
Engelli Araçlarında ÖTV Tartışması: “Hak Değil, Lütuf Gibi Sunuluyor”
Ulusal Kanal’da ekranlara gelen “Engelleme” programında, Uğur Becerikli’nin sunumuyla engelli bireylerin ÖTV muafiyetli araç hakkı tüm yönleriyle ele alındı. Yayında, son yasal düzenlemeler ve bu düzenlemelerin sahadaki etkileri çarpıcı değerlendirmelerle tartışıldı.
“Eşitlik İçin Var, Kısıtlama Aracına Dönüştü”
Program sunucusu Uğur Becerikli’nin moderatörlüğünde gerçekleşen yayına Türkiye Sakatlar Derneği Genel Başkanı Şükrü Boyraz ve arabulucu avukat Turhan İçli konuk oldu.
Boyraz, ÖTV muafiyetli araç düzenlemesinin çıkış amacının engelli bireylerin toplumsal hayata katılımını sağlamak olduğunu hatırlatarak, zamanla bu hakkın ciddi şekilde daraltıldığını vurguladı.
1970’li yıllarda engelli bireylerin toplu taşımaya erişememesi nedeniyle getirilen bu hakkın, bugün “kısıtlama aracına” dönüştüğünü belirten Boyraz, özellikle motor hacmi, fiyat limiti ve yerlilik oranı gibi kriterlerin yaşamı zorlaştırdığını söyledi.
“Devlet Destek Vermiyor, Sadece Vergi Almıyor”
Boyraz, en dikkat çeken çıkışını ise şu sözlerle yaptı:
Devletin engelli bireylere araç alımı için maddi destek sağlamadığını, sadece vergi almadığını vurgulayarak, buna rağmen fiyat sınırı getirilmesini eleştirdi.
Engelli bireylerin çoğu zaman kredi çekerek ya da borçlanarak araç alabildiğini belirten Boyraz, “Bu bir lütuf değil, eşit yaşama erişim aracıdır” dedi.
10 Yıl Kararı Tepki Çekti
2024 yılında yapılan düzenlemeyle ÖTV muafiyetli araç alım süresinin 5 yıldan 10 yıla çıkarılması da programın en tartışmalı başlıklarından biri oldu.
Boyraz, bu kararın “suistimal” gerekçesiyle alındığını ancak yanlış bir yaklaşım olduğunu savundu:
“Suistimal varsa denetle. Bütün engellileri cezalandırmak en kolay yol” ifadelerini kullandı.
Ayrıca Türkiye’de 10 yıl sorunsuz kullanılabilecek araç bulmanın zor olduğunu belirterek, bu sürenin pratikte ciddi mağduriyet yarattığını dile getirdi.
Hukuki Süreç Devam Ediyor
Avukat Turhan İçli ise konunun hukuki boyutuna dikkat çekti.
Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin temel amacının eşitlik olduğunu hatırlatan İçli, ÖTV muafiyetinin bu hakkın önemli bir parçası olduğunu söyledi.
İçli’ye göre son düzenlemeler, engelli bireylerin:
Ulaşım hakkını,
Toplumsal yaşama katılımını,
Bağımsız hareket edebilme özgürlüğünü, doğrudan etkiliyor.
Ayrıca Danıştay’ın bazı düzenlemeler için yürütmeyi durdurma kararı verdiğini ve konunun Anayasa Mahkemesi’nde de devam ettiğini belirtti.
“Suistimal Var Deniyor Ama Veri Yok”
Programda dikkat çeken bir diğer başlık ise “suistimal” iddiası oldu.
Sunucu tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yapılan bilgi başvurusunda, iddia edilen suistimallere dair verilerin paylaşılmadığı açıklandı.
Bu durum, “gerçekten yaygın bir suistimal var mı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Yeni Düzenleme Ne Getiriyor?
Meclis gündemindeki yeni düzenlemeye göre:
%40 ve üzeri engelli bireylerin araç alım hakkı yeniden düzenleniyor,
Motor hacmi sınırlarında değişiklik planlanıyor,
Ancak fiyat limiti ve yerlilik oranı tartışması devam ediyor.
Uzmanlara göre bu düzenleme, sorunun kökünü çözmekten uzak.
“Mücadele Yöntemi Değişmeli”
Programın en çarpıcı çıkışlarından biri de mücadele yöntemlerine yönelik oldu.
İçli, klasik yöntemlerin artık etkili olmadığını belirterek daha sert ve sürekli eylemler gerektiğini savundu.
“Sesimizi duyurmak için daha güçlü ve kararlı bir mücadele şart” diyerek sivil hareket çağrısı yaptı.
“Sadaka Değil, Eşitlik”
Programın sonunda söz alan Şükrü Boyraz, tartışmayı net bir cümleyle özetledi:
Engelli bireylerin talebinin ayrıcalık değil, eşit yaşam koşulları olduğunu vurguladı.
“Biz sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” diyerek çağrısını yineledi.
ÖTV muafiyetli araç düzenlemesi, sadece bir vergi meselesi değil; erişilebilirlik, eşitlik ve insan onuruna yakışır yaşam hakkının tam merkezinde duruyor.
Sosyal medya hesaplarımız:
İnstagram sosyal medya hesabı için tıklayın
Linkedln sosyal medya hesabı için tıklayın
X sosyal medya hesabı için tıklayın
Facebook sosyal medya hesabı için tıklayın
Kaynak: Yasadikca.com



