
2022’de Kuzey Makedonya’da yaşananlar, “eğitim herkese eşit” klişesinin kâğıt üstünde kaldığı anlardan biriydi. Down sendromlu 11 yaşındaki Embla Ademi, sınıf arkadaşlarının bazı ebeveynleri tarafından hedef alındı. Gerekçe tanıdıktı, bahaneler ezber: “Diğer çocukların öğrenmesini engelliyor.” Sonuç? Embla’nın zorbalığa uğraması, sınıftan koparılması ve ayrı, ısıtılmamış bir odada eğitim almaya zorlanması. Yani ayrımcılığın soğuk yüzü hem mecazen hem kelimenin tam anlamıyla.
Bu tablo, ülkede büyük bir öfkeyi tetikledi. Çünkü mesele tek bir çocuk değildi; engelli çocukların eğitim sisteminde her gün duvara tosladığı görünmez bariyerlerdi. Önyargı, korku ve “bizden değil” refleksi… Hepsi bir sınıfa sığdı.
Tam bu noktada sembolik ama güçlü bir adım geldi. Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski, Embla’nın evini bizzat ziyaret etti. Sonra elini tuttu, birlikte okula yürüdüler. O an, protokol değil vicdan konuştu. Okul binasına yaklaşırken verilen mesaj netti: Kapsayıcı eğitim bir lütuf değil, yasal bir haktır. “Toplumsal önyargı” dedi Pendarovski; altını kalın kalın çizdi.
Cumhurbaşkanı, çocukları ayrımcılıktan korumanın kolektif bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Embla’nın hak ettiği yerin, akranlarının yanı olduğunu; desteklenmesi ve hoş karşılanması gerektiğini söyledi. Bu yürüyüş, bir çocuğun okula dönüşünden fazlasıydı. Topluma tutulmuş bir ayna, eğitime bırakılmış bir nottu.
Sosyal medya hesaplarımız:
İnstagram sosyal medya hesabı için tıklayın
Linkedln sosyal medya hesabı için tıklayın
X sosyal medya hesabı için tıklayın
Facebook sosyal medya hesabı için tıklayın
Kaynak: Yasadikca.com



