
ÖTV İstisnalı Araç Alımının Aile Bakanlığına Devredilmesi Yeniden Gündemde!
Engellilere tanınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) istisnalı araç alma hakkının, Hazine ve Maliye Bakanlığından alınarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına devredilmesine yönelik hazırlıkların son aşamaya geldiği belirtiliyor. Yeni düzenlemede ÖTV muafiyetinin “sosyal yardım” kapsamına alınması gündemde bulunuyor.
Ancak düzenlemenin yasalaşması halinde araç alım şartlarının nasıl belirleneceği henüz net değil. Bu durum, engelli bireyler açısından önemli riskler barındırıyor.
Mevcut uygulamada, ÖTV Kanunu’nda yapılan son değişikliklerle kısıtlanmış olmakla birlikte vergi muafiyeti; bir hak kapsamında değerlendirilirken sosyal yardım kapsamına alınması durumunda bu hakkın; gelir kriteri, hane durumu, bakıma muhtaçlık ölçütleri veya idari takdir gibi unsurlara bağlanma ihtimali bulunuyor. Bu durum istisna kapsamından, her engelli bireyin eşit şekilde yararlanamaması sonucunu doğurabilir.
Engelli Hakları Uzmanı Ayşe SARI, ÖTV Kanunu’nda yapılacak değişikliklerin kamuoyu tarafından duyulduğu 2024 Haziran ayına dikkat çekerek “Hükümet tarafından, engellilerin ve engelli ailelerinin taraf olmadığı yerde engelliler adına karar alınmasını ve engellilerin haklarının tartışmaya açılmasını her zaman eleştirdiklerini, 26 Haziran 2024’de Engellilerin Haklarına Erişim Platformu olarak Ankara’da gerçekleştirilen basın açıklamasında da vurguladığı gibi, ÖTV istisnasının suistimal edilmesi ileri sürülerek hakkın kısıtlanmasının utanç verici olduğunu, suistimalin önlenmesinin Devletin sorumluluğu olduğunu, sorumluluğun yerine getirilmemesinin faturasının engellilere kesildiğini, ÖTV ile ilgili her türlü düzenlemenin; iyi niyetten uzak ve sonuçları bakımından zulüm olduğunu” ifade etti.
Haziran 2024’de hazırlanmış olan “ÖTV ve KDV kayıpları-Engelli Araçlar” ile ilgili 2 teklifi hatırlatan SARI, basın açıklamasında; “Birinci alternatifte yazanlar bu hakkı kullanılamaz hale getirirken ikinci alternatif, hakkı tamamen ortadan kaldırıyor” uyarısı yaptığını, engelli örgütlerinin tüm itirazlarına rağmen araç alımında 10 yıl şartının ve %40 yerlilik oranının, 24 Aralık 2024 tarihinde yasalaştığını; yerlilik oranının gelmesi ile özellikle gerçek yararlanıcılar olarak bedensel engelliler tarafından, bu hakkın kullanılamaz hale geldiğini” belirtti.
SARI, hak ihlalleri yaşanırken 17 Mayıs 2025 tarihinde TBMM’de kurulan Engellilerin Sorunlarını ve Çözüm önerilerini Araştırma Komisyonunun TBMM’ye sunacağı raporu beklediklerini belirterek “son 2 yıl içindeki hak kayıplarının raporda nasıl yer aldığını, nasıl açıklandığını ya da nasıl mantığa oturtulduğunu ve sorunların çözümü için nelerin önerildiği merak ediyoruz. Bizler, yarın ya da öbür günü beklerken birçok engelli birey ve ailesinde olduğu gibi bıçağın kemiği delip geçtiğini biliyoruz. Bizler, hakların; tasarruf tedbirlerine kurban edildiğinin de farkındayız. Özel eğitimdeki 27 yaş sınırına, erken emeklilik şartlarının ağırlaştırılmasına, evde bakım aylığının kesilmesinde sosyal hizmet heyetine tanınan geniş yetkiye, engellilerin istihdamında sayının azaltılmasına, ÖTV ile ilgili düzenlemelere, bakım kurumlarında ve okullarda engellilere yönelik şiddete ve diğer hak kayıplarına karşı engelli bireylere ve ailelerine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın, engellilere ve ailelerine bir açıklama yapmasının zamanı geldi de geçti bile” dedi.
ÖTV Kanunu’ndaki değişikliklerin iptali için Anayasa Mahkemesine açılan dava devam ederken 2024 yılındaki teklif metninde bulunan 2’nci alternatifin yani “ÖTV Kanunu’ndaki istisnanın kaldırılması, teşvikin sosyal yardım şeklinde yapılması, engellilerin gelir durumları ve alınacak araçların yerli olması vb. kriterler esas alınarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına nakit destek verilmesi” konusunun gündeme gelmesi söz konusu. Araçlarda yerlilik oranı şartının, Kanun’a yazıldığını biliyoruz. Olası düzenlemeyle birlikte:
Araç alımında gelir sınırı getirilebilir,
Muafiyet yalnızca belirli engel gruplarıyla sınırlandırılabilir,
Süre, araç tipi ve kullanım koşulları daha da daraltılabilir,
İdari değerlendirme süreçleri uzayabilir ve belirsizlik artabilir.
Bunun yanı sıra, geçmiş yıllarda yapılan düzenlemeler sonrası hak alanlarının kademeli olarak daraltılması, yeni uygulamanın mevcut kazanımları sınırlayabileceği yönündeki kaygıları artırıyor. Özellikle bağımsız yaşam, ulaşım hakkı ve sosyal hayata katılım açısından araç sahibi olmanın önem taşıdığı engelli bireyler için bu değişiklikler ciddi sonuçlar doğurabilir.
Olası bir yasal değişiklik sonrası, sözde ÖTV istisnası ile araç alma hakkının, tamamen kaldırılması olarak görülmeyecek olabilir. Ancak sosyal yardım kapsamına alınarak erişimin zorlaştırılması ve kapsamın daraltılması söz konusu olursa; gerçek yararlanıcılar için bu hakkın tamamen ortadan kaldırıldığını söylemek mümkün. Bu durum, engelli bireylerin günlük yaşamlarını sürdürürken daha fazla ekonomik ve sosyal engelle karşılaşmasına yol açabilir.
Yeni düzenlemenin yürürlüğe girip girmeyeceği ve içeriğinin nasıl şekilleneceği henüz kesinleşmiş değil. Ancak belirsizlik süreci, araç almayı planlayan engelli bireyler için ciddi bir risk alanı oluşturuyor.
Sosyal medya hesaplarımız:
İnstagram sosyal medya hesabı için tıklayın
Linkedln sosyal medya hesabı için tıklayın
X sosyal medya hesabı için tıklayın
Facebook sosyal medya hesabı için tıklayın
Kaynak: Yasadikca.com



