Haberler

Mehmet Kasapoğlu, Engelliler Haftası Dolayısıyla Anadolu Ajansına Konuştu

TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, engelli bireylerin yaşadığı sorunlara kapsamlı çözüm bulmak için yoğun mesai harcadıklarını belirterek, “Cumhuriyet tarihinde engelli bireylerin sorunlarına ilişkin en detaylı ve kapsamlı çalışma yürüten araştırma komisyonu olarak görev yapıyoruz.” dedi.

Mehmet Kasapoğlu, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla Anadolu Ajansına (AA), engelli bireyler için daha erişilebilir ve kapsayıcı bir yaşamın oluşturulması amacıyla kurulan Komisyon’un çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Komisyon’un yalnızca belli başlı sorun başlıklarına değil, tüm engel gruplarını kapsayacak şekilde çok geniş bir çalışma alanına sahip olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, bu nedenle yürüttükleri çalışmaları sıradan bir parlamento faaliyeti olarak değil, tarihsel bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti.

Kasapoğlu, Komisyon’un tüm engel gruplarını kapsaması açısından önemli bir sorumluluk üstlendiğini vurguladı. Komisyon’un yalnızca Ankara’daki resmi toplantılarla sınırlı kalmadığını, vatandaşlarla, ailelerle, sivil toplum kuruluşlarıyla ve uzmanlarla birebir temas kurduklarını anlatan Kasapoğlu, hayatın sürekli değişen ve yeni ihtiyaçlar üreten dinamik bir yapıya sahip olduğunu, bu nedenle engelli bireylerin yaşadığı sorunların da sürekli güncellenen bir perspektifle ele alınması gerektiğini dile getirdi.

30 resmi komisyon toplantısı gerçekleşti

Kasapoğlu, bu konuda tüm ilgili taraflarla sıkı iletişim halinde olduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tüm engel gruplarını dinlemeyi, bu noktada bilgileri en güncel haliyle ortaya koymayı, değerlendirmeyi ve tabii ki toplumun bu süreçlerle ilgili hem sorumluluk sahibi kurumlarıyla, kuruluşlarıyla, sivil toplumuyla ve bireyleriyle iletişim kurmayı; bununla birlikte bu süreçlerin içindeki bireylerimiz ve bu konuda hakikaten önemli misyon taşıyan ailelerle iletişim halinde olmayı zorunlu kılıyor. Bu noktada bizler, Komisyonumuz üyeleriyle birlikte, en başından itibaren bu iletişimin çok stratejik ve derinlik gerektiren bir bilinçle yürütülmesi gerektiğini düşünerek hep birlikte bu inançla başladık. Bu kapsamda da hem parlamentomuz çatısı altında 30 resmi komisyon toplantısı gerçekleştirdik.”

Komisyon’un bizzat sahadan gelen bilgileri ve görüşleri temel aldığını anlatan Kasapoğlu, vatandaşlarla doğrudan temas kurmayı özellikle önemsediklerini söyledi.

“Bu iş Ankara’da parlamentonun duvarları arasında olmaz.” anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Kasapoğlu, engelli bireylerin yaşadığı sorunları yerinde görmek, ailelerle doğrudan temas kurmak ve sivil toplum kuruluşlarının önerilerini dinlemek amacıyla yoğun saha çalışmaları yürüttüklerini anlattı.

“Bizzat vatandaşımızın ayağına gideceğiz”

Kasapoğlu, tüm fikirlere açık olduklarının altını çizerek, “Gelen herkese kapımızı açtık. Halen vatandaşımız geliyor. Bu konuda fikri olan, düşüncesi olan, derdi olan herkesle görüşmeye devam ediyoruz. Lakin dedik ki elbette parlamentoda resmi toplantılarımızı yapacağız ve bununla birlikte de bizzat vatandaşımızın ayağına gideceğiz. Bizzat sivil toplumun ayağına gideceğiz. Bizzat dinleyeceğiz, bizzat konuşacağız, dertleşeceğiz. Çünkü bu Komisyon bir araştırma komisyonu. Bu Komisyon’un sorumluluğu fotoğrafı en net şekliyle ortaya koymak. En güncel haliyle ortaya koymak.” değerlendirmesini yaptı.

Kasapoğlu, Komisyon’un sahada çalışmalarına devam ettiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Hayat dinamik bir olgu. Hayatın bu dinamizminde her gün yeni bir şeylerle karşılaşıyorsunuz. Her gün yeni bir ihtiyaç ortaya çıkabiliyor. O yüzden Komisyonumuz bu noktada da dikkat çekti. Çünkü süresi bitti Komisyon’un. Lakin biz çalışmalara devam ettik. Bu çalışmalar kapsamında, üzücü olarak ifade ediyorum, bir milletvekili soru önergesiyle ‘Bu Komisyon’un çalışmaları bittiği halde nasıl çalışmaya devam eder’ şeklinde bir soru önergesini Meclis Başkanlığına sundu.”

Engelli bireylere ilişkin çalışmaların yalnızca resmi süreçlerle sınırlanamayacağını vurgulayan Kasapoğlu, bunun toplumsal bir sorumluluk olduğunu söyledi.

Komisyon’un siyaset üstü bir önem ve konumu olduğunun altını çizen Kasapoğlu, “Böylesine toplumsal açıdan hassas bir özellik taşıyan bir konuda elbette biz çalışmaya devam edeceğiz çünkü bu sadece Komisyon’un resmi süreçleri içerisinde bizlere yüklediği bir sorumluluk değil. Bu sorumluluk 86 milyon vatandaşın sorumluluğu. Sadece Komisyon üyesi olarak bizlerin sorumluluğu değil. Parlamento çıktısı altındaki milletvekillerinin sorumluluğu. Bu ülkede yaşayan her bir bireyin makamı, mevkisi, görevi ne olursa olsun sorumluluğu. Çünkü bu bir toplumsal konu, bu bir sosyal konu ve hassasiyet barındıran bir konu ve dolayısıyla Komisyon olarak bugüne kadar hem sivil toplum, hem kamu ve hem de bu konuda hakikaten bugüne kadar süreçleri bizzat yaşamış bireyler, aileleri ve duyarlılık sahibi herkes bu sürece çok ama çok ciddi katkılar sağladılar.” diye konuştu.

Kasapoğlu, yapılan tüm çalışmaların tüm paydaşlara iletilip çözüm odaklı bir sürece evriltmek istediklerini belirterek şöyle devam etti:

“Bizim bu anlamda resmi sorumluluklarla tabii ki bir limitimiz var, bir çerçevemiz var ama biz bunu bireyler olarak sorumluluk anlayışımız gereği bir vatandaş olarak, bir insan olarak, bir dünya vatandaşı olarak sadece sınırlarımız içerisinde değil engellilik konusu bizler için global manada hassasiyet taşıyan bir konu ve bu konuda bundan sonra hazırlayacağımız yol haritası ile birlikte inanıyorum ki yeni perspektifleri hem politika uygulayıcılarına ilgili icracı kurumlara ve tabii ki en başta yasa koyucu parlamentomuza sunacağız ve bununla birlikte de hem sivil toplumla hem bireylerimizle aileleriyle bu süreçlerde hassasiyet taşıyan tüm vatandaşlarımıza bu süreçleri yürütmeye, yönetmeye devam edeceğiz. Tekrar altını çiziyorum. Bu bir vicdan konusudur. Vicdani sorumluluktur herkes için. Ve resmiyetle, tarihle ve bu anlamda hakikaten siyasi polemik konusu asla görmedik ve siyasi polemik unsuru görmek isteyenlere de bu yolu açmayız. Onu da özellikle ifade ediyorum.”

“Erişilebilirlik bizim için en önemli konu”

Erişilebilirlik konusunda da açıklamalarda bulunan Kasapoğlu, “Fiziksel erişilebilirlik insanın ikametinden çalıştığı mekana, bindiği araçtan, gittiği lokantaya kadar, okula, hastaneye, spor tesislerine, statlara, bu anlamdaki kamu kurumlarına ve parklara, bahçelere nereyi düşünürseniz düşünün. Bu noktada erişilebilirlik bizler için en önemli konu ve bence gündemin en önemli maddesi. Çünkü erişilebilirliği hem fiziksel anlamda hem diğer manasıyla daha yüksek standartlara getirmek gerekiyor.” diye konuştu.

Kasapoğlu, engelli bireyler için erişilebilirliği hem fiziksel hem de dijital alanda çok iyi bir seviyeye getirmek için çalıştıklarının altını çizdi.

Sağlık raporlarıyla ilgili şikayetlerin de raporlandığını belirten Kasapoğlu, bu konuda da ciddi çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Türkiye 2005 sonrası süreç Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda çok ama çok hassas bir lider ve onun ortaya koyduğu vizyonla son çeyrek asırda engelli bireylere yönelik mevzuat noktasında, sosyal güvence noktasında atılan çok büyük adımlar var. Çok büyük reformlar var adeta devrim söz konusu. Lakin bunların bu manada uygulama noktasında az önce bahsetmiş olduğum konularda denetlenmesi noktasında birtakım eksikler görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Merkezi hükümetin kapsamlı çalışmalarına karşın yerel yönetimlerin üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini belirten Kasapoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şunu üzülerek ifade ediyorum. Merkezi hükümetin bu anlamdaki çabasına, vizyonuna yerel yönetimlerin bugün itibarıyla çok ama çok büyük bir boşluk bıraktığını görüyoruz. Çünkü yerel yönetim direkt bireye ulaşılabilecek bir misyona sahip. Vatandaş evinden çıktığında ne yapıyor? Kaldırıma basıyor. O kaldırımdaki standart yoldaki yürüme alanı sinyalizasyon, otobüsteki asansör, metrodaki merdiven, asansör, üst geçide erişim ve bununla birlikte diğer sosyal ihtiyaçlar, bireylerimizin rehabilitasyonuna yönelik çabalar, tabelalar, her şey ve bu çerçevede yerel yönetimlerin açıkçası çok ama çok eksiklerin olduğunu görüyoruz.”

Belediyelerin bütçeden engelli bireylerle ilgili daha fazla yatırım yapması gerektiğini belirten Kasapoğlu, “Görüyoruz bazen devasa bütçeler harcıyorlar. Konsere bütçe, PR’a bütçe, başka çalışmalara bütçe, engelli çalışmasına gelince şuraya bütçe lazım. Hayır. Bunu öncelik olarak göreceksiniz. Bu vizyon meselesi. Bir anlayış meselesi ve bu noktada da bu anlayışı ortaya koyacak irade meselesi. Uygun bir tabelayı, uygun bir rampayı, kaldırımdaki düzenlemeyi yapmak için ne bütçe ne de başka bir şeye gerek var. Sadece bunun için inanmak gerek. İnandığı doğrultuda da hassasiyetle yaklaşmak gerek.” değerlendirmesinde bulundu.

Kasapoğlu, engelli bireylerle ilgili eksikler konusunda gerekli ceza ve yaptırımların da artırılması için çalışmalar yapıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bununla ilgili belki birtakım müeyyide noktasında eksikler var. Onu da görüyoruz. O anlamda da hem İçişleri Bakanlığımızla da görüşme halindeyiz. Hem de raporumuzda bu anlamdaki yaptırımların artırılması noktasında önerileri ortaya koyacağız. Ama bunlar için denetim gerekiyor. Bir yer dizayn edilirken, bir proje çalışılırken temel mantığın toplumun tüm vatandaşları için erişilebilirliği olması gerekiyor.”

Kasapoğlu, spor ve sanat alanında engelli bireyler için çok daha fazla aktivite düzenlenmesi ve yeni alanlar oluşturulması gerektiğini söyledi.

Engelli bireyler için bu iki alanın da çok önemli olduğuna dikkati çeken Kasapoğlu, “Sporun ve sanatın iyileştiren yönü, dönüştüren yönü pek çok açıdan çok ama çok güçlü. Engelli bireylerimizin spora erişiminde elde ettiğimiz sonuçlar bu anlamda bize çok güçlü bir mesaj veriyor. Fırsat eşitliğini ortaya koyduğumuzda nelerin ortaya çıktığını paralimpik oyunlarda görüyoruz. Tokyo’da gördük, Paris’te gördük. Ampute takımımızın şampiyonluklarında gördük. Yeter ki fırsat verelim. Tabii bunlar sadece birer sportif başarı değil. Böyle algılarsak eksik algılamış oluruz. Bunlar sportif başarının çok çok ötesinde durumlar. O yüzden spor ve sanata erişim engelli bireylerimiz açısından çok kıymetli. Ülke olarak bunlarla ilgili çok büyük adımlar attık ve bunları büyüteceğiz.” ifadelerini kullandı.

Engelli çalışan kotasıyla ilgili çalışmalar

Engelli çalışan kotalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, “Gerek kamuda gerekse özel sektörde bu konuda mükemmel işler ortaya koyanlar var. Bu konuda katkısı olan hem özel hem kamu kurumlarıma teşekkür ediyorum. Bu konuda sağlam bir mevzuat altyapımız var. Maalesef bu konuda kağıt üzerinde kalan örnekler de var. Bunları görmezden gelemeyiz. Sadece kayıt ve maaş süreci. Bizim istediğimiz bu değil. Bizim istediğimiz bireyin, vatandaşın özelliklerine göre, liyakatine göre orada bir özne olarak var olması. İş yerinde bizzat üreten olarak, iş yerinde bizzat yöneten olarak hem kamuda hem özelde var olması. “diye konuştu.

Kasapoğlu, iş koçluğu ve destekli istihdam modellerinin güçlendirilmesi için bakanlıkların ve diğer kurum ve kuruluşların daha güçlü bir şekilde birlikte çalışması gerektiğine dikkati çekti.

Engelli bireylerin çalışmasındaki amacın sadece maaş olmadığının altını çizen Kasapoğlu, “Denetimi daha merkeze almamız lazım. Ve denetimin sonucu olarak da yaptırımı, müeyyideyi daha güçlü şekilde işletmemiz gerekli. Çünkü hayat bir bütün. Sağlığıyla, eğitimiyle, sosyal hayatıyla, iş hayatıyla amacımız bireyin özne olması, hayatın merkezinde yer alması, bağımsız bir şekilde var olabilmesi.” değerlendirmesinde bulundu.

Kasapoğlu, bu konuda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplumun ve yerel mekanizmaların ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti.

“Kapımız her zaman ailelere açık”

Kasapoğlu, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’na ilişkin de şu mesajı verdi:

“Aileler büyük bir özverinin sembolü ve onların endişesini, onların bu anlamda hakikaten yüklendiği sorumluluğu çok ama çok iyi anlıyoruz. Hem bireylerimiz hem aileleri kendilerini asla yalnız hissetmemeli. Biz devlet olarak, hükümet olarak onların yanındayız. Yanında olduk. Daha güçlü şekilde yanlarında olacağız. Onun için çalışıyoruz ve kapımız her zaman açık. Onların derdiyle dertlenmeye, onların dertlerine çözüm bulmaya ve bu yol haritasını birlikte geliştirmeye, büyütmeye kararlıyız.” diye konuştu.

“Raporumuz raflarda kalmayacak, yol haritası olacak”

Komisyon’un rapor sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, şöyle devam etti:

“Komisyon raporumuz raflarda duran bir rapor olsun istemiyoruz. O yüzden hassas çalışıyoruz. Sorumluluğumuzun farkındayız o yüzden ilmek ilmek işliyoruz raporumuzu. Akademisyenlerimiz de, uzmanlarımız da, arkadaşlarımız da yoğun bir çalışma var. Raporumuz raflarda kalmayacak, yol haritası olacak. . Aydınlatıcı bir unsur olsun ve bu noktada atılması gereken adımları, düzeltilmesi gereken sorunları ne yapsın? Rehber olarak en somut şekliyle ortaya koysun istiyoruz.”

Medyanın da bu konuda hassas bir şekilde çalışmaya devam etmesi gerektiğinin altını çizen Kasapoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Medyanın iletişim anlayışı bu süreçleri sadece bir zamana mahsus değil. Sürekli gündemde tutan bu anlamda bilinci artırıcı, bu anlamda sorumluluğu daima hissettirici bir yayın politikasını, Anadolu Ajansı zaten bu konuda hakikaten çok ama çok özel. Tüm medyadan da tüm iletişim kanallarından da bu noktadaki duyarlılık her daim olsun diye bir beklentimiz var.”

AA

Yaşadıkça

Engelliler Haber ve Bilgi Sitesi

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu