Engelli HaklarıHaberler

Kaldırımda Direk, Yolda Scooter: İzmir’de Her Adım Engel

Dokuz Eylül Gazetesi muhabiri İnci Ongun, engellilerin günlük yaşamda karşılaştıkları güçlükleri yerinde görmek ve seslerini duyurabilmek için görme engelli, bir çocuk babası Murat Budak’la İzmir sokaklarında gün boyu dolaştı. Budak, engelliler yıllardır sorunlarına çözüm üretilmemesine “Artık gözlerinizi kapatmayın, bizi yok saymayın” tepkisini verdi.

Ülkemizde engelli bireyler; fiziksel altyapı eksiklikleri, toplumsal önyargılar, eğitim ve iş bulma süreçlerinde karşılaştıkları engeller nedeniyle ulaşım, sosyalleşme ve ekonomik bağımsızlık başta olmak üzere günlük yaşamın pek çok alanında büyük zorluklar yaşıyor. Görme engelliler için ise bu zorluklar çoğu zaman evlerinin kapısından çıktıktan sonra attıkları ilk adımla başlıyor. Bozuk kaldırımlar, insan kalabalığı, rast gele bırakılan skoterlar, bisikletler, beton dubalar, sarı kılavuz çizgilerinin üzerine açılan tezgâhlar ile masa-sandalye işgalleri görme engelliler için günlük hayatı adeta bir engelli parkuruna dönüştürüyor. Üstelik sorun yalnızca yollarına çıkan fiziksel engellerle sınırlı değil. Kalabalık içinde dikkatsizce üzerlerine yürüyen insanların kendilerine çarpması, beyaz bastonlarının üzerine basarak eğilmesine ya da kırılmasına neden olması da geliyor.

21 YILDIR AYNI YOLDA

Doğuştan görme engelli olan Murat Budak, Çiğli Evka 5’te yaşıyor ve 21 yıldır Alsancak’taki işine aynı güzergâhı kullanarak gidip geliyor. Evli ve 16 yaşında bir kız çocuğu babası olan Budak’ın eşi de aynı rahatsızlık nedeniyle görme engelli. Çocukluk yıllarında görme yetisinin daha iyi olduğunu, ancak zaman içerisinde giderek azalarak yaklaşık 10 yıl önce tamamen kaybolduğunu anlatan Budak, “Halk arasında ‘tavukkarası’ diye bilinen, görmenin giderek gerilediği bir rahatsızlığım var. Çocukken daha iyiydim, bisiklet sürebilecek seviyedeydim. Ancak ilerleyen yaşlarda görmem giderek azaldı ve bundan yaklaşık 10 yıl önce tamamen kaybettim” dedi. Devlet Demiryolları’nda santral memuru olarak çalışan Budak, “Çiğli Evka 5 bölgesinde oturuyorum. Alsancak’ta çalışıyorum ve 21 yıldır her gün bu yolları kullanıyorum. Dolayısıyla buralara alışkınım. Zaten alışkın olmasam bu trafikte hiçbir şekilde yürüyemem” diye konuştu.

HER ADIMDA BİR ENGEL

Her gün işe gidip gelirken önüne çıkan engelleri 21 yıldır kendi geliştirdiği yöntemlerle aşmaya çalıştığını belirten Budak, kentte görme engellilerin güvenli ve bağımsız hareket edebileceği kesintisiz bir sistem bulunmadığını söyledi: “Yürürken düzgün ve kesintisiz bir engelli yolu olmadığı için hiçbir şekilde destek alamadan ilerlemeye çalışıyorum. Her yer direk, çukur, kalabalık… Kaldırımlarda ağaçlar, beton direkler, skuterlar, elektrikli bisikletler var. Bunların hepsi bizim için ciddi tehlike oluşturuyor. Özellikle diz boyundaki beton direkler fark edemediğimiz zaman sakatlanmamıza bile yol açabiliyor. Kaldırımlar ağaç ve direklerle dolu olduğu için bazen yoldan yürümek zorunda kalıyorum. Bu da ayrı bir tehlike” dedi.

Sarı kılavuz çizgilerin görme engellilerin bağımsız hareket edebilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Budak, şöyle devam etti: “Çizgi bir yerde başlıyor, biraz ilerliyorsunuz, birden bitiyor, başka bir yerde yana kayıyor. Bazen çizginin üzerinde bir engel çıkıyor. Çizgi bittiği yerde kalıyorum. Sağa mı gideceğim, sola mı gideceğim bilemiyorum. Bir keresinde burada çizgi bittiği için sola gitmem gerekirken sağa gitmişim. Bir süre yürüdükten sonra yanlış yöne gittiğimi fark ettim. Çünkü beni yönlendirecek hiçbir şey yok. Bu çizginin kesintisiz devam etmesi gerekiyor. Ama etmiyor” dedi.

Kaynak: Dokuz Eylül Gazetesi

Yaşadıkça

Engelliler Haber ve Bilgi Sitesi

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu