
Saadet Partisi, Engelli Çalıştayı Raporunu Yayımladı
Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı, engelli bireylerin Türkiye’de karşı karşıya kaldığı yapısal sorunları ve çözüm önerilerini içeren kapsamlı analiz raporunu kamuoyuyla paylaştı. “Engelleri Kaldırmak, Eşit Yurttaşlık İçin” başlığıyla yayımlanan raporda; erişilebilirlikten eğitime, istihdamdan sağlık hizmetlerine, afet süreçlerinden siyasette temsile kadar birçok başlıkta yaşanan sorunlar detaylı şekilde ele alındı.
Saadet Partisi Genel Merkezi’nde 8 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen “Engellilerin Güncel Sorunları ve Çözüm Önerileri” çalıştayının çıktılarından hazırlanan raporda, engelli sivil toplum kuruluşları temsilcileri, uzmanlar, aileler ve farklı engel gruplarından bireylerin görüşlerine yer verildi.
“SORUN FİZİKSEL ENGELLERDEN DAHA BÜYÜK”
Raporda, engelli bireylerin yaşadığı temel problemin yalnızca fiziksel engeller olmadığına dikkat çekilerek, asıl sorunun karar alma mekanizmalarından dışlanmaları olduğu vurgulandı. Çalıştay boyunca en güçlü ortak mesajın “Bizsiz asla” ilkesi olduğu belirtilirken, engelli bireylerin kendileriyle ilgili tüm süreçlerde doğrudan söz sahibi olması gerektiği ifade edildi.
Çalıştay katılımcıları, engellilik meselesinin yardım ve merhamet eksenli değil; hak, adalet, eşit yurttaşlık ve tam katılım anlayışıyla ele alınması gerektiğinin altını çizdi.
ERİŞİLEBİLİRLİKTE BÜYÜK EKSİKLİKLER
Raporda, kamu binaları, kaldırımlar, toplu ulaşım sistemleri ve dijital platformlardaki erişilebilirlik eksikliklerinin hâlâ temel sorunlardan biri olduğu kaydedildi. Özellikle sesli yönlendirme sistemlerinin yetersizliği, Braille eksiklikleri, hissedilebilir yüzey sorunları, ekran okuyucularla uyumsuz internet siteleri ve işaret dili desteğinin bulunmaması öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Katılımcılar erişilebilirliğin teknik bir ayrıntı değil, insan onuru ve eşit yurttaşlık meselesi olduğuna dikkat çekti.
EĞİTİM VE İSTİHDAMDA EŞİTSİZLİK VURGUSU
Hazırlanan raporda kaynaştırma eğitiminin uygulamada ciddi sorunlar barındırdığı belirtilirken, öğretmenlerin yeterli hazırlığa sahip olmaması, destek personeli eksikliği ve erişilebilir eğitim materyallerinin yetersizliği eleştirildi. İşitme engelli bireyler açısından işaret dili bilen öğretmen ve tercüman eksikliğinin eğitim süreçlerini doğrudan olumsuz etkilediği ifade edildi. İstihdam başlığında ise kamu ve özel sektörde uygulanan engelli kotasının yetersiz kaldığı belirtilirken, ayrımcı işe alım süreçleri ve engelli bireylerin üst düzey görevlerde neredeyse hiç yer almaması dikkat çekilen konular arasında yer aldı.
AFET SÜREÇLERİNDE “GÖRÜNMEZ” KALDILAR
Deprem ve afet süreçlerinde engelli bireylerin en kırılgan gruplardan biri olduğu vurgulanan raporda. Tahliye planlarının yetersizliği, konteyner kentlerdeki erişim sorunları ve acil durum yönetimlerinde engelli bireylerin ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi eleştirildi. Afet politikalarının engelli bireylerin ihtiyaçlarına göre yeniden planlanması gerektiği belirtilirken, kriz yönetiminde kapsayıcı yaklaşım çağrısı yapıldı.
“YILDA İKİ GÜN HATIRLANMAK İSTEMİYORUZ”
Çalıştayda, toplumun engellilere yönelik yaklaşımının hâlâ “acıma” ve “yardım” eksenli olduğu eleştirildi. Katılımcılar, Engelliler Haftası ve benzeri dönemlerde yapılan sembolik etkinliklerin yeterli olmadığını ifade ederek, duygusal söylemler yerine somut ve uygulanabilir politikalar talep etti. Raporda ayrıca Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin etkin uygulanması ve ulusal mevzuatın bu çerçevede yeniden düzenlenmesi gerektiği kaydedildi.
SİNAN TEKİN: “ENGELLİ POLİTİKALARI SOSYAL YARDIM BAŞLIĞINA SIKIŞTIRILAMAZ”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, engelli bireylerin yıllardır çözüm bekleyen temel hak sorunlarıyla karşı karşıya bırakıldığını belirtti. Tekin, “Engelli vatandaşlarımızın yaşadığı sorunlar yalnızca sosyal yardım başlığı altında değerlendirilemez. Bu mesele; insan hakları, adalet, erişilebilirlik ve eşit yurttaşlık meselesidir. Çalıştay boyunca çok açık şekilde gördük ki engelli bireyler yardım değil, karar mekanizmalarında doğrudan yer almak ve hayatın her alanında eşit şartlarda yaşamak istiyor. Saadet Partisi olarak erişilebilir, kapsayıcı ve hak temelli politikaların hayata geçirilmesi için bu sürecin takipçisi olacağız.” ifadelerini kullandı.
“HAK TEMELLİ VE KATILIMCI POLİTİKALARA İHTİYAÇ VAR”
Raporda; engelli bireylerin siyasette ve kamu yönetiminde daha güçlü temsil edilmesi, erişilebilirlik standartlarının eksiksiz uygulanması, işaret dili ve iletişim erişilebilirliğinin yaygınlaştırılması, bakım veren ailelerin desteklenmesi ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından yayımlanan değerlendirmede, engelli bireylerin toplumun edilgen değil, eşit ve aktif bireyleri olduğu vurgulanarak, hak temelli ve katılımcı sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Saadet Partisi Tarafından Hazırlanan Engelli Çalıştay’ı Raporu
KISA ÖZET
8 Mayıs 2026 tarihinde Saadet Partisi Genel Merkezi’nde, Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın katılımıyla “Engellilerin Güncel Sorunları ve Çözüm Önerileri” başlıklı çalıştay gerçekleştirilmiştir. Çalıştaya engelli sivil toplum kuruluşları temsilcileri, engelli bireyler, aileler, uzmanlar ve farklı engel gruplarından katılımcılar iştirak etmiştir.
Çalıştayda engelli bireylerin karşılaştığı temel sorunlar; erişilebilirlik eksiklikleri, eğitimde fırsat eşitsizliği, istihdam sorunları, sağlık ve bakım hizmetlerine erişim güçlükleri, afet süreçlerinde yaşanan mağduriyetler, işaret dili ve iletişim erişilebilirliği eksiklikleri ile siyasette ve karar alma mekanizmalarında temsil yetersizliği başlıklarında ele alınmıştır.
Katılımcılar, engellilik meselesinin yardım veya merhamet eksenli değil; hak, adalet, eşit yurttaşlık ve tam katılım anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Çalıştay boyunca en güçlü ortak vurgu “Bizsiz asla” ilkesi olmuş; engelli bireylerin kendileriyle ilgili karar süreçlerinde doğrudan yer alması gerektiği ifade edilmiştir.
Özellikle kamu binaları, şehir altyapısı ve dijital platformlardaki erişilebilirlik eksiklikleri, kaynaştırma eğitimindeki uygulama sorunları, işaret dili bilen personel yetersizliği, engelli istihdamındaki kota ve ayrımcılık problemleri ile sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği öne çıkan başlıklar arasında yer almıştır.
Çalıştay sonucunda;
• Engelli bireylerin siyasette ve kamu yönetiminde daha güçlü temsil edilmesi,
• Erişilebilirlik standartlarının eksiksiz uygulanması,
• Eğitim ve istihdam politikalarının yeniden düzenlenmesi,
• İşaret dili ve iletişim erişilebilirliğinin yaygınlaştırılması,
• Bakım veren ailelerin desteklenmesi,
• Afet politikalarının engelli bireyleri kapsayacak şekilde yeniden planlanması gerektiği yönünde ortak görüş oluşmuştur.
Çalıştay, engelli bireylerin yalnızca sosyal yardım politikalarının konusu değil; toplumun eşit ve aktif bireyleri olarak yaşamın her alanında yer alması gerektiğini güçlü şekilde ortaya koymuştur.
EŞİT YURTTAŞLIK İÇİN ENGELLERİ KALDIRMA
1. GİRİŞ
Bu rapor, engelli bireylerin güncel sorunlarının doğrudan ilgili paydaşlar tarafından dile getirildiği çalıştay oturumlarının analiz edilmesiyle hazırlanmıştır. Çalıştayda engelli sivil toplum kuruluşları yöneticileri, aktivistler, eğitimciler, kamu çalışanları ve farklı engel gruplarından bireyler söz alarak yaşanan yapısal sorunları, çözüm önerilerini ve beklentilerini paylaşmıştır.
Toplantının genel yaklaşımı, engellilik meselesinin bir “yardım” veya “merhamet” konusu değil; temel insan hakları, eşit yurttaşlık, erişilebilirlik ve temsil meselesi olduğu yönündedir.
Çalıştay boyunca öne çıkan en güçlü ortak vurgu:
“Bizsiz asla.”
ifadesi olmuştur.
Katılımcılar, engelliler hakkında karar alınırken engellilerin karar mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğini, sorunların yıllardır konuşulmasına rağmen uygulama aşamasında ciddi eksiklikler bulunduğunu belirtmiştir.
2. ÇALIŞTAYIN TEMEL TEMALARI
Çalıştay konuşmaları incelendiğinde aşağıdaki temel başlıklar öne çıkmaktadır:
1. Temsil ve karar alma süreçlerine katılım
2. Erişilebilirlik sorunları
3. Eğitimde eşitsizlikler
4. İstihdam ve ekonomik haklar
5. Sağlık ve bakım hizmetleri
6. İşaret dili ve iletişim erişilebilirliği
7. Toplumsal bakış açısı ve ayrımcılık
8. Mevzuat ve uygulama eksiklikleri
9. Afet ve kriz süreçlerinde engelliler 10. Hak temelli sosyal devlet anlayışı
3. TEMSİL VE KARAR ALMA SÜREÇLERİ
3.1. Temsil Eksikliği
Katılımcıların en yoğun eleştirdiği başlıklardan biri, engelli bireylerin siyasette, bürokraside ve kamu yönetiminde yeterince temsil edilmemesidir.
Dile getirilen başlıca görüşler: Engelliler hakkında kararlar alınırken masada engelli bireyler bulunmamaktadır. Mecliste engelli milletvekili sayısı son derece düşüktür. Yerel yönetimlerde ve siyasi partilerin yönetim kademelerinde engelli temsil oranı yok denecek kadar azdır. Engelli bireyler çoğunlukla “danışılan” konumda kalmakta, karar verici olamamaktadır. Katılımcılar özellikle şu talebi öne çıkarmıştır: Engelliler sadece yardım politikalarının konusu değil, yönetim süreçlerinin doğrudan parçası olmalıdır.
3.2. “Bizim Adımıza Başkaları Konuşuyor” Eleştirisi
Çok sayıda konuşmacı, engellilik politikalarının engelliler olmadan şekillendirildiğini ifade etmiştir. Bu durumun sonucu olarak: Yanlış uygulamalar ortaya çıkmakta, gerçek ihtiyaçlar görülmemekte ve sorunlar yüzeysel çözümlerle geçiştirilmektedir.
4. ERİŞİLEBİLİRLİK SORUNLARI
4.1. Fiziksel Erişilebilirlik
Katılımcılar erişilebilirliğin hâlâ Türkiye’nin temel problemlerinden belirtmiştir.
Örnekler:
Rampaların yetersizliği, rampa yönlendirmelerinin olmaması, kaygan/parlak zeminler, dokunmatik ama sesli olmayan asansörler, Braille eksikliği, hissedilebilir yüzey eksiklikleri, uygun olmayan kaldırımlar ve kamu binalarında erişim engelleri önemli problemler olarak dile getirilmiştir.
Bir katılımcı, kaygan zeminde düşmesi sonucu omzunun ciddi şekilde zarar gördüğünü ve günlük yaşam becerilerinin etkilendiğini anlatmıştır.
4.2. Dijital Erişilebilirlik
Dijital erişilebilirliğin de büyük ölçüde ihmal edildiği ifade edilmiştir.
Özellikle:
Sosyal medya görsellerinde betimleme eksikliği, videolarda işaret dili tercümesi olmaması, internet sitelerinin ekran okuyucularla uyumsuzluğu ve davetiyelerin erişilebilir formatta hazırlanmaması önemli sorunlar arasında sayılmıştır.
4.3. Erişilebilirliğin İnsan Hakları Boyutu
Katılımcılar erişilebilirliği teknik bir detay değil, insan onuru ve eşit yurttaşlık meselesi olarak değerlendirmiştir.
5. EĞİTİM ALANINDA YAŞANAN SORUNLAR
5.1. Kaynaştırma Eğitimi Problemleri
Kaynaştırma eğitiminin uygulamada başarısız olduğu yönünde yoğun eleştiriler yapılmıştır.
Belirtilen sorunlar: Kalabalık sınıflar, öğretmenlerin yeterli hazırlığa sahip olmaması, engelli öğrencilerin yalnızlaşması, eğitim materyallerinin erişilebilir olmaması ve okullarda yeterli destek personeli bulunmaması temel problemler olarak sıralanmıştır.
5.2. İşitme Engelliler Açısından Eğitim
İşitme engelli katılımcılar özellikle şu sorunlara dikkat çekmiştir:
İşaret dili bilen öğretmen eksikliği, işaret dili tercümanı yetersizliği, sağır kültürünün bilinmemesi ve sağır çocukların dil gelişiminin desteklenememesi önemli sorunlar arasında gösterilmiştir.
Bir katılımcı:
“Çocuk yazıyı bilmiyor, öğretmen işaret dili bilmiyor; böyle bir sistemde eğitim mümkün olmuyor.” şeklinde durumu özetlemiştir.
5.3. Farkındalık Eğitimi
İlkokuldan itibaren işaret dili ve engellilik farkındalığı eğitimlerinin verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
6. İSTİHDAM VE EKONOMİK HAKLAR
6.1. Kota Sorunu
Kamu ve özel sektörde uygulanan %3 engelli kotası ciddi biçimde eleştirilmiştir.
Katılımcılar: Oranın yetersiz olduğu, çoğu kurumun kotayı bile doldurmadığı, engelli çalışanların nitelikli pozisyonlara gelemediği ve üst yönetimlerde temsilin neredeyse sıfır olduğu ifade edilmiştir.
6.2. Ayrımcılık
İşverenlerin engelli bireyleri işe alırken ayrımcı davrandığı belirtilmiştir.
Örnekler: “Gözü görsün, ayağı tutsun” yaklaşımı, sadece formalite gereği işe alım yapılması, engelli bireyin aktif çalışmasının istenmemesi ve kronik hastalık sahibi bireylerin görünmez engellilik nedeniyle dışlanması ayrımcılık örnekleri olarak aktarılmıştır.
6.3. Çalışmanın Sosyal Boyutu
Katılımcılar çalışmanın yalnızca gelir değil; sosyalleşme, üretkenlik, özgüven ve insan onuru meselesi olduğunu vurgulamıştır.
6.4. Gelir Destekleri
Çalıştayda: Engelli aylıkları, bakım destekleri, aile destekleri, asgari yaşam güvencesi ve ÖTV/ KDV muafiyetleri konularında iyileştirme talepleri dile getirilmiştir.
7. SAĞLIK, BAKIM VE SOSYAL DESTEKLER
7.1. Rapor ve Bürokrasi Sorunları
Katılımcılar engelli rapor süreçlerinin yorucu ve kırıcı olduğunu ifade etmiştir.
Özellikle:
Yeniden rapor istenmesi, engelliliğin sürekli yeniden ispat edilmesi, farklı kurumların farklı uygulamaları ve sağlık hizmetlerine erişim sorunları ön plana çıkmıştır.
7.2. Bakım Veren Aileler
Engelli bireylerin ailelerinin yaşadığı ekonomik ve psikolojik yük de önemli bir başlık olmuştur.
Katılımcılar: Bakım veren yakınların desteklenmesi, sosyal güvence sağlanması ve bakım yükünün paylaşılması talepleri öne çıkmıştır.
8. AFETLER VE KRİZ DURUMLARI
Deprem deneyimi yaşayan katılımcılar afet süreçlerinde engellilerin en kırılgan gruplardan biri olduğunu vurgulamıştır.
Belirtilen sorunlar: Tahliye problemleri, acil durum planlarının yetersizliği, konteyner kentlerin erişilemez oluşu ve engelli bireylerin afet planlarında görünmez kalması önemli sorunlar arasında belirtilmiştir.
Katılımcılar afet yönetim politikalarının engelli bireyler düşünülerek yeniden tasarlanmasını istemiştir.
9. TOPLUMSAL BAKIŞ AÇISI VE AYRIMCILIK
9.1. Merhamet Temelli Yaklaşım Eleştirisi
Çalıştayın en önemli ortak eleştirilerinden biri toplumun engellilere hâlâ:
acıma, yardım, merhamet ve kahramanlaştırma üzerinden yaklaşması olmuştur.
Katılımcılar bunun yerine: hak temelli yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
9.2. “Yılda İki Gün Hatırlanmak” Eleştirisi
Özellikle 10–16 Mayıs Engelliler Haftası ve 3 Aralık etkinliklerinin sembolik kaldığı ifade edilmiştir.
Katılımcılar:
Temsili askerlik, gösteri ve etkinlikler ile duygusal söylemler yerine somut politika talep edilmektedir.
9.3. Dil ve Kavram Tartışması
“Özürlü”, “engelli”, “özel gereksinimli” gibi kavramların yıllar içinde değiştiği ancak asıl sorunun kavramlar değil, toplumsal yaklaşım olduğu ifade edilmiştir.
10. MEVZUAT VE TARİHSEL MÜCADELE
Bazı katılımcılar engelli hakları mücadelesinin tarihsel gelişimini ayrıntılı biçimde anlatmıştır.
Öne çıkan noktalar:
1970’lerden itibaren engellilerin hak mücadelesi verdiği, kota uygulamalarının mücadele sonucu ortaya çıktığı, hakların çoğunun örgütlü mücadeleyle kazanıldığı ancak zaman zaman geri alındığı veya budandığı ifade edilmiştir.
Birleşmiş Sözleşmesi’nin Milletler Engelli uygulanması Hakları ve ulusal mevzuatın bu sözleşmeyle uyumlaştırılması gerektiği özellikle vurgulanmıştır.
11. ÇALIŞTAYDA DİLE GETİRİLEN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Çalıştay kapsamında temsil, erişilebilirlik, eğitim, istihdam, sosyal destek ve afet politikaları başlıklarında çeşitli çözüm önerileri geliştirilmiştir. Mecliste engelli temsil oranının artırılması, siyasi partilerde ve yerel yönetimlerde engelli bireylerin daha fazla yer alması gerektiği belirtilmiştir. Kamu binalarının tam erişilebilir hale getirilmesi, dijital erişilebilirlik standartlarının zorunlu olması, işaret dili ve Braille kullanımının yaygınlaştırılması önerilmiştir. Eğitim alanında işaret dili eğitiminin yaygınlaştırılması, kaynaştırma modelinin yeniden düzenlenmesi ve destek personeli istihdamı talepleri öne çıkmıştır. İstihdam alanında kota sisteminin etkin denetlenmesi, üst düzey kamu görevlerinde engelli istihdamının artırılması ve ayrımcılığa karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Sosyal destekler kapsamında bakım veren ailelere sosyal güvence sağlanması, engelli gelir desteklerinin artırılması ve bu desteklerin tasarruf politikalarının dışında tutulması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca afet yönetim politikalarının engelli bireylerin ihtiyaçlarına göre yeniden tasarlanması gerektiği belirtilmiştir.
12. GENEL DEĞERLENDİRME
Çalıştay genel olarak değerlendirildiğinde şu sonuçlar ortaya çıkmaktadır:
1. Engelli bireylerin temel sorunu yalnızca fiziksel engeller değildir.
2. Asıl sorun karar alma süreçlerinden dışlanmalarıdır.
3. Sorunların bilinmektedir. büyük bölümü yıllardır
4. Mevcut problem bilgi eksikliğinden çok uygulama eksikliğidir.
5. Hak temelli yaklaşım hâlâ tam anlamıyla yerleşmemiştir.
6. Toplumsal farkındalık kadar siyasi irade de kritik önemdedir.
7. Engelli bireyler yardım değil eşit yurttaşlık istemektedir.
Çalıştay boyunca katılımcılar, artık sorunların tekrar tekrar konuşulmasından ziyade uygulanabilir politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
13. SONUÇ
Bu çalıştay, engelli bireylerin yalnızca sosyal yardım politikalarının konusu olmadığını; eğitimden istihdama, siyasetten şehir planlamasına kadar yaşamın her alanında eşit katılım talep ettiğini açık biçimde ortaya koymuştur.
Katılımcıların ortak mesajı şu şekilde özetlenebilir:
“Biz eşit yurttaş olarak yaşamak istiyoruz.”
Bu nedenle engellilik politikalarının;
• hak temelli,
• katılımcı,
• erişilebilir,
• sürdürülebilir,
• temsil odaklı bir anlayışla
yeniden ele alınması gerekmektedir.
Çalıştay, engelli bireylerin karar süreçlerinin asli aktörü haline getirilmesi gerektiğini güçlü biçimde ortaya koymuştur.
tv5.com.tr



