuğu ile cinsel bölgelerin nereleri olduğunu konuştuğunu belirten bir anneye konuştukları konular sorulduğunda “adet dönemi ile ilgili” yada “kıllanma ile ilgili” konuştuğunu belirtebilmekte. Yani aslında çocuğunun cinsel istismardan korunması için gerekli eğitimi verdiğini düşünen bir anne aslında çocuğuna sadece cinsel gelişme ile ilgili eğitimler vermektedir. 

Zihinsel engelli bireylerin istismar edilme risklerinin yanında aslında çoğu zaman üzerinde durulmayan bir diğer konu ise cinsel istismarcı olabildikleridir. Yani zihinsel engelli çocuk ya da yetişkin hem istismar edilme hem de istismar etme potansiyeline sahiptir. Ancak cinsel istismarlar için geçerliliğini hala sürdüren istismarın gizlenmesi eğilimi genellikle aileleri bu sorunla başbaşa bırakmakta ve aileler çocuklarının cinsel gelişiminin farkında olmadıkları için cinsel yaşam sorunları ile birden bire karşılaşmakta ve maalesef bu sorunu büyük bir gizlilikle yaşamaktadırlar.

Burada yapılması gereken öncelikle ailelerin cinsellik, cinsel istismar ve istismardan korunma konularında bilgi eksikliklerinin giderilmesi, engelli çocuklara uygun cinsellik ve istismardan korunma eğitimlerinin verilmesidir. Engelli olmayan çocuklar için cinsel istismardan korunma eğitimlerinin başlangıcı olan okul öncesi dönem eğitimleri zihinsel engelli çocuklar için de yaş, bilişsel ve zeka gelişimlerine göre düzenlenmeli ve çocuklara bu eğitimler sistemli olarak verilmelidir. Unutulmamalıdır ki zihinsel engelli bireyler de gelişimleri oranında kendilerini korumayı öğrenebilirler ve öğrenmelidirler.

Zihinsel özürlü bireylerin cinsel açıdan istismar edilmesi ya da bu bireylerin bir başkasını istismar etmesi, genellikle bütün toplumlarda gizlenen bir durumdur. 

19.06.2015

Değerlendir (Henüz oy almamış)