
Ayağımın Kesilmesinden Çok İnsanların Tavrı Üzdü
Eskişehir’de yaşayan engelli kadınlar, sağlık hizmetlerinden ulaşıma, kaldırımlardan sosyal desteklere kadar günlük yaşamda karşılaştıkları sorunları anlattı.
Ayağımın kesilmesinden çok insanların tavrı üzdü
Tekerlekli sandalye kullanan kadınlar, fiziksel engeller kadar toplumun önyargılarıyla da mücadele ettiklerini belirterek, “Bizim zorluğumuza bir zorluk daha eklenmesin” çağrısında bulundu.
Eskişehir’de yaşayan engelli kadınlar, günlük yaşamda karşılaştıkları sorunları dile getirdi. Sağlık hizmetlerine erişimden toplu taşımaya, kaldırımlardaki erişilebilirlik eksikliğinden engelli maaşlarına kadar birçok konuda sıkıntı yaşadıklarını belirten kadınlar, en büyük yarayı ise toplumun bakış açısının açtığını söyledi.
“Ayağımı değil, insanların tavrını unutamıyorum”
Üç yıl önce sol bacağını kaybeden Fethiye Erbilgin, yaşadığı sürecin hem fiziksel hem de psikolojik açıdan son derece yıpratıcı olduğunu anlattı.
Ayağının kesilmeden önce ambulans desteği alamadığı için özel ambulansla Eskişehir Şehir Hastanesi’ne gitmek zorunda kaldığını söyleyen Erbilgin, hastaneye yatışının üçüncü gününde ampute edildiğini ifade etti.
Organize Sanayi Bölgesi’nde uzun yıllar aşçılık yaptığını belirten Erbilgin, engelli kaldıktan sonra çalışma hayatından tamamen uzaklaştığını söyledi.
Dokuz doktorun değerlendirmesi sonucunda kendisine “oturarak çalışabilir” raporu verildiğini belirten Erbilgin, bunun yaşamın gerçekleriyle örtüşmediğini dile getirdi.
“Ben tek başıma ayağa kalkamıyorum, ihtiyaçlarımı karşılayamıyorum. Minibüse nasıl bineceğim, işe nasıl gideceğim?” diyen Erbilgin, protez sayesinde ancak son birkaç aydır ev içinde yürüyebildiğini söyledi.
Çalışmak istediğini ancak buna uygun istihdam imkânlarının oluşturulması gerektiğini belirten Erbilgin, “Devlet bana oturduğum yerden yapabileceğim bir iş imkânı sağlasa çalışırım. Ayakta çalışacak durumda değilim” dedi.
En çok insanların yaklaşımına kırıldığını dile getiren Erbilgin, “Ayağımın kesilmesinden çok beni insanların tavrı üzdü. Engellilerin yaşam hakkı yokmuş gibi davranılıyor. Bizi sadece seçim dönemlerinde hatırlıyorlar” ifadelerini kullandı.
“Kaldırımlar ve toplu taşıma hâlâ erişilebilir değil”
Hatice Uysal ise Eskişehir’de erişilebilirlik konusunda hâlâ önemli eksiklikler bulunduğunu söyledi.
Tramvay durakları, kaldırımlar ve iş yerlerindeki rampaların yetersiz olduğunu ifade eden Uysal, özellikle kaldırımların araçlar ve iş yeri malzemeleriyle işgal edilmesinin tekerlekli sandalye kullanan bireylerin hareketini zorlaştırdığını belirtti.
Belediye otobüsü şoförlerinin engelli yolcular konusunda daha fazla eğitim alması gerektiğini söyleyen Uysal, “Şoförler çoğu zaman otobüsü kaldırıma tam yanaştırmıyor ya da aracı alçaltmıyor. Bu yüzden güvenli şekilde inip binemiyoruz. Engelli bireylere nasıl yardımcı olunacağı konusunda daha fazla farkındalık oluşturulmalı” dedi.
“Yağmur olukları bile bizim için engel”
Tekerlekli sandalye kullanan Çiğdem Çalışır ise kentteki altyapı eksikliklerine dikkat çekti.
Özellikle kaldırımlarda bulunan açık yağmur oluklarının büyük risk oluşturduğunu belirten Çalışır, bu alanların ızgara sistemiyle kapatılması halinde tekerlekli sandalye kullanıcılarının çok daha güvenli hareket edebileceğini söyledi.
“Ağır engelli raporlarımız düşürülüyor”
Pervin Yıldırım ise engelli sağlık raporlarının yeniden değerlendirilmesiyle birçok kişinin hak kaybı yaşadığını öne sürdü.
Daha önce ağır engelli statüsünde bulunduğunu ancak rapor oranının düşürülmesi nedeniyle hem haklarını hem de maaşını kaybettiğini ifade eden Yıldırım, “Evde bir bardak su bile taşıyamıyorum ama ağır engelli raporum düşürüldü. Bu nedenle birçok kişinin maaşı kesildi” dedi.
Engelli aylıklarının yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını belirten Yıldırım, “Aylık 5-7 bin lira arasında değişen desteklerle geçinmek mümkün değil. Kimseye muhtaç olmak istemiyoruz. Bize insanca yaşayabileceğimiz bir gelir sağlansın” diye konuştu.
“Biz zaten mücadele ediyoruz, bir de insanlar engel olmasın”
Fethiye Erbilgin, engelli bireylerin yalnızca ekonomik değil sosyal yaşamda da dışlandığını söyledi.
Katıldığı el sanatları kurslarında bile zamanla engelli bireylerin geri planda bırakıldığını ifade eden Erbilgin, toplumun bakış açısının değişmesi gerektiğini belirtti.
Doğuştan değil, bebeklik döneminde yapılan bir iğne nedeniyle engelli kaldığını anlatan Erbilgin, “Biz de çocuk büyütüyoruz, ev geçindiriyoruz, anne oluyoruz, baba oluyoruz. Kimse bize engel olmasın. Biz zaten hayatın zorluklarıyla mücadele ediyoruz. İnsanlar bizim zorluğumuza bir zorluk daha eklemesin” sözleriyle çağrıda bulundu.
Kaynak: esgazete.com



