Engelli HaklarıHaberlerSağlık

Engelli Emekliliğindeki Hak Kayıpları TBMM Gündeminde: Yasin Öztürk Bakan Işıkhan’a 6 Soru Yöneltti

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, 7538 sayılı Kanun sonrasında engelli bireylerin emeklilik süreçlerinde yaşandığı belirtilen hak kayıplarını ve geçiş dönemindeki sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Öztürk, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr.  Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.

Öztürk’ün 7 Ekim 2026 tarihli ve 7/137 sayılı soru önergesinde; özellikle 2008 yılı Ekim ayından önce sigortalı olan engelli çalışanların, 15 Ocak 2025’te yürürlüğe giren 7538 sayılı Kanun sonrasında emeklilik kriterlerinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle karşılaştıkları durumlar ele alındı.

7538 sayılı Kanun’la, 2008 yılı Ekim ayından önce sigortalı olan çalışanlar bakımından engellilik nedeniyle vergi indirimine dayalı yaşlılık aylığı uygulaması sona erdirilirken, yeni başvuruların çalışma gücü kaybı tespiti ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi öngörüldü.

Önergede, değişiklik sonrasında özellikle emekliliğine günler veya aylar kalan, mevcut mevzuata göre emeklilik planı yapan ya da SGK’dan emeklilik koşullarına ilişkin bilgi alan kişilerin durumuna dikkat çekildi.

“Bir gecede değiştirilen koşullar hukuki güvenlik sorunu doğuruyor”

Yasin Öztürk, soru önergesinin gerekçesinde engelli bireylerin çalışma hayatına katılması ve üretime emek vermesinin Sosyal Devletin yerine getirmesi gereken temel sorumluluklardan biri olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ancak engelli bir çalışanın yıllarca çalışarak prim ödemesi, emeklilik koşullarını önceden bilmesi ve sağlık durumuna göre hayatını planlaması; bu koşulların bir gecede değiştirilmesinin sonuçlarını ortadan kaldırmaz.”

Önergede, özellikle emekliliğine günler veya aylar kaldığını, SGK’dan bilgi aldığını veya mevcut mevzuata güvenerek işinden ayrıldığını belirten kişilerin başvurularının yeni düzenlemeye göre reddedilmesinin hukuki güvenlik ve sosyal adalet açısından sorun oluşturduğu ifade edildi.

Öztürk, 15 Ocak 2025’te yayımlanan 7538 sayılı Kanun’la 2008 yılı Ekim ayından önce sigortalı olan çalışanlar bakımından engellilik nedeniyle vergi indirimine dayalı yaşlılık aylığı uygulamasının sona erdirildiğini ve yeni başvuruların çalışma gücü kaybı tespiti üzerinden değerlendirilmesinin öngörüldüğünü hatırlattı.

Geçiş hükmü ve kazanılmış haklar tartışması

Soru önergesinde, geçiş sürecinde eski koşullara göre emekliliğe çok yaklaşmış kişilerin beklentilerini ve başvuru süreçlerini koruyacak kapsamlı bir geçiş hükmünün öngörülmediği savunuldu.

Önergede ayrıca TBMM’deki kanun görüşmeleri sırasında değişikliğin engelli sigortalılar açısından hak kaybına yol açabileceğinin dile getirildiği, kazanılmış hakların korunacağı ve hak kaybı yaşanmayacağı yönündeki açıklamaların güvence altına alınması gerektiğinin belirtildiği ifade edildi. TBMM kayıtlarında da 7538 sayılı Kanun görüşmeleri sırasında bu konudaki kaygıların dile getirildiği görülüyor.

Önergede vaka örneklerine de yer verildi

Önergede, konuya ilişkin bir dernek tarafından iletilen katılımcı beyanlarına da yer verildi.

Buna göre bazı kişiler emeklilik başvurularının kanunun yürürlük tarihinden hemen önce veya sonra yapılması nedeniyle farklı koşullara tabi tutulduklarını belirtirken, bazı kişiler ise uzun süre engelli kadrosunda çalışmalarına rağmen emeklilik değerlendirmesinde çalışma gücü kaybı bakımından farklı sonuçla karşılaştıklarını ifade ediyor.

Beyanlarda ayrıca işini kaybettiğini, çalışamadığını veya düzenli gelirden yoksun kaldığını bildiren kişilerin bulunduğu; bazı kişilerin ise kontrol muayenesi sonrasında emekli aylıklarının kesildiğini belirttiği aktarıldı.

Önergede sunulan vaka örneklerinde uzuv kaybı, kanser, epilepsi, KOAH ve ağır ortopedik hastalıklar gibi çalışma hayatını doğrudan etkileyebilecek sağlık sorunlarının bulunduğu belirtilerek, söz konusu iddiaların kişisel sağlık bilgileri korunarak SGK kayıtları ve kararları üzerinden incelenmesi gerektiği ifade edildi.

“Sorun yalnızca ölçütün değişmesi değil”

Önergede şu değerlendirmeye yer verildi:

“Sorunun özü, engelli bireylerin emekliliğe erişimini sağlayan ölçütlerin değişmesinden ibaret değildir.”

Aynı sağlık sorunlarıyla yıllarca çalışan, vergi indiriminden yararlanan ve emeklilik hakkını mevcut kurallara göre planlayan kişilerin yeni sistemde farklı bir değerlendirmeyle karşılaşmasının, emekliliğine çok yaklaşmış kişileri de etkileyen bir geçiş adaleti sorunu olduğu belirtildi.

Önergede ayrıca sağlık raporundaki engellilik oranı ile çalışma gücü kaybı değerlendirmesinin farklı amaç ve yöntemlerle yapılmasının yalnızca teknik bir ölçüt değişikliği olmadığı, bunun kişinin aylık bağlanıp bağlanmayacağını, gelirini ve çalışma hayatını doğrudan etkilediği vurgulandı.

Öztürk, yeni uygulamanın kaç kişiyi etkilediğinin, başvuruların hangi gerekçelerle reddedildiğinin, önceki aylıkların hangi koşullarda kesildiğinin ve emekliliğine kısa süre kalmış kişiler için herhangi bir geçiş düzenlemesi yapılıp yapılmayacağının kamuoyuna açık ve denetlenebilir şekilde açıklanmasını istedi.

Bakan Işıkhan’a 6 soru

Yasin Öztürk’ün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını istediği sorular şöyle:

1) 7538 sayılı Kanun’un 15 Ocak 2025’te yürürlüğe girmesinden bugüne kadar, engellilik nedeniyle yaşlılık aylığı talebinde bulunan kaç sigortalının başvurusu sonuçlandırılmıştır? Başvuruların kaçı kabul edilmiş, kaçı reddedilmiş, kaçı inceleme veya itiraz aşamasındadır? Bu veriler sigortalılık statüsüne, ilk sigortalılık tarihine ve çalışma gücü kaybı oranına göre nedir?

2) Yeni düzenleme kapsamında çalışma gücü kaybı tespiti istenen sigortalılardan kaçının daha önce vergi indirimi kapsamında engellilik belgesi veya sağlık kurulu raporu bulunmaktaydı? Bu kişilerden kaçının eski belgesindeki engellilik derecesi ile SGK değerlendirmesindeki çalışma gücü kaybı sonucu farklı çıkmıştır?

3) Vergi indirimi belgesi ve önceki sağlık kurulu raporları bulunan kişilerin yeni başvurularında bu belgeler hangi ölçüde dikkate alınmaktadır? Eski raporlar ve kararlar, yeni değerlendirme sürecinde hangi gerekçelerle yeterli görülmemekte veya yeniden incelemeye alınmaktadır?

4) Başvurusu reddedilenlerin kaçına “çalışma gücü kaybı koşulunu karşılamadığı”, kaçına prim günü veya sigortalılık süresi koşulunu karşılamadığı, kaçına başka gerekçeler bildirilmektedir? Ret gerekçeleri Bakanlığınızca düzenli olarak sınıflandırılıp yayımlanmakta mıdır?

5) 13 Ocak 2025’te SGK’dan emekli olabileceğine ilişkin yazı aldığını, ancak başvuru veya işten ayrılış işlemleri 15 Ocak sonrasına kaldığı için eski koşullardan yararlanamadığını bildiren kişiler bulunmaktadır. Bu tür yazı ve bildirimler SGK tarafından hangi hukuki sonuç doğuracak şekilde değerlendirilmektedir? Bu kişilerin geçiş düzenlemesiyle korunması için bir çalışma yapılmakta mıdır?

6) Eski mevzuata göre emekliliğine günler veya aylar kaldığını, emeklilik beklentisiyle işinden ayrıldığını ya da ekonomik kararlar aldığını bildiren sigortalılar için özel bir geçiş hükmü getirilmesi düşünülmekte midir? Düşünülmüyorsa, bu kişilerin hukuki güven ve öngörülebilirlik beklentisinin hangi düzenlemeyle karşılandığı açıklanacak mıdır?

Haber: Yaşadıkça Engelli Haberleri Sitesi

Yaşadıkça

Engelliler Haber ve Bilgi Sitesi

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu