
Okul Yönetimi: “Okulumuz Çocuğunuza Uygun Değil!”
Ders zili tekrar çalarken, hak temelli çalışan sivil toplum örgütleri olarak aynı kararlılıkla tekrarlıyoruz: Hiçbir çocuğumuz ve hiçbir ailemiz yalnız değildir!
Serap Dikmen, Yenigün Gazetesi Engelli Hakları Köşesi’nde, engelli çocukların ve ailelerinin karşılaştığı hak ihlallerine karşı günlük ve geçici çözümler üretmek yerine, yasal başvuru yollarını esas alan bir tutum sergilemek zorunda olduğumuzu vurguluyor. Bireysel tavizlerle veya anlık “idare etmelerle” yasa ve yönetmeliklerin uygulanmamasına göz yumduğumuzda, ileride kendi çocuklarımızın da benzer ihlallerle tekrar tekrar karşılaşmasına zemin hazırlamış oluyoruz.
Mücadelemiz sadece kendi evladımız için değil. Öncelikle tüm engelli çocukla- rın eğitime eşit, erişilebilir ve ayrımcısız ulaşabilmesi için sorumluluk hissetmek gerekiyor.
İstanbul Barosu Engelli Hakları Merkezi tarafından yayımlanan “Eğitimde Sağlamcılığa Hayır! Engelli Çocukların Eğitim Hakkı İçin Veli Rehberi”, tam da bu hak arama bilincini sahada güçlendiren önemli bir kaynak olarak hazırlandı. Rehberin de altını kalın harflerle çizdiği üzere; eğitim bir ayrıcalık veya lütuf değil, kamunun eksiksiz yerine getirmek zorunda olduğu temel bir yükümlülüktür.
Okul zilinin çaldığı bugün, iki konuyu önceliklemenin sırası.
Okul yönetimlerinin “Okulumuz çocuğunuza uygun değil”, “Önce RAM raporu getirin” ya da “Öğretmenimiz bu konuda eğitimli değil” diyerek kaydı reddetme veya başka okula yönlendirme yetkisi yok, bu argümanları sunanlar en hafif şekliyle bir eğitimci olarak görevlerini ihmal ediyor.
5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un 15. maddesi uyarınca engellilerin eğitim alması hiçbir gerekçeyle engellenemez. Okul öncesi ve ilkokul kayıtlarında önceden alınmış bir özel eğitim yerleştir- me kararının bulunması zorunlu değildir; kayıt derhal yapılmalı ve gerekli yerleştirme süreçleri okul yönetimi tarafından başlatılmalıdır.
Dolayısıyla aileler sözlü ret veya fiili yönlendirmelerle karşılaştıklarında bunu asla kabul etmemeli; okula kayıt talebini içeren yazılı bir dilekçe vererek evrak kayıt numarası almalı. 3071 sayılı Kanun uyarınca dilekçelere 30 gün içinde yazılı ve gerekçeli cevap verilmesi zorunlu. Cevap verilmediğinde veya olumsuz yanıt alındığında İlçe ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerine silsile yoluyla başvurular mutlaka yapılmalı.
BEP sürecini sadece “imza” değil, yasal hak takibi olarak yürütmek
Okullar bugün açıldı. Şimdi çok önemli bir adım bizleri bekliyor: Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP)
Özel eğitim öğrencilerinin akranlarıyla eşit koşullarda öğrenim görebilmesi için çok önemli olan BEP sürecinin sağlıklı işletilmediği hepimizin malumu.
Velinin, yani ebeveynin BEP’i hazırlayan birimin doğrudan üyesi olduğunu aklınızdan çıkarmayın. BEP, öğretmenlerin hazırlayıp velinin önüne sadece imzalaması için koyduğu formalite icabı bir evrak değildir. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği gereğince velinin katılımı okul idaresinin tak- dirine bırakılmış bir “iyi uygulama” değil, yasal bir haktır.
Standart ve kopyala-yapıştır ifadelere yer verilen BEP hazırlamanın yaygın olduğunu sahada deneyimliyoruz. Sizin katkılarınızla çocuğunuzun güçlü yönleri, iletişim ihtiyaçları, ders içi oturma düzeni ve sınav uyarlamaları gibi konuların toplantılarda somut kararlara bağlanmasını sağlayın.
Kaynaştırma öğrencisinin ders başarısı ve ölçme-değerlendirmesi genel müfredata göre değil, BEP hedeflerine göre yapılır. BEP’in sadece hazırlanması yetmez; yıl boyunca uygulanması, izlenmesi ve ihtiyaçlar değiştikçe güncellenmesi idarenin yükümlülüğüdür. Bu yükümlülüğü uygulamayan idareleri görevlerini yapmaları konusunda uyarın, gerekirse dilekçe verin.
Birlikte başaracağız
Hak temelli mücadelenin gücü, anlık Çözümlerden sıyrılıp dilekçe hakkıyla başlayan yasal hak arama yollarını kararlılıkla kullanmaktan geçer. Ebeveynlerin hak ihlallerini önlemek için yazacağı her resmi dilekçe, alacağı her evrak kayıt numarası ve katıldığı her BEP toplantısı, sadece kendi çocuğunun değil, gelecekteki tüm engelli çocukların eğitim hakkını koruyacaktır.
“Birlikte başaracağız” mottosuyla, eğitim hakkı gasp edilmek istenen tüm çocuklarımızın ve ebeveynlerimizin yanında durmaya devam edeceğiz.



