
Kamusal alanda görünmez kılınan engelli kadınlar için ekonomik sıkıntılar sadece başlangıç. Psikolojik şiddet ve ayrımcılıkla eve hapsedilen engelli kadınlar, katlanarak artan bu dışlanmaya karşı somut çözümler bekliyor.
Ayşe Çalışkan tek koluyla bir dönem makrome yaparak geçimini sağlamıştı.
Engellilerin kamusal alandaki görünürlüğü çok az. Engelli kadınlar söz konusu olduğunda ise bu durum daha vahim.
Temmuz ayında engelli aylıklarına yapılacak artış gündemde olsa da yüksek enflasyon karşısında bu desteklerin daha ilk günden eridiği bir gerçek. Ancak engelli kadınlara göre mesele, sadece geçim sıkıntısı değil.
Ekonomik yoksunluk yalnızca başlangıç, psikolojik şiddet, aile içi baskı, eğitimden sistematik biçimde koparılma ve iş hayatında karşılaşılan ayrımcılık, birçok engelli kadını ev içine hapseden adeta görünmez bir zincir. Engelli kadınların ise talebi açık, hayatın her alanında katlanarak artan dışlanmaya ve şiddete karşı somut çözümler üretilmesi.
Bu kadınlardan biri de İstanbul Beylikdüzü’nde yaşayan 48 yaşındaki Ayşe Çalışkan.
Çalışkan, 11 yaşında geçirdiği bir kazanın ardından uygulanan yanlış tedaviyle bir kolunu kaybetti. Dirseğinden itibaren bir kolu kesilen Çalışkan açıktan ortaokul ve lise eğitimini tamamladı. “Engelli biri olduğum için dışlandım ve ailem de okutmadı. Yaşadığım baskılardan ve psikolojik şiddetten ötürü küçük yaşta psikolojik destek bile gördüm” diyerek yaşadıklarını aktaran Çalışkan, yıllarca “Engelli kız çalışamaz”, “Çolaksın sen yapamazsın” gibi cümlelerle mücadele ettiğini anlattı. Bin bir çabayla okulu bitirdikten sonra iş hayatına atıldığını söyleyen Çalışkan “Bu baskıları kendi evimde de gördüm. İşe gitmek için ayakkabım elimde sokağa kaçtığım oldu. Çalıştım, çabaladım. Birkaç sene sonra evlendim ve çocuğum oldu. Evlenmeden önce de ‘Engellisin seninle kimse evlenmez’ diyorlardı. Çocuğum okula başlayınca da emekli oldum” dedi.
Makrome Bile Yaptı
Pazarcılık, makrome gibi çeşitli işlerde çalıştığını anlatan Çalışkan, şu an iş aradığını ifade etti. Çalışkan “Normal şartlarda piyasada engelli alımları var ve İş-KUR buralara yönlendirme yapıyor. Ben bir günde Levent tarafında elimde CV ile kapı kapı dolaşarak 20 tane firma gezdiğimi bilirim ama hiçbirinde işe alınmadım. Bazen firmalar bizi dışlıyor. Hatta bir firma bana, ‘Sen evinde otur, biz sana paranı verelim ama sen gelme’ teklifinde bile bulundu. Çünkü engellileri topluma kazandırmak istemiyorlar. Bazen muhatap dahi bulamıyoruz” dedi.
Çalışkan, verilen engelli aylığının da yetersiz olduğunu ifade ederek “Çok az, kime yeter ki? Devlet bunu 20 bin liraya çıkarabilir ya da asgari ücret seviyesine getirebilir. Çünkü evden çıkamayan engelli bireylerin bez, medikal malzeme ve sağlık giderleri çok daha yüksek oluyor” diye konuştu. Çalışkan kadınların ev içindeki iş yüküne de işaret ederek “Evde temizlik hizmeti konusunda da devlet destek olmalı. Birçoğu sağlık hizmetlerine, evde fizik tedaviye ve desteğe erişemiyor. Bu hizmetlerin de kesinlikle artırılması şart. Hatta emekli olsak dahi evde çalışabiliyorsak buna olanak sağlanmalı” dedi.
Sadaka Kültürü Dayatıldı
İstanbul Şişli’de yaşayan Ece Devrim ise 2014 yılında karşıdan karşıya geçerken hızla gelen aracın çarpması sonucu yürüyemez hale geldi. Devrim’in bacağındaki engeli kazadan sonra yüzde 70’e çıktı. Bir sene yatağa bağımlı yaşadı. Vücudunun sağ tarafındaki hareketleri kısıtlı. Arkadaşlarının yurtdışından getirttiği tekerlekli sandalyeyle dışarı çıkan Devrim de engelli kadınların kamusal alandaki görünürlüğünün azlığından dert yandı. Devrim, “Engelli erkeklerle engelli kadınların sorunları kesinlikle bir değil; bu çok net bir durum. Çevrenizde kaç tane engelli kadın görebiliyorsunuz? Genellikle engelli erkekler dışarıda daha fazla dolaşıyor. Engelli kadınlar maalesef toplumsal alanda dahi görünmüyor, çoğu yaşadığı psikolojik baskıdan evden dışarı bile çıkamıyor” dedi.
Ece Devrim, yıllarca sokaklarda seyyar satıcılık yaptı.
Engelli kadınların iş bulmakta zorluk yaşadığını ifade eden Devrim, şöyle devam etti: “Ben defalarca İş-Kur’a gittim, kaydım da var ancak her seferinde ‘Biz size döneriz’ diyerek geçiştirdiler ve hiçbir zaman geri dönüş yapmadılar. En azından kendi işimi kurabilirim düşüncesiyle KOSGEB’den eğitim aldım, diplomalarımı da aldım ama hiçbir işe yaramadı. Bana üretim odaklı, benim mevcut durumumla yapmamın mümkün olmadığı saçma sapan projeler dayattılar. Sınırlı bir hareket alanım varken ben nasıl üretim yapabilirim? Sonuç olarak, aldığım eğitimlerin de diplomaların da hiçbir faydası olmadı.”
Verilen engelli aylığının yetersiz olduğunu ve mevcut giderleri karşılamadığını ifade eden Devrim, “Devleti yönetenler senelerdir topluma bir ‘sadaka kültürü’ dayattı. Bugün engellilere verilen üç kuruşluk maaş, devletin lütfu değil; sosyal devlet olmanın gerektirdiği bir ödevdir. Bu maaşlar, bir insanın hayatını onurlu bir şekilde idame ettirebileceği seviyede olmalıdır. Şu an verilen engelli maaşları çok yetersiz olmasına rağmen, insanlar bu ellerindeki azıcık geliri de kaybetmekten korktukları için seslerini çıkaramıyorlar ve susmak zorunda kalıyorlar” diyerek tepki gösterdi.
En Çok Psikososyal Şiddet Görüyorlar
Engelli kadınlar yaşamının her alanında zorluklarla mücadele ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO), UN Women Türkiye (Birleşmiş Milletler Kadın Birimi) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) son araştırmalarında şu veriler ön plana çıkıyor:
- Engelli kadınlar, diğer kadınlara kıyasla şiddete 10 kat daha fazla maruz bırakılıyor. Özellikle zihinsel ve psikososyal engeli olan kişilerde bu daha yüksek.
- Engelli kadınlar ve kız çocukları, engelli erkeklere kıyasla temel hak ve hizmetlere erişimde çok katmanlı bariyerlerle karşılaşıyor.
- Engelli kadınların %47’si sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşıyor.
- Engelli kadınların sadece yüzde 20’si çalışıyor.
- Engelli kadınlar arasında okuryazarlık oranı %62, engelli erkeklerde ise %84.
Bu Miktar Neye ve Kime Yeter?
Temmuz ayında engelli aylıklarına yapılacak artış gündemde ancak yılın başından bu yana ödenen mevcut tutarlar, yüksek enflasyon karşısında temel ihtiyaçları karşılamaktan çok uzak.
Engelli aylıklarında güncel veriler şöyle:
%40 – %69 engel oranı: 5.103,33 TL
%70 ve üzeri engel oranı: 7.655,00 TL
Sosyal medya hesaplarımız:
İnstagram sosyal medya hesabı için tıklayın
Linkedln sosyal medya hesabı için tıklayın
X sosyal medya hesabı için tıklayın
Facebook sosyal medya hesabı için tıklayın
Kaynak: BirGün



