
Saba Deniz Uzun, Engelli Oğluyla Restoranda Yaşadığı Sosyal Dışlanmayı Anlattı
Saba Deniz Uzun, “Bir Dem Yolculuk” programında Demir Atilla’ya anlattığı sosyal mobbing deneyimiyle gündeme geldi. Uzun, serebral palsili oğlu Çağatay, eşi ve kızıyla birlikte gittikleri bir restoranda yaşadıkları olayı anlattı. Uzun’un aktardığına göre, başka bir müşterinin müdahalesi ve ardından garson aracılığıyla kendilerine mekândan ayrılmalarının istenmesi, aile için son derece incitici bir ana dönüştü.
Uzun, “Bir Dem Yolculuk” programında Demir Atilla ile gerçekleştirdiği söyleşide ise bu kez ailesiyle birlikte yaşadığı sosyal dışlanma deneyimlerinden birini anlattı.
Demir Atilla ise özel gereksinimli kardeşi Ceyda ile kendi sosyal hayatına ilişkin deneyimlerini paylaştı.
Programda, özel gereksinimli bireylerin yalnızca eğitim, sağlık ve bakım ihtiyaçları değil, restoran, kafe, seyahat ve diğer sosyal alanlarda toplumun eşit bir parçası olarak var olabilmeleri konusu ele alındı.
Programın diğer önemli başlığı ise Demir Atilla’nın özel gereksinimli Ceyda ile sosyal hayatına ilişkin deneyimleriydi. Atilla’nın kendi yaşamından verdiği örnekler, özel gereksinimli bireylerin sosyal çevre içinde var olmasının yalnızca bireyin değil, toplumun yaklaşımıyla da doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koydu.
İki farklı yaşam deneyiminin aynı programda buluşması, engellilik konusunda önemli bir noktaya dikkat çekti: Özel gereksinimli bireylerin toplumsal hayata katılımı bir ayrıcalık değil, yaşamın doğal bir parçası.
Restoranda “mekânı terk edin” talebi
Uzun’un programdaki anlatımına göre olay, eşi, kızı ve engelli oğlu Çağatay ile bir restoranda bulundukları sırada yaşandı.
Restorandaki başka bir müşteri aileden rahatsız olduğunu belirterek garson üzerinden kendilerine mekândan ayrılmaları yönünde bir mesaj iletilmesine neden oldu. Ailenin restoranı terk etmesinin istenmesi, Uzun için büyük bir kırılma anı oldu.
Yaşananların ardından gözyaşlarına hâkim olamayan Uzun’u, kızı sakinleştirmeye çalıştı.
Uzun’un anlattığına göre olayın ilerleyen bölümünde, aileden ayrılmalarını isteyen kişi yaşanan durum karşısında vicdan azabı duydu ve ağlamaya başladı. Böylece başlangıçta dışlayıcı bir tavırla başlayan olay, tarafların da duygusal olarak sarsıldığı bir ana dönüştü.
“Engelli bireylerin toplumdaki yeri” tartışmasını yeniden gündeme getirdi
Uzun’un anlattığı olay yalnızca bir restoran tartışması olarak değil, engelli bireylerin ve ailelerinin kamusal alanlarda karşılaşabildiği sosyal dışlanma sorununa ilişkin çarpıcı bir örnek olarak değerlendirilebilir.
Özellikle çocuklarıyla birlikte sosyal hayata katılmak isteyen ailelerin, çocuklarının engeli nedeniyle kendilerini toplumdan dışlanmış hissetmeleri, engellilik alanındaki en önemli sosyal sorunlardan biri.
Saba Deniz Uzun’un hayat hikâyesinin önemli bir bölümünü oğlu Çağatay’ın doğumundan sonra yaşadığı zorlu süreç oluşturuyor. Uzun’un kendi anlatımına göre Çağatay, doğum sırasında oksijensiz kalmasının ardından serebral palsi tanısı aldı. Uzun, yıllardır özel gereksinimli çocukların ve ailelerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekiyor; deneyimlerini kitapları ve çeşitli yayınlar aracılığıyla kamuoyuyla paylaşıyor.
Saba Deniz Uzun da yıllardır kendi deneyimlerinden hareketle bu konuya dikkat çekiyor. Oğlu Çağatay’ın doğumundan sonra yaşadığı süreci anlattığı “Mucizenin Doğumu” adlı kitabında, Çağatay’ın doğumundan sonraki yaşamlarını ve ailenin karşılaştığı zorlukları kaleme aldı. Kitap 2023 yılında Ceres Yayınları tarafından yayımlandı.
Yasadikca.com
Saba Deniz Uzun Youtube Kanalı



