Sosyal SorumlulukEtkinlikler

Hiçbir Engelli Birey, Hiçbir Aile Yalnız Bırakılmamalı! Diyorsan İmzanla Destek Ol

Change.org Platformunda kullanıcı Özge Bora, ‘ENGELLİ BİREYLER, ENGELLİ EMEKLİLER VE BAKIM VEREN AİLELER İÇİN İNSAN ONURUNA YARAŞIR BİR YAŞAM İSTİYORUZ!’ başlığıyla hak temelli mücadele için kampanya başlattı.

Türkiye’de engelli bireyler ve onların yaşamlarını sürdürebilmeleri için bakım sorumluluğunu üstlenen aileler; ekonomik güvenceden eğitime, sağlıktan rehabilitasyona, erişilebilirlikten istihdama, sosyal güvenlikten emekliliğe ve bağımsız yaşama kadar hayatın hemen her alanında ciddi sorunlarla mücadele ediyor.

Çocuk, genç, yetişkin veya yaşlı…

Çalışan, iş arayan, çalışamayacak durumda olan veya emekli…

Doğuştan engelli olan veya sonradan engelli hale gelen…

Bedensel, görme, işitme, zihinsel, ruhsal, gelişimsel, süreğen veya çoklu engeli bulunan…

Düşük, orta veya yüksek düzeyde desteğe ihtiyaç duyan…

Ve onların yaşamı boyunca yanında olan aileleri ve bakım verenleri…

HİÇBİR ENGELLİ BİREY, HİÇBİR AİLE YALNIZ BIRAKILMAMALIDIR.

Engelli bireyler merhametin, yardımın veya fedakârlığın nesnesi değil; hakların öznesidir.

Biz ayrıcalık istemiyoruz.

Eşit yurttaşlık hakkımızın; Anayasa’nın, yasaların ve uluslararası sözleşmelerin tanıdığı hakların yalnızca kâğıt üzerinde kalmamasını, hayatın içinde gerçek karşılığının olmasını istiyoruz.

KAMPANYAYA İMZA VERMEK İÇİN TIKLAYINIZ

ENGELLİLİK YOKSULLUK SEBEBİ OLMAMALIDIR

Engellilik çoğu zaman beraberinde önemli ek yaşam maliyetleri getirmektedir.

Tedavi, rehabilitasyon, ilaç, medikal malzeme, ortez-protez, yardımcı cihaz ve teknolojiler, ulaşım, özel eğitim, kişisel destek ve bakım giderleri engelli bireylerin ve ailelerinin ekonomik yükünü ağırlaştırmaktadır.

Sosyal desteklerin belirlenmesinde engelli bireyin gerçek ihtiyaçlarının göz ardı edilmesini ve yalnızca aynı hanede yaşayan diğer insanların gelirleri üzerinden değerlendirilmesini adil bulmuyoruz.

Engelli bireyin kendi ekonomik durumu, engellilikten kaynaklanan ek giderleri ve gerçek destek ihtiyacı esas alınmalıdır.

Engelli aylıkları ve sosyal destekler insanları yalnızca hayatta tutacak seviyede değil, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilecekleri seviyede olmalıdır.

Evde bakım yardımının gelir kriterleri ve yararlanma koşulları da ailelerin gerçek yaşam ve bakım giderleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.

ENGELLİ EMEKLİLER: YENİ BİR HAK DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ!

Engelli bireylerin emeklilik hakkı bu mücadelenin vazgeçilmez parçalarından biridir.

Yıllarca çalışan…

Primlerini ödeyen…

Devletin koyduğu kurallara güvenen…

Kendilerine tanınmış emeklilik koşullarına göre hayatlarını ve geleceklerini planlayan engelli bireylerin emeklilik beklentilerinin sonradan yapılan sistem değişiklikleri nedeniyle mağduriyete dönüşmemesi gerekir.

Engelli bireyler yeni bir ayrıcalık istemiyor.
Kendilerine tanınmış hakların korunmasını istiyor.

Bugün emeklilik aşamasına gelen engelli bireylerin önüne, yıllarca güvendikleri koşulların sonradan değiştirilmesi nedeniyle yeni engeller çıkarılması ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır.

Özellikle 7538 sayılı Kanun sonrasında engelli emekliliği konusunda dile getirilen hak kayıpları ve mağduriyetlerin engelli bireyler ve onları temsil eden kuruluşlarla birlikte yeniden değerlendirilmesini istiyoruz.

SGK sağlık kurullarında yapılan çalışma gücü kaybı değerlendirmeleri açık, adil, bilimsel, öngörülebilir ve denetlenebilir olmalıdır.

Bir insan yıllarca belirli kurallara güvenerek çalışmış ve primlerini ödemişse, emeklilik aşamasında karşısına tamamen farklı koşullar çıkarılmamalıdır.

Hukuki güvenlik ve haklı beklenti korunmalıdır.

Ayrıca hâlihazırda emekli olmuş engelli bireyler de unutulmamalıdır.

Çünkü;

Engellilik emekli olmakla sona ermez.

Engelli emeklilerin sağlık, bakım, ulaşım, rehabilitasyon, medikal malzeme, yardımcı cihaz ve günlük yaşam giderleri devam etmektedir.

Engelli emeklilerin aylıkları, engellilikten kaynaklanan ek yaşam maliyetleri de dikkate alınarak insan onuruna yaraşır yaşam koşullarını sağlayabilecek seviyede olmalıdır.

Bir kişinin emekli olması, engelliliğinin ve engellilikten kaynaklanan ihtiyaçlarının ortadan kalktığı anlamına gelmemelidir.

Engelli emeklilerin sosyal destek ve hizmetlere erişiminde yalnızca emekli olmaları nedeniyle otomatik hak kayıpları yaşanmamalıdır.

YENİ BİR HAK İSTEMİYORUZ.
HAKKIMIZI İSTİYORUZ.
KAZANILMIŞ VE KORUNMASI GEREKEN HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ.

BAKIM VERENLERİN EMEĞİ GÖRÜLMELİDİR

Engelli bireyin yaşam hakkını korumak kadar, ailesinin yıllarca süren bakım sorumluluğunda yalnız bırakılmaması da sosyal devletin sorumluluğudur.

Bir anne, baba, eş, kardeş veya başka bir yakının yıllarca, kimi zaman ömür boyu;

bakım veren,

refakatçi,

eğitim destekçisi,

kriz yöneticisi,

hastane ve kurumlar arasında koşturan kişi

olması beklenmektedir.

Yoğun bakım sorumluluğu nedeniyle çalışma hayatına katılamayan veya çalışma hayatından ayrılmak zorunda kalan insanlar yıllar sonra sosyal güvencesiz ve emeklilik hakkından yoksun bırakılmamalıdır.

Engelli yakınına yıllarca baktığı için çalışamayan bir insana:

“Prim günün yok, emekli olamazsın.”

denilmesini kabul etmiyoruz.

Çünkü;

BAKIM EMEKTİR.
EMEĞİN SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNDE KARŞILIĞI OLMALIDIR.

Uzun süreli bakım verenlerin bakım süreleri sosyal güvenlik sistemi içerisinde tanınmalı, uygun prim desteği devlet tarafından sağlanmalı ve bakım verenlerin emeklilik hakkına kavuşmaları güvence altına alınmalıdır.

AİLELERİN DE NEFES ALMAYA HAKKI VAR

Bir insanın yıllarca 7 gün 24 saat bakım sorumluluğunu tek başına üstlenmesi beklenemez.

Bakım veren ailelerin yalnızca maddi yardıma değil; bilgiye, eğitime, psikolojik desteğe, sosyal desteğe ve dinlenmeye de ihtiyacı vardır.

Türkiye genelinde ailelerin gerektiğinde birkaç saatlik veya kısa süreli güvenilir profesyonel destek alabilecekleri “Mola Bakım / Aileye Nefes Hizmetleri” oluşturulmalı ve yaygınlaştırılmalıdır.

Bakım verenlere ücretsiz ve uygulamalı;

bakım,
iletişim,
engelli hakları,
kriz yönetimi
eğitimleri verilmelidir.

Engelli bireylerin ve bakım verenlerin psikolojik ve psikososyal destek hizmetlerine ücretsiz ve erişilebilir şekilde ulaşması sağlanmalıdır.

Bakım verenin tükenmesini bekleyen değil, tükenmeden önce destekleyen bir sosyal hizmet sistemi istiyoruz.

EĞİTİM VE REHABİLİTASYON BİR HAKTIR

Engelli çocukların ve yetişkinlerin eğitim ve rehabilitasyon ihtiyacı standart sürelerle sınırlandırılamaz.

Her bireyin engeli, gelişimi ve destek ihtiyacı farklıdır.

Özel eğitim, rehabilitasyon, destek eğitimleri ve gerekli terapiler bireyin gerçek ve bireysel ihtiyacına göre planlanmalıdır.

Hiçbir çocuk engeli nedeniyle okuldan dışlanmamalıdır.

Kaynaştırma ve bütünleştirme eğitimi yalnızca mevzuatta bulunan kavramlardan ibaret kalmamalı; uygulamada gerekli destekler sağlanmalıdır.

İhtiyacı bulunan engelli öğrencilere eğitim süresince uygun profesyonel destek personeli sağlanmalıdır.

Okullar fiziksel, iletişimsel ve eğitimsel açıdan erişilebilir hale getirilmelidir.

Engelli öğrencilerin okul öncesinden üniversiteye kadar eğitimin her aşamasına eşit erişimi güvence altına alınmalıdır.

SAĞLIK HAKKI EKONOMİK GÜCE BAĞLI OLMAMALIDIR

Engelli bireylerin;

sağlık hizmetlerine,

tedavi ve rehabilitasyona,

terapiye,

ilaçlara,

medikal malzemelere,

ortez ve protezlere,

yardımcı cihazlara ve teknolojilere

ekonomik nedenlerle ulaşamaması kabul edilemez.

Kamu tarafından sağlanan desteklerde gerçek piyasa maliyetleri ve bireyin gerçek ihtiyacı dikkate alınmalıdır.

Engelli bireyin sağlığı, ailesinin ödeme gücüne bırakılmamalıdır.

ERİŞİLEBİLİRLİK SEÇENEK DEĞİL, HAKTIR

Bir engelli bireyin evinden çıkabilmesi dahi mücadeleye dönüşmemelidir.

Kaldırımlar, yollar, toplu taşıma araçları, kamu kurumları, hastaneler, okullar, üniversiteler, işyerleri, sosyal alanlar, konutlar ve dijital kamu hizmetleri herkes için erişilebilir olmalıdır.

Görme ve işitme engelli bireylerin bilgiye ve iletişime erişimi de erişilebilirliğin ayrılmaz bir parçasıdır.

Erişilebilirlik hükümlerinin yalnızca mevzuatta bulunması yeterli değildir.

Uygulanmalı, denetlenmeli ve ihlaller karşılıksız bırakılmamalıdır.

ENGELLİ BİREYLER ÇALIŞMA HAYATININ DIŞINDA BIRAKILMAMALIDIR

Çalışabilecek durumdaki engelli bireylerin eğitim ve istihdama erişiminin önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Kamuda ve özel sektörde engelli istihdamı artırılmalı, mevcut yükümlülüklerin uygulanması etkin biçimde denetlenmelidir.

İşyerlerinde gerekli makul düzenlemeler yapılmalıdır.

Engelli bireyler yalnızca belirli mesleklerle sınırlandırılmamalı; eğitimleri, yetenekleri ve tercihleri doğrultusunda çalışma hayatına katılabilmelidir.

Çalışamayacak durumda olan engelli bireylerin ise yaşamlarını sürdürebilmeleri ailelerinin maddi gücüne veya yardımına terk edilmemelidir.

“BİZ ÖLDÜKTEN SONRA ÇOCUĞUMUZA NE OLACAK?”

Binlerce anne ve babanın yıllardır sorduğu en ağır sorulardan biri budur.

“Ben öldükten sonra çocuğuma ne olacak?”

Bu sorunun cevabı yalnızca ailelerin omuzlarına bırakılamaz.

Engelli bireyin geleceği anne ve babasının ömrüne bağlı olmamalıdır.

Özellikle yüksek düzeyde desteğe ihtiyaç duyan her engelli birey için ailesi hayattayken kişiye özel bir “Bireysel Yaşam ve Gelecek Planı” hazırlanmalıdır.

Ailesi yaşlandığında veya hayatını kaybettiğinde engelli bireyin;

barınması,

bakımı,

sağlığı,

ekonomik güvencesi,

hukuki korunması,

sosyal yaşamı

ve mümkün olan en yüksek düzeyde kendi tercihleri doğrultusunda yaşayabilmesi önceden planlanmalıdır.

Ailesini kaybeden veya aile desteği bulunmayan engelli bireyler büyük, kapalı ve toplumdan izole kurumlara mahkûm edilmemelidir.

İnsan hakları temelinde, toplum içinde yaşamalarını sağlayacak destekli ve bağımsız yaşam modelleri geliştirilmelidir.

Engelli birey yalnızca bakım verilecek bir kişi değildir.

Kendi yaşamının öznesidir.

ŞİDDET, İHMAL VE İSTİSMARA KARŞI ETKİN KORUMA İSTİYORUZ

Engelli çocukların, kadınların ve kendisini ifade etmekte veya korumakta güçlük yaşayan bireylerin şiddet, ihmal, istismar ve sömürü karşısında korunması için özel mekanizmalar güçlendirilmelidir.

Koruyucu ve önleyici sistemler yalnızca olay gerçekleştikten sonra değil, olay gerçekleşmeden önce devreye girebilmelidir.

Engelli bireylerin kolluk, savcılık ve mahkeme süreçlerinde adalete erişimi kolaylaştırılmalıdır.

İfade vermeden yargılama süreçlerine kadar engelli bireyin ihtiyacına uygun uzman ve iletişim desteği sağlanmalıdır.

TOPLUMSAL YAŞAMA EŞİT KATILIM İSTİYORUZ

Engelli bireylerin yaşamı ev, hastane, rehabilitasyon merkezi ve kamu kurumları arasında geçmek zorunda değildir.

Engelli bireylerin;

kültüre,

sanata,

spora,

sosyal yaşama,

seyahate,

kamusal alanlara

ve toplum hayatının tamamına eşit biçimde katılabilmesi sağlanmalıdır.

Engelli bireyler toplumun dışında değil, toplumun eşit üyeleridir.

TALEPLERİMİZ

Bizler;

Engelli aylıklarının gerçek yaşam ve engellilik maliyetleri dikkate alınarak insan onuruna yaraşır yaşam sağlayabilecek düzeye yükseltilmesini,

Sosyal desteklerdeki hane gelirine dayalı kriterlerin adil biçimde yeniden düzenlenmesini; engelli bireyin kendi ekonomik durumu, gerçek ihtiyaçları ve engellilikten kaynaklanan ek giderlerinin dikkate alınmasını,

Evde bakım yardımının gelir kriterlerinin ve yararlanma koşullarının gerçek bakım maliyetleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmesini,

Engellilik nedeniyle çalışma hayatında dezavantaj yaşayan bireylerin emeklilik haklarının korunmasını,

Engelli bireylerin yıllarca mevcut mevzuata güvenerek oluşturdukları emeklilik beklentilerinin ve korunması gereken haklarının güvence altına alınmasını,

7538 sayılı Kanun sonrasında engelli emekliliğine ilişkin dile getirilen mağduriyet ve hak kayıplarının yeniden değerlendirilmesini ve oluşan mağduriyetlerin giderilmesini,

SGK sağlık kurullarındaki çalışma gücü kaybı değerlendirmelerinin açık, bilimsel, adil, öngörülebilir ve denetlenebilir hale getirilmesini,

Emeklilik hakkını bekleyen engelli bireylerin sonradan değişen kurallar nedeniyle mağdur edilmemesini,

Hâlihazırda emekli olan engelli bireylerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesini,

Engelli emeklilerin aylıklarında engellilikten kaynaklanan ek yaşam, sağlık ve bakım maliyetlerinin dikkate alınmasını,

Engelli emeklilerin yalnızca emekli oldukları gerekçesiyle engellilikten kaynaklanan sosyal destek ve hizmetlerde otomatik hak kaybına uğramamasını,

Engelli çocuğuna veya bakıma ihtiyaç duyan engelli yakınına uzun yıllar fiilen bakım verdiği için çalışma hayatına katılamayan bakım verenlerin bakım sürelerinin sosyal güvenlik sistemi tarafından tanınmasını,

Bakım verenlere uygun devlet prim desteği sağlanmasını ve emeklilik hakkına kavuşmalarını,

Uzun süreli bakım verenlerin ücretsiz bakım emeğinin sosyal güvenlik sistemi içerisinde karşılığının olmasını,

Türkiye genelinde güvenli ve erişilebilir Mola Bakım / Aileye Nefes Hizmetlerinin kurulmasını ve yaygınlaştırılmasını,

Bakım verenlere ücretsiz bakım, iletişim, engelli hakları ve kriz yönetimi eğitimleri verilmesini,

Engelli bireylerin ve bakım verenlerin ücretsiz psikolojik ve psikososyal destek hizmetlerine erişebilmesini,

Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin standart sürelerden ziyade bireyin gerçek ihtiyacına göre belirlenmesini ve artırılmasını,

Engelli çocukların eğitimden dışlanmasının önlenmesini,

Kaynaştırma ve bütünleştirme eğitimlerinin uygulamada gerçek anlamda hayata geçirilmesini,

İhtiyaç duyan engelli öğrencilere eğitim süresince gerekli profesyonel destek personelinin sağlanmasını,

Sağlık hizmetlerine, tedaviye, rehabilitasyona, terapiye, ilaçlara, medikal malzemelere, ortez-protezlere, yardımcı cihazlara ve teknolojilere erişimin güvence altına alınmasını,

Engelli bireylerin istihdam olanaklarının artırılmasını,

Kamuda ve özel sektörde engelli istihdamına ilişkin yükümlülüklerin etkin biçimde uygulanmasını ve denetlenmesini,

İşyerlerinde gerekli makul düzenlemelerin sağlanmasını,

Çalışamayacak durumda olan engelli bireylerin ekonomik güvencesinin ailelerinin maddi imkânlarına bırakılmamasını,

Fiziksel ve dijital erişilebilirlik yükümlülüklerinin eksiksiz uygulanmasını ve etkin biçimde denetlenmesini,

Engelli kadınların ve çocukların şiddet, ihmal, istismar ve sömürüye karşı korunmasına yönelik mekanizmaların güçlendirilmesini,

Engelli bireylerin adalete erişiminin kolaylaştırılmasını ve ihtiyaçlarına uygun uzman desteğinin sağlanmasını,

Yüksek düzeyde desteğe ihtiyaç duyan engelli bireyler için ailesi hayattayken kişiye özel Bireysel Yaşam ve Gelecek Planı hazırlanmasını,

Ailesini kaybeden veya aile desteği bulunmayan engelli bireyler için insan hakları temelli destekli ve bağımsız yaşam modellerinin ülke genelinde geliştirilmesini,

Engelli bireylerin kültür, sanat, spor ve toplumsal yaşama eşit katılımının sağlanmasını,

Engelli bireyleri doğrudan ilgilendiren kanunların, yönetmeliklerin ve sosyal politikaların hazırlanmasında engelli bireylerin ve onları temsil eden sivil toplum kuruluşlarının doğrudan ve etkin biçimde karar süreçlerine katılmasını

TALEP EDİYORUZ.

BİZİMSİZ, BİZİM İÇİN KARAR VERMEYİN!

Bu kampanya yalnızca bir engel grubunun kampanyası değildir.

Yalnızca ailelerin kampanyası değildir.

Yalnızca engelli emeklilerin kampanyası değildir.

Bir siyasi partinin, bir derneğin veya tek bir kişinin kampanyası da değildir.

BU ÇAĞRI HEPİMİZİN.

Engelli çocukların…

Engelli gençlerin…

Yetişkin ve yaşlı engelli bireylerin…

Çalışan engelli bireylerin…

İş arayan engelli bireylerin…

Çalışamayacak durumda olan engelli bireylerin…

Emeklilik hakkını bekleyen engelli bireylerin…

Engelli emeklilerin…

Yüksek düzeyde desteğe ihtiyaç duyan bireylerin…

Ve yıllarını, kimi zaman bütün hayatını sevdiklerinin bakımına veren ailelerin ve bakım verenlerin…

İhtiyaçlarımız aynı olmayabilir.

Tanılarımız aynı olmayabilir.

Yaşadığımız sorunların ağırlığı ve biçimi farklı olabilir.

Ama ortak bir talebimiz var:

EŞİT YURTTAŞLIK.

Türkiye’deki tüm engelli derneklerini, federasyonları, konfederasyonları, platformları, sivil toplum kuruluşlarını, engelli hakları savunucularını, akademisyenleri, hukukçuları, sağlık ve eğitim çalışanlarını, sendikaları, meslek örgütlerini, gazetecileri, sanatçıları, siyasetçileri ve bütün vatandaşlarımızı bu çağrının yanında olmaya davet ediyoruz.

Siyasi görüşümüz farklı olabilir.
Engel grubumuz farklı olabilir.
Sorunlarımız farklı olabilir.
Ama haklarımız ortaktır.

Engelli bireyler ve aileleri yalnızca 3 Aralık’ta veya belirli günlerde hatırlanmak istemiyor.

Biz yılın 365 günü buradayız.

Sorunlarımız da burada.

Haklarımız da burada.

Artık yalnızca dinlenmek değil, çözüm görmek istiyoruz.

Yardım değil;

HAKLARIMIZI İSTİYORUZ!

Bakım emektir.
Eğitim haktır.
Sağlık haktır.
Erişilebilirlik haktır.
Çalışmak haktır.
Sosyal güvence haktır.
Emeklilik haktır.
Kazanılmış hakkın korunması haktır.
Dinlenmek haktır.
Güvende olmak haktır.
Toplumsal yaşama katılmak haktır.
Geleceğini güvence altında bilmek haktır.
Bağımsız ve insan onuruna yaraşır bir yaşam HAKTIR.

Bugün atacağınız imza yalnızca bir internet kampanyasına atılmış bir imza değildir.

Engelli bireylerin, engelli emeklilerin ve bakım veren ailelerin eşit yurttaşlık mücadelesine verilen bir sestir.

change.org

Yaşadıkça

Engelliler Haber ve Bilgi Sitesi

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu